Monthly Archives: Aralık 2008

>Bunlar da Kedicikler İçin

>


Dün, köpeklerimiz için örgü kazak modelleri vermiştim. Pek yaygın olmasa da kediler için de giysiler olduğunu gördüm. Bilirsiniz kediler sıcağı çok severler. O halde onlara da bir şeyler örmeye ne dersiniz? Hepsi de birbirinden şık ve yumuşacık kazakları örmek zevkli ve kolay.Ben Jane için örmeye başladım.

İsmet



































1 Yorum

Filed under Hobilerim

>Köpeğiniz Üşümesin / El Örgüsü

>

Kış mevsiminin ortalarındayız. Örgü örmeyi seven pet sahipleri için seçtiğim bu köpek giysileri, can dostlarımızı soğuktan koruyacak. Ben Minik için bir kaç tane ördüm. Çok kısa sürede örebileceğiniz bu giysilerin maaliyeti de çok düşük. Zevkle örüp, keyifle köpeğinizi gezdirmeniz dileği ile.

İsmet






















































Yorum bırakın

Filed under Hobilerim

>Sizin İçin Seçtim / Çok Şık Bereler

>





















Kış mevsimi beresiz atkısız geçmez. Yün örmeyi sevenler kolaylıkla bu bereleri örüp hem şık hem de sımsıcak tutacak aksesuvarlara sahip olabilirler. Ke3yifle kullanmanız dileği ile.


Yorum bırakın

Filed under Hobilerim

>Yaşamdan / Sigaranın Faydaları

>

İzleyin ve siz karar verin!

<a href="http://www.sacitaslan.com/spl.php?mbl=haber&hb=5980%20

=”_blank”>izlemek için buraya tıklayın >/a>


Yorum bırakın

Filed under Yaşamdan

>Yaşamdan / Metrodaki Kemancı

>

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.

Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.

Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider. Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.

En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.

Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hâkim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.

Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı…

Bu gerçek bir hikâyedir ve Joshua Bell’in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır.

Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz idi?

SÖZÜN ÖZÜ: Dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa başka neleri kaçırıyoruz acaba?


Yorum bırakın

Filed under Yaşamdan

>Dostlarla Harika Bir Gün

>



















Dün pazar öğleden sonrayı, sevgili dostlarımız Nesime ve Osman Ciğerimlerin evlerinde konuk olarak geçirdik. Özellikle çok sevdiğimiz oğulları Okancan’ı çok özlemişiz. Nesime’nin ve Osman Bey’in konuk severlikleri ile çok güzel saatler geçirdik. Köpeğimizi de kabul etme inceliğini gösterdiler.

Çok marifetli olan Nesime’nin harika yemekleri, şık sofrası ve güler yüzü, dostluğa ve sevgiye verdikleri değer, bizleri gerçekten duygulandırdı. Çalışan bir hanım olarak, tatil gününü bizlere ayırıp saatlerce uğraşıp harikalar yaratmıştı.Onun mutfak becerilerinin ürünü olan Karadeniz ağırlıklı yemeklerini sizlerle de paylaşmak istedim. Nefis hamsili pilavının tarifini de veriyorum. Akşamın sonunda bizler için gitarla güzel şarkılar çalması ise çok güzel bir jest oldu. Bu güzel aileyi tanıdığımız için çok mutluyuz.

Hamsili Pilav

Kılçıkları ayıklanmış ve mısır ununa batırılmış hamsiler, zeytinyağı ile yağlanmış bir tepsinin dibine hiç boşluk kalmayacak şekilde dizilir. Hamsilerin üzerine sıvı yağla pişirilmiş, soğanlı ve baharatlarla tatlandırılmış iç pilav düzgünce yayılır.En üste tekrar unlanmış hamsiler dizilerek biraz daha zeytinyağı ve tuz eklenip fırında kızarıncaya dek pişirilir. Afiyet olsun.

Not: Kara lahana çorbası tarifini de alıp sizlerle paylaşacağım.

İsmet


Yorum bırakın

Filed under Yaşamdan

Mutfak Önlükleri


Epeyce yıpranan mutfak önlüklerimi yenilemek istiyordum. Hazır almak yerine kendi zevkime uygun ve kendi emek ürünüm olmalarını istedim. Günün hatırı sayılır bir bölümünde üzerimde taşıdığım önlüklerin şık ve cıvıl cıvıl olmasını istediğim için internetten mutfak önlüğü modellerine baktım. Çok da güzel önlükler buldum. En kısa zamanda bir kaç önlük dikeceğim. Bu şık ve işlevsel giysiyi kendiniz dikmek isteyebilirsiniz diye bulduğum modelleri sizlerle de paylaşıyorum. Keyifle kullanmanız dileği ile..

Yorum bırakın

Filed under Hobilerim