Sinema / Unutulmaz Yeşilçam Tipleri

>

Yeşilçam’ın unutulmaz jönlerini ve güzeller güzeli kadın starlarını herkes bilir. Çünkü onlar Türk sinema tarihine adlarını altın harflerle yazdırıp uzun yıllar boyu Türk insanının aşklarını, umutlarını, umutsuzluklarını dile getirmişler, gönüllerde taht kurmuşlardır. Bir de baş rol oyuncusu olmadıkları halde, oynadıkları tiplerle özdeşleşip çok sevilen oyuncular vardır ki; onların yeri bir başkadır. O tipler olarak öyle çok sevilip benimsenmişlerdir ki; çoğu kez gerçek isimlerinden önce karakter isimleri gelmiştir akıllara.

Özellikle siyah beyaz döneminin kısıtlı olanakları ile çekilmiş filmlerde,
”devam” geleneği bu oyuncuların canlandırdığı karakterlerin sevilip benimsenmesi ile gerçekleşmiş, tiplerin iyice halka mal olmasına neden olmuştur. Akla ilk gelenler , Sadri Alışık’ın ”Turist Ömer” , Vahi Öz’ün ”Horoz Nuri” , Öztürk Serengil’in ”Kelaj” , Zeynep Değirmencioğlu’nun ” Ayşecik”, Mualla Sürer’in ”Bedia” tiplemeleri, harikulade oyunları ile belleklerdedir. İşte bu unutulmaz oyuncuların kısa biyografileri;
Vahi Öz 1911 yılında İstanbul’da doğdu. Bir süre Samsun Lisesi’nde okudu. İlk kez 1928’de Samsun Gençlik Mahfeli’nde sahneye çıktı. 1930’da İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girdi. Daha sonra Raşit Rıza, Ses, Yeni Ses, Şen ses ve küçük Opera’da çalıştıktan sonra, 1968’de kendi adına bir topluluk kurdu. Ayrıca Ankara Radyosu temsil kolunda çalıştı. 1947’de Bir Dağ Masalı filmiyle sinemaya geçti. Sinemada asıl ününü 1960’dan sonra yaptı. Horoz Nuri tiplemesiyle tanındı ve Mualla Sürer’le ilginç bir ikili oldular.
Sadri ALIŞIK (d. 5 Nisan 1925, İstanbul – ö. 18 Mart 1995, İstanbul) tiyatro, sinema oyuncusu ve Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük komedyendir.Kerem Alışık’ın babasıdır.

5 Nisan 1925 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu. Okul piyeslerinde rol aldı, tiyatroya Cağaloğlu Halk Evi’nde başladı.İstanbul Erkek Lisesi mezunudur.

1946 yılında Günahsızlar adlı film ile sinemaya adım attı. Sinemada, Nejat Saydam’in yönettiği başrollerinde Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile birlikte yer aldığı Küçük Hanımefendi serisi ile dikkat çekti ve seyicinin beğenisini topladı.

Bir çok bölümü olan Turist Ömer ve Ofsayt Osman serileri ile sinema kariyerinde zirveye ulaştı.

Sadri Alışık, sinema kariyerinin yanında; bir dönem 45’lik plaklar doldurmuş ve gazinolarda çalışmış, ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı şiirlerinin toplandığı bir şiir kitabı yayımlamış ve yağlı boya ve kara kalem tablolara da imza atmıştır.

18 Mart 1995 tarihinde İstanbul’da ölen sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi`nce her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri verilmektedir.

Öztürk Serengil Öğretmen Turgut Bey’in oğlu olarak Artvin’de doğdu. Lise ikinci sınıftan sonra öğrenimini bırakarak 1953’te Oğlum Edvard adlı oyunla sanat hayatına başladı. 1958’de Oda Tiyatrosu, 1959’da İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. 1950’li yılların başlarında Babıali’de ressamlık yaptı. 3. Kat Cinayeti filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. İlk dönemlerde 142 filmde ‘kötü adam’ tiplemesi yapan ve daha sonra da argolu komedilerin değişmez oyuncusu olan Serengil, 300’e yakın filmde rol aldı. “Adanalı Tayfur” tiplemesi ile ün yaptı. 1966’da sinema oyunculuğunun yanı sıra sahneye de çıkarak şovmenlik yapmaya başladı.

Televizyonda “Gülünüz Güldürünüz” adlı yarışma programını hazırladı ve sundu. Bu yarışma sayesinde birçok kişi sahne ve sinema dünyasına adım attı. Çeşitli tv dizilerinde rol aldı. Politik güldürü tarzında çeşitli 45’lik plaklar yaptı. Bir de özeleştirisini yaptığı “Yeşilçam’ı Benden Sorun” adlı kitabı yayımlandı.

Dört kez evlendi. Ses sanatçısı Seren Serengil, Öztürk Serengil’in kızıdır.

Beyin ödemi sebebiyle iki kez ameliyat oldu. Geçirdiği felç nedeniyle ömrünün son bir yılında yürüyemez, konuşma merkezi hasar gördüğü için de son günlerinde konuşamaz olmuştu. Solunum durması sonucu 11 Ocak 1999 tarihinde İstanbul-Kozyatağı’ndaki evinde 69 yaşında öldü.

Serengil, Türkçe’ye soktuğu kelimelerle büyük tartışmalara yol açtı. Bazıları tarafından eleştirilen bu kelimeleri halk benimsemişti. Değişik, kendine has vurgulamalarıyla söylediği “yeşşe”, “kelaj” gibi yeni deyişleri Türk argosuna soktu. Şen şakrak sesiyle “yeşşe” diyerek halkın gönlünde taht kurmuştu. Bu “yeşşe” kelimesi o kadar meşhur olmuştu ki İsmet İnönü bile bir olay karşısında kendini tutamayıp “yeşşe” deyivermişti. Bu durum onun her kesimden insana hitap eden bir sanatçı olduğunu gösteriyordu.

Mualla Sürer (d. 14 Ağustos 1902, Nevşehir – ö. 21 Ekim 1976, İstanbul) Tiyatro ve sinema sanatçısı.

Türk sinema tarihinin kilometre taşlarından, genellikle Türk sinemasında “sabun köpüğü” şeklinde anılan “salon” filmlerinde, yardımcı kadın oyuncu olarak, “kötü kadın” rollerine çıkan sanatçı, ilk filmini 1953 yılında çevirdi. 200’e yakın filmde rol aldı. 28 Eylül 1976`dan beri tedavi görmekte olduğu hastanede, 21 Ekim 1976 yılında kalp ve solunum yetmezliğinden İstanbul`da 74 yaşındayken öldü.

Unutulmaz tipler bu kadar değil elbette ama ilk aklıma gelenleri anlatmaya çalıştım. Hepsine de sonsuz saygılar..

Yorum bırakın

Filed under Sinema

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s