Aylık Arşiv: Şubat 2011

>Jane’in Son Fotoğrafları

>

2 Yorum

Kategorisi Jane

Petiniz İçin Tığ işi Minder

Kızıma Tığ işi Minder Ördüm.

 

Örmek  istiyorsanız kalın  makarna  yün  ve  en  kalın tığ alacaksınız.  Ben  evdeki  artmış  yünleri  kullandım. Ortadan beş  altı  zincirle  başlayıp,  üçlü  trabzanlarla,  düzgün  bir  yuvarlak  elde  etmek  için her  sırada aralarda artırarak öreceksiniz. Artırma  işini  kontrollü  yapın. Yani  godeli  ya  da  çukur  olmamalı. 11 sıra  sonra  artırmayı  bırakıp düz  örün. Bu  da  7  sıra  olacak. Kenarları içe  kıvırıp elyafla  doldurarak simit  şeklinde dikin.  İçine  neşeli  desenli  bir  kumaştan  fırfırlı  bir minder  de  dikmeyi  düşünüyorum  ama  uygun  renkli  kumaşım  yoktu  evde. Daha  sonra yapacağım.

16 Yorum

Kategorisi Ürettiklerimden, Crochet, Hobilerim, Uncategorized

Yaralı Sokak Köpeğimiz

Anımsayacaksınız;  15  gün önce  evimin  önünde  vicdansız  bir  sürücü çarpıp  kaçmıştı. Ön  ayağında  iki  kırık  ve vücudundaki ezilmelerle çaresizce ağlıyordu. Belediyenin Sokak Hayvanları Bakım  Merkezi’nde tedavi  yerine  zaman  kaybı  ve  acı  yaşatılmıştı. Bu  kötü  deneyimden  sonra  oradan  aldırıp  kendi  olanaklarımla  ve  komşumun  yardımı  ile  özel  bir  klinikte  tedavisini yaptırdım. Apartmanın boş  kapıcı  dairesinde kaçak  olarak  bakıyorum.  Apartmanda  hayvanları  sevmeyen  insanlar  var. Kısırlık  ameliyatı  ve  aşıları  da  yapıldı. Gitgide  iyileşiyor. Bir  sokak  hayvanının  bu  kadar  uyumlu  ve  eğitime  açık  olması beni  hayrete düşürüyor. Gösterdiğimiz  yere  tuvaletini  yapıyor,  pati  veriyor,  otur  deyince  oturuyor. Alçısı  çıkarıldıktan  sonra  ne  olacağı  beni  kara  kara  düşündürüyor.  Çünkü  bulunduğu  yerde  fazla  tutamam. Tutsam  bile  orada kapalı  kalması  insafsızlık  olur. Bahçeli   evi  olan hayvanseverlerden  yardım  istiyoruz. Eğer bu güzel  hayvanı  sahiplenirseniz  asla  pişman  olmazsınız.

10 Yorum

Kategorisi Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Yaşamdan, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

>Rüya Kent Antalya

>Antalya’da  bugün  hava sıcaklığı 22 derecenin üzerindeydi..Masmavi  bir  gökyüzü, tertemiz  bir  hava  ve canlı  bir  kent  yaşamı  vardı şehir merkezinde.

 Alışveriş yorgunluğunu Kale Kapısı’ndaki bu  vitamin barlarda  taptaze  meyve suları  içerek atabilirsiniz.

6 Yorum

Kategorisi Uncategorized

Tığ İşi Parmaksız Eldiven

 

13 Yorum

Kategorisi Ürettiklerimden, Crochet, Elişleri, Hobilerim, Uncategorized

Bugün Sokak Hayvanları İçin Kermesimiz Vardı(Antalya Haysev’in)

Onların  sokaklarda  verdiği  yaşam  kavgasına  birazcık  katkımız  olsun  istedik.
Bu  Jale

Sevgili Jale’ye   ve  emeği  geçen  tüm  hayvanseverlere  teşekkürler.

Ben  ve  Jale

Rahatsızlığım  nedeni  ile  aktif  olarak  çalışamasam  da katkıda  bulunmaya  çaba  gösterdim.

20 Yorum

Kategorisi Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sosyal Etkinlikler, Uncategorized, Yaşamdan, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

>Gülümseten Tasarımlar

>Tığ  işi  ve  örgüyü seviyorum  ya; şöyle  bir  göz  atayım  herkes  neler  yapmış dedim ve  bu  gülümseten tasarımları  gördüm.

Uçuk  kaçık  demeyin, üşenmemiş  örmüş  elin  kadını:)Süslemiş ötesini berisini.

Örneğin  yumurtalara kılıf  örmüş rengarenk.  Bizde sofraya  geldiği  an tüketildiğinden  gerek  var  mı bilemiyorum.


Paspas  örmüş  bir  de,  ne  bileyim, iyi  temizler  mi?

Aaaa,  bakın  bu  tam  benlik.  Kokoş ama cici  bir  şey. Sokakta  olmasa  da evde  giyerim,  sevdim  bunu:)

Perdeler süslenmesin  mi? Fena  da  olmamış  hani.

 Bir  de  bu  elmayı  neden  giydirdiğini  anlasam?

Abajuru  sevdim  aslında  ama ışığa  engel  olmaz  mı?

12 Yorum

Kategorisi Elişleri, Hobilerim, Uncategorized

Kitch Binalar

Her  meslek  alanının iyileri  ve  kötüleri  var. Ne  yazık  ki yaşam  alanlarımıza  damgasını  vuran ve  kültürümüzün   yansıması  olan mimaride de bu  böyle..  Mimar  var  sözde  mimarlar  var. Bir  diploma  edinilmiş bir  şekilde ama  yapılan  işlere  bakılınca çirkinlik  ve  kullanışsızlıktan  başka  bir  şey  olmadığı  görülüyor.

Adını  tarihe  dahi  mimar  olarak yazdırmış  bir  kişiden alan  üniversitenin  mimarlık  bölümünden  mezun  bir  kişi tanıyorum. Mezuniyet  tezini ,  parayı  bastırıp başkasına  hazırlattığını hiç  utanmadan  söyleyen  biri  bu.  Mesleğinde  ne  derece  başarılı  bilemiyorum.  Etrafımdaki  ucube  apartmanları  ve  kitch  binaları  gördükçe  hep  o  kişi  geliyor  aklıma.


Yaşadığım  yerde balkona  çıkınca, bulvarın  iki  yanına sıralanmış  yedi  katlı birbirinden  ucube,  kalitesiz  apartmanları  görünce içim  sızlıyor.  Denize  beş  dakika  yürüme  mesafesindeki  bu yerin  böylesine  görüntü  kirliliği  ile ziyan  edilmesini  aklım  almıyor. Bu  durumun  sorumlusu  sadece  mimarlar  değil  elbette. Çocukluğumda bahçeli  güzel  evlerin  olduğu  bu  yerler apartman yaptırıp  kazanç  sağlama  uğruna, en  fazla  daire  ve  dükkan  veren  müteahhitlere verildi.  Herkesin  tek  düşündüğü  olabildiğince  fazla  sayıda  daire  sahibi  olabilmekti. Ortaya  çıkacak  yapıların  estetiği,  sağlamlığı,  çevreye  uyumu  kimsenin  umurunda  değildi. Durum  böyle  olunca  inşaat  işlerinden  hiç  anlamayan  bazı  müteahhitler  türedi. Masraftan kısarak hem  toprak  sahiplerini  memnun  etme  hem  de  kendi  ceplerini  doldurma  yoluna  gittiler. Çizilen  planlar  da  fazla  daire  çıkarma  amaçlı  kullanışsız ve   uyduruk tasarımlardı.  Hatta  bazı  mimarların  kendi  çizimleri  olmadığı  halde,  ruhsat  için  projelere  imza  attıklarını, inşaatçı  olan  amcalarımdan  duymuştum. Dış  görünümler  ise içler  acısıydı. İçleri de öyle.. Bitişik  iki  blogda  alakasız  dizaynlar  ve  renkler,  apartman  önlerinde  farklı  malzemelerle  yapılmış  zemin  düzenlemeleri,  kot  farkları  vs durumu  daha  da  kötü  hale  getirdi.  Yeşil  alan  kavramı  hiç  önemsenmedi..Bahçeler  yok  edildi,  bahçelerde  yaşayan  kediler,  kuşlar  kaplumbağalar  yok  oldu.. Kısacası  geri  dönüşümü  neredeyse imkansız  pek  çok  hatalı  yapı  ile  doldurulmuş  bir yaşama  alanı  oluşturduk. İçinde yaşamak  zorunda  kaldık ve bırakıldık. Üstelik bir  de  yaşamsal  yönü  var  bu  ucube  binalarla  dolu  hayatın..Bir  deprem  durumunda  yaşanılan  facialar ortada…Yine  de  ders  almadık.
Bir  de  aklımın  almadığı  şu  ki, bir  kentin  kaderi  diyebileceğimiz  yapılaşma  ile  ilgili  kararları alan  ve  uygulamalara  onay  veren kurumların  nasıl  tüm  bu olumsuzluklara  göz  yumduğu. ..Kültürel  mirasımızın  mahvedilmesine  neden  olan  kişiler,  kurullar ve  onay  mercileri  ,  hepiniz  suçlusunuz…

Kentlerin, yerleşim  birimlerinin  bir  ruhu  olduğuna  inanıyorum. Özgün  mimarisi  olan   tertemiz  batı  kentlerine  imreniyorum. Yüzyıllarca  öncesi  oluşturulan  tarzlarını  klasik  bir  tablo  gibi  koruyabilen  kentler, kasabalar  var.  Bizde o  kadar  az  ve  yetersiz  ki..  Çok  sevdiğim  Antalya’nın Kaleiçi  semti  bile turizme  teslim  olup  özgünlüğünü  kaybetti.  Turizme  karşı  değilim  ama   o  özgün  Antalya  evlerinde  yaşayan görgülü  ve  kültürlü   insanlardan eser kalmadı. Yapılara  bir  takım   eften  püften  oturma  yerleri eklendi.  Yer  kazanmak için bahçelerdeki  portakal  turunç  ağaçları  kesildi. Bazı  güzelim  evler  harabeye  dönüştü  ve  yıkıldı.. Kaleiçi’nin  mimari  dokusu  değişti.  Sosyal  yapısı çoktan dönüşüm  geçirdi.. Her  yerde, turistlerin  peşine  düşen  çığırtkan  satıcılar  ve lokantalara,  barlara, dükkanlara  müşteri  çağıran  garsonlar  olması  sinirimi  bozuyor.

Özellikle  şehirler  arası otobüs  yolculuklarında  bir  yerleşim  yerine girerken  dikkar  kesilir,  heyecanla  izlerim  etrafımı. Mimari  bir  tarz,  özgün   ve estetik  açıdan hoş, çevre  ile  bütünleşmiş  yapılar  görebilecek  miyim  diye..Çoğu  kez  hayal  kırıklığı  yaşarım. Yine  de  bazı  köylerde  mimarlık  eğitimi  almamış,  yöresel  ustaların  yaptığı  harika  evlere  rastlamak  olası. Örneğin  Ege  kıyılarındaki  taş  evler.  Manavgat’ın  Köprülü  Kanyon  yöresindeki  dağ  köylerinde  de  gördüm  bu  evlerin  farklı  türlerini.  Kendi  iklim  koşullarına  akıllıca  uyarlamışlar.  Ne  var ki  yeni  yapılar  özenti ve kitch olmaktan  öte  gidememiş.
Bu  yazı  uzayıp  gider ..Estetik  yoksunu, kalitesiz  ve  kar  amaçlı  yapılaşmaya son  vermek  için  öncelikle  sektördeki  meslek  gruplarının  ve  denetim  birimlerinin  görevlerini  iyi  yapmaları  gerekir..

6 Yorum

Kategorisi Çevrecilik, Mimari, Uncategorized

Tığ İşi Zig Zag Battaniye

Sevgili Şehnazca, zig zag battaniyenin örülüşü aşağıda.

Yukarıdaki battaniye

Üçlü  ya  da ikili trabzanlarla  örebilirsiniz.Araya bazı  sıralarda sıkiğneler yaparak farklı  dokular  elde  edebilirsiniz.  (Örnegin renk  değişimlerinin arasına) Artırma ve eksiltme  tekniği  aynı.

6 Yorum

Kategorisi Crochet, Elişleri, Hobilerim, Uncategorized

Kozmetik Ürünlerini Hayvanlar Üzerinde Test Eden Firmalar

Şeytanın ‘’Yaz!’’ Dedikleri uzun  uzun  anlatmış.
Henüz  yeni  bir  blog  sayfası olduğundan  okuyucu kitlesi  yok.  Bu  yüzden  bu  çok  güzel  yazının okunmasını  istedim.

Konu  önemli,  anlatım  güzel..
Kozmetik  ürünlerini  hayvanlar  üzerinde  deneyen  firma  ve  kuruluşlar  açıklanıyor..Ve  hayvanların  nasıl  işkencelere  maruz  kaldığı.. Lütfen  okuyun  ve  karar  verin,  bu  hayvanlara  yazık  değil  mi?

9 Yorum

Kategorisi Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları