Komşumun kedisi ve çiçeklerim

Tanıştırayım; bu güzel hanımefendi evimize gelen ilk konuğumuz Mırmır Hanım. Daha taşınma telaşımız sürerken merdivenlerimize gelmiş, merakla bizi izliyordu:))

Bunlar da balkondaki ve bahçedeki çiçeklerimiz:


Not:Fotoğraflar Onur’dan. Henüz ben böyle güzel fotoğraflar çekemiyorum. Yakında bir fotoğrafçılık kursuna başlayacağım.

Yorum yapın

Kategorisi Bahçecilik, Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Yaşamdan

Ah bu insanlar!!

Bu anlatacağım olay belki sıradan ve basit gelebilir. Yine de çevremizde bize ilk bakışta sempatik gelen, pek çok insanın nasıl küçük çıkarlar peşinde olduğunu gösteren bir örnek. Bizzat yaşadım; paylaşıyorum…
Üç kişilik bir aile, anne, baba ve oğul.. Taşınma telaşım sırasında gördüm onları. Evimin karşısındaki siteye ait spor alanının bakımını yapıyorlardı. Potaları ve tenis kortunun çevresindeki telleri boyuyorlardı. Hatırı sayılır bir sıcak var o günlerde.. Özellikle 40’lı yaşlardaki kadın çok sempatik geldi bana. Tulumu, eşarbının üzerine taktığı boyacı şapkası ile.. Ben de çok yorulmuştum ama hiç olmazsa evdeydim, onların güneşin altında saatlerce fırça sallamaları pek dokundu bana. Öğle saatlerinde mimoza ağaçlarının gölgesine kilim serip oturdular, bir şeyler yediler. Evde daha tam düzen kuramamıştım ki, ben de bir şeyler ikram edeyim.. Yine de Minik’i alıp yanlarına gittim. ‘’Kolay gelsin’’ demek için. Bir de soğuk su ya da içecek isterlerse çekinmeden gelip alabileceklerini söyledim.. ‘’Kaç gündür buralarda çalışıyoruz, bir Allah’ın kulu da kolay gelsin dememişti’’ dediler.. Sitenin yevmiye ile çalışan işçileriymiş bu aile. Aile boyu işe sarılmaları duygulandırdı beni ve o an gözüme emeğin değeri ile birlikte daha da sempatik geldiler..
Ertesi gün de işleri sürdü. Ara sıra hanımla kısacık sohbetlerimiz oldu. ‘’Her işi yapaıyoruz, boya, badana, onarım vs’’ deyince, bizim sundurmanın üzerindeki birkaç kırık kiremit geldi aklıma. Hazır, çalışkan insanları bulmuşken onlara kısmet olsun param diye düşündüm. Oğulları gelip kiremitlere baktı, on tane kırık ve çatlak kiremit saydı. Kiremitlerin markasına baktı ve’’ biz alırız kiremitleri, tanesi bir buçuk lira, siz emeğimizle birlikte ödersiniz’’ dedi. ‘’Çok iyi olur’’ dedim. Hatta emeğiniz için ne vereceğim bile demedim. Pazarlık edecek değildim ya, elbette hak ettikleri parayı ödeyecektim..
Bir iki gün sonra oğulları onbir tane kiremitle geldi. Bir de baktım ki kiremitler oldukça eski..Belli ki, bir onarım işinden ellerinde kalmış kullanılmış kiremitler. ‘’Bu kiremitler yeni değiller’’ dedim ama hemen itiraz etti.’’ Bu kiremitler sıfır, çatımız için almıştık, bunlar arttı, aynı marka olunca bunları kullanalım dedik’’ diye açıklama yaptı.. O an için evdeki elektrikçi ekiple ilgilenmek zorunda olduğumdan, fazla üzerinde durmadım. ‘’Öyle diyorsan öyledir, beni kandıracak değilsin ya’’ dedim.. Kiremitleri verandaya bırakıp, birkaç gün sonra geleceğini, onarımı yapacağını söyledi ve gitti. Daha sonra kiremitlere göz atınca hayretler içinde kaldım; bir tane bile sağlamı yoktu içlerinde. Kiminin ucu kırık, kimi çatlak.. Üzeri harçlarla kaplı olanlar mı istersiniz. Şimdi; burada beni asıl üzen, benim çalışkan aile diye sempati duyduğum insanların böyle üç beş kuruşluk bir konuda bile hile ile eski kiremitleri yutturmaya çalışmaları oldu. Bu işi yapan insanlar olarak o eski kiremitlerin hiç de sağlıklı bir örtü olmayacağını bildikleri halde hiç utanmadan beni kandırmaya çalışmalarına gerçekten üzüldüm.. Şimdi gelmesini bekliyorum; artık gerekeni söylerim.. Ne diyeyim; insanımız böyle küçük çıkarlar için bile dürüstlüğünden taviz verirse benim emeğe saygım, insana sevgim nasıl tuzla buz olmasın?

Not:Diyojen’in gündüzleri Atina sokaklarında elinde fenerle dolaşarak, dürüst bir adam aradığı söylenir. M.Ö. 400 yıllarında yaşayan filozoftan bu güne, değişen bir şey yok demek ki..

Yorum yapın

Kategorisi Ülkemden İnsan Manzaraları, Begonvilli Ev Halleri, Yaşamdan

Begonvilli Ev Halleri

Sevgili dostlar, bugün sizlerle bahçemden görüntüler paylaşmayı arzu etmiştim. Ne var ki, emektar kameram bozuldu. Yeni aldığımı kullanmayı ise henüz öğrenemedim. Sabah bahçede çektiğim tüm resimlerin ışık ayarını yapamamışım. Net çekimler olmadı.

Neyseki içeride çektiklerim idare edecek kadar iyiceler.. Şu an penceremden gelen kuş sesleri eşliğinde sizlere yazıyorum. Bir yandan da The Drifters’dan çok sevdiğim Feelings(Duygular) adlı şarkıyı dinliyorum. Hava enfes, bahçemde güller açmış.. Daha ne isteyeyim.

Bahçede fotoğraf çekmeyi tekrar deneyeceğim. Şimdilik Begonvilli Ev’in mutfağından ve bazı sevdiğim köşelerinden görüntüler paylaşıyorum.

IMG_0438


Yorum yapın

Kategorisi Begonvilli Ev Halleri, Uncategorized

Bozuk Süt Skandalı

Halkı etkileme yöntemlerini iyi bilen hükümet; her aileye çoluğuna çocuğuna süt alabilecek imkanları sağlamak yerine okullarda süt dağıtma gibi, yine muhataplarını zavallı , kendilerini dağıtan, veren konumlara düşüren bir yöntem seçti.. Böylelikle insanımız küçük yaşlarda bile kendilerine karşılıksız bir şeyler veren güçlere minnet duyma, onlara muhtaç olma duyguları ile tanışacaklar, bir tür baskı unsurunu beyinlerinde taşıyacaklardı. Bedavacılıktan çok hoşlanan toplum da bu durumu sorgulamak yerine ”acaba başka ne verecekler?” duygusu ve merakı ile küçük menfaatlerin tadını çıkaracaktı.. Oysa hükümetlerin görevi , bir şeyler dağıtarak güç ve baskı unsuru olmak değil, o insanları kendi gereksinimlerini karşılayacak olanaklara kavuşturmak olmalıdır. Dökme suyla değirmenin dönmeyeceğini bilmediklerinden değil..

Sonuçta bu organizasyonları başarısız oldu. Halk, yardıma muhtaçlığının hesabını soracak bilinçte olmasa da ironik bir şekilde bozuk süt skandalı ile belki birazcık durumun farkına varır. Ne yazık ki bu olayın mağdurları masum çocuklarımız…

Yorum yapın

Kategorisi Ülkemin Halleri, Türkiye, Yaşamdan

Crochet at Begonvilliev’de yeni koleksiyonumuz

The new collection: Crochet Jewelry

Yeni koleksiyonumuzda kendi ürünlerinizin fotoğraflarını paylaşmak isterseniz, yukarıdaki bağlantıdan giriş yapınız ve gireceğiniz sayfadaki ”add your link” yazısını tıklayınız. Ürününüze ait fotoğrafın linkini, istenen diğer bilgileri boş alanlara yazarak kolaylıkla resminizi ekleyebilirsiniz. Eklediğiniz resme tıklanınca sizin sayfanız görüntülenecektir.

Yorum yapın

Kategorisi Diğer Bloglarım

Bir tablo, bir güzel söz


Margarita Chiginanın yapıtı: Akşam (Tuval üzerine yağlıboya)

“Bunca vefasızlıktan sonra, bazılarının ederi kalmadı artık gönlümde..Kaç’a deseler hiç’e sayarım.” demiş Özdemir Asaf..

Yorum yapın

Kategorisi Uncategorized

Mega realist resimler / Tjalf Sparnaay çizimleri

Bu enfes yiyecekler, şua an yaklaşan yaz nedeni ile diyette olanları baştan çıkarabilir. Her ne kadar canım çekse de benim dikkatimi çeken asıl konu, bunların fotoğraf olmaması.

 

Bu gördükleriniz fotoğraf kareleri değil.
Hollandalı sanatçı Tjalf Sparnaay(1954)  kendi kendini eğitmiş.  Çalışmaları,  mega realizm  akımı olarak adlandırılıyor.

Kendi kendini eğitmiş
Teknik: tuval üzerine yağlıboya olan yapıtları inanılmaz  deyaylar içeriyor.

Yorum yapın

Kategorisi Resim Sanatı