Monthly Archives: Şubat 2010

Okuduklarımdan / Yorumu Sizlere Bırakıyorum

Acele Edin ve Defolup Gidin… Oturumunuzu sonlandırmaya geldim. Meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artık kalıcı bir son vermeye geldim. Siz ki fitneci, fesatçı, meclis üyeleri, siz ki iyi bir hükümet olmak dışındaki her şey!!Kiralık sefil yaratıklar, zavallılar, ülkenizi en küçük şahsi çıkar adına satılığa çıkaranlar; birkaç kuruş için Tanrı’ya ihanet edenler, içinizde bir parça da olsun erdem kalmadı mı? Bir parça vicdan da mı yok? Atım kadar bile dindar değilsiniz! Altın sizin yeni Tanrınız olmuş! Satılığa çıkarmadığınız bir değer de kalmadı.. Ulusunuz adına iyi bir şey düşünemez misiniz? Sizi çıkarcı sürüsü, bulunduğunuz bu kutsal meclisi, o varlığınızla kirletiyorsunuz! Tanrının kutsadığı bu meclisi, ahlak yoksunu davranışlarınızla hırsızların ini haline çevirdiniz! Halkın size verdiği yetkiyi kötüye kullandınız. Siz ki, halkın umutsuz dertlerine çare olmalıydınız. Kendiniz halka en büyük dert kaynağı oldunuz! Ama ülkeniz beni asırlardan beri temizlenmemiş bu ahırı temizlemeye çağırdı! Ve bu gücü de bana Tanrı verdi. Bu şeytan ocağını yönetmeye geldim. Vay halinize! Şimdi derhal defolun!!! Acele edin rüşvetin köleleri! Acele edin, gidin! Süslü saltanat eşyalarınızı alın ve defolup gidin!.. * * * * * * * *Yukarıdaki söylevin sözleri, tarihte demokrasinin beşiği diye bilinen İngiltere’de söylenmiştir.. Bu sözleri sarf eden kişi, 1653 senesinin 20 Nisan günü, meclis çatısı altında kükreyerek nutuk atan General Oliver CROMWELL … …Ve bu nutuk tarihi şekillendiren 50 söylevden biri sayılıyor.
PARDON, SİZ NE SANMIŞTINIZ?????

Reklamlar

4 Yorum

Filed under Tarih / Politika

Adına Yaşamak Dediğimiz / Öylesine Bir sabah Daha


Güzel bir günle uyandım bu sabah. Daha doğrusu uyandırıldım. ( Minik tarafından)

Sabah yürüyüşümüzde yine çok güzel görüntüler vardı; özellikle deniz, bulutlar ve dağ silüetleri üçlemesi büyüleyiciydi. Kameramı almadığıma üzüldüm. Yarın unutmamalı !
Deniz ve bulutlar Ayvazovski tabloları güzelliğindeydi; özellikle yürürken solumda kalan Antalya Körfezi’nin üzerindeki ışık oyunları ve teknelerin uzaktan görüntüleri. Usta’ya saygılar benden..

Ah kuşlar! Ihlamur ve erguvan ağaçlarının dallarında sabah sabah cıvıldaşıp durmaları ne hoş oluyor:)

Yürüyüşümüz sürerken neşeli bir grupla karşılaştık. Liseli güzel kızımız Gamze ve köpeği Paşa, bir süre önce köpekleri ölen bir beyefendi ve yeni köpeği, iki de sokak köpeği eşliğinde sabah yürüyüşüne çıkmışlar. O da ne; beyefendinin yeni köpeği hiç de yabancı değil, o da parkın ahalisinden Karabiber. Nasıl sevindim anlatamam, çünkü pet shoptan almak yerine sokaktakilerden birini evlat edinmişler. ”Uyum sağladı mı ev yaşamına?” diye sordum. ”Hiç bir sorun yok.”diye yanıt verdi.:)

Ama ne yazık ki hoş olmayan görüntüler de var. Örneğin çöp konteynerlarını adabına uygun kullanmayı bilmiyoruz. Hepsinin ağzı açık ve etrafları kirli.:(

Bir de, pet sahibi olarak utanarak söylüyorum; yollarda ve parkın içinde köpek dışkıları görmek hiç hoş değil. Çantamda her zaman taşıdığım poşetlerle bu sorunu kendimce çözdüm ama benim çabam yetmiyor. Benim gibi önlem alanların oranı onda üç gibi gördüğüm kadarı ile.:(

Bu sabah etrafın güzelliklerine dalmış güzel güzel yürürken beni şoke eden bir olay yaşadım.
Dersane günlerimden tanıdığım bir çalışma arkadaşım da parktaydı. Sanırım matematik öğretmenlerinden biriydi. Sessiz bir beyefendiydi anımsadığım kadarı ile. Çok yakından tanımıyorum, çünkü epeyce kalabalık bir kadroyduk. Ama beni görmedi. Biraz yaklaşınca görmeme nedenini anladım, sanki başka evrende gibiydi bakışları. Dalgın dalgın yürüyordu, bir çöp konteynerına yaklaştı ve çöpleri karıştırmaya başladı..Aradığını buldu mu, bir şeyler aldı mı, bilemiyorum. Selam verip hatırını sormak isterken gördüğüm bu durum bir tokat gibi indi yüzüme. O an yalnızca oradan uzaklaşmak istedim.:(:(

Dönüşte ana yolda henüz on onbir yaşlarında bir kız çocuğu köpeğini gezdiriyordu, yanlarında yürümek isteyen hamile bir sokak köpeğine elindeki zincirle vuruyordu. Hemen yanıbaşındaki kafenin önündeki masalarda kahvaltı eden ve bankmatikten para çeken insanlar hiç ilgilenmiyorlardı. ”Hayır, sakın yapma!Bir daha görmeyeyim!! gibi o an aklıma geliveren sözcüklerle bağırarak tepkimi gösterince kocaman bakışları üzerime odaklandı hepsinin..Tahmin edeceğiniz gibi bizim Maviş’ti dayak yiyen köpek..:(

Yol kenarındaki banklarda tek tük de olsa yatan insanlar gördüm yine. Epeydir yoklardı, demek yine döndüler..

Güzel hava, deniz, bulutlar, kuşlar, ağaçlar, her şey güzel de, insan olmak mı zor olan?

Yasemin Can’ın muhteşem şiirini anımsadım içim burkularak.

Adına Yaşamak Dediğimiz

ruh yoksunu bedenlerimiz planlanmamış ölümlerle korkutuluyordu
yaşamaktı isteğimiz
‘’alın başınıza çalın insanlığınızı’’desek de
yaşamaktı doğamızda varolan
el öptüğümüz de oldu
gerçi
başımıza koyamadan yedik kurşunu çoğu kez
borçlandıkça borçlandık gülümsemelere
korktukça korktuk
bu yüzden fazla cesur olduk yok yere
ışığı yakalayıp
perdeyi açmayı unuttuk
perdeyi açınca güneşi küstürdük nedense
hep geç kaldık
ya da erken davrandık
yepyeni örtüler serdik
delik deşik oldular lekeleri yok etmek uğruna
bizse fark edemedik
varımızı yoğumuzu bitirdi sevgisiz sevgililer
bile bile sevdik
yetmezmiş gibi
bir daha bir daha sevdik
çoktan geçersiz olanı keşfedip sevindik
en çok da korktuk
korkutulduk
adına yaşamak dedik

Yasemin Can

6 Yorum

Filed under Antalya, Yaşamdan, Şiir

>Yaza Hazırlık / Sarının En Hoş Tonları, Kırmızı Şıklığı

>Yaz yaklaştıkça yazlık giysiler geliyor aklıma. Şöyle uçuşan kumaşlar, sımsıcak renkler, spor ama şık kombinasyonlar ve tabii ki şıklığı tamamlayan aksesuvarlar.

http://www.polyvore.com/cgi/browse.sets?.mid=embed-car-1357604&_out=embed&display=car&displayOptions=%7B%22withBy%22%3A0%7D&size=l&uid=1357604beni polyvore da bulun

2 Yorum

Filed under Giyim ve Moda

>Begonvilli Ev Halleri

>Bu bereyi Deryalı Günler’de gördüm ve denedim. Giyince çok şık oluyor. Yapılışı deryabaykal.com. da var.

Mutfağımdan; baklava yufkası ile elmalı strudel. Nefis oluyor, deneyin. İçi için küp küp doğranmış elmalar, bir çay fincanı şekerle pişirilir ve biraz sulu olarak ocaktan alınır. Çekirdeksiz kuru üzüm ve tarçın eklenir. Yufkalara fırça ile tereyağ sürülür, elmalı için suyundan da sürülüp kol böreği gibi sarılır. üzeri kızarıncaya dek pişirilir.
Yine mutfağımdan seçtim; yapılışı kolay. Standart tart hamuru ve üzerine az yağda kavrulmuş soğan ve ıspanak, üzerine chery domatesler ve rendelenmiş kaşar peyniri. (Kaşarlar pişirme işlemi tamamlanırken son beş dakikada)
Balkonumdaki çiçeklere gelmiş:)
Güneş sağlıktır. Jane de biliyor bunu:)
İyiler hoşlar ama…:)

11 Yorum

Filed under Yaşamdan

>Polyvore com’da Türkiye’yi Tanıtmak İçin Hazırladığım Setler

>

Begonvilli Ev
Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Polyvore.com üzerinden
Begonvilli Ev
Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Polyvore.com üzerinden

beni polyvore da bulun

7 Yorum

Filed under Hobilerim, Türkiye

>Yaza Hazırlık / Yazlık Giysilerde Begonvilli Ev Konsepti

>Çok sevdiğim fuşya, pembe tonlarından seçtim bu setteki öğeleri.

Begonvilli Ev
Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Forever21 dresses ile yaratıldı

beni polyvore da bulun

1 Yorum

Filed under Giyim ve Moda, Yaşamdan

>Yaşamdan / Minik ve Jane

>Kim demiş ”onlar anlaşamazlar” diye 🙂


8 Yorum

Filed under Yaşamdan