Begonvilli Ev’de Pazar Halleri

Neyse  ki  dün  sözünü  ettiğim  aşırı  sıcak pek  yok  bugün.

Açık pencereden içeriye  sıcak  hava  dolmuyor,  hafif  bir  meltem  rüzgarı  var.  Olabildiğince  klima cihazını açmamaya çalışıyorum.

Sabah  yine  erkenden  kalkıp  sokaktaki  dostlarımıza  mamalarını, taze  sularını götürdük Minik’le.  Dönüşte her  zamanki  rutinimiz  için  fitnes yaptığım  parka  uğrayamadık. Dün  yolda  Minik’le  hırlaşan Kocaman  kurt  köpeği  sahibiyle  birlikte  oradaydı. Bu  güzel  köpeğin  Minik’e  düşmanca  davranması  ne  kötü:(

Zaten  Minik   geçen  yıl  bir  sokak  köpeği  tarafından  feci  şekilde  ısırıldıktan  sonra  hala düzelemedi. Yaraları  iyileşti  ama  psikolojisi  hala  bozuk.  Büyük  köpekleri  görünce  titremeye  başlıyor.

Biz  de  jimnastiğimizi  yapamayınca  plaja  bari  gidelim  dedik.

Plajın  üst  geçidinde  yine  aynı  kediciği  görünce  kendime  çok  kızdım.  Ona  mama  ve  su  getirmeyi  unuttuğum  için..Söz  güzel  kedicik ,  yarın  senin  için  yine  plaja  ineceğim  ve  bu  kez  mama  su  unutulmayacak.  Çünkü  parmağıma  ip  bağlıyorum..Çocukluğumda  anneannemden  öğrenmiştim  bunu.

Deniz  çok güzeldi  ama sahildeki  kirlilik  çok  ama  çok  üzdü  beni. Pet  şişeler, sigara  izmaritleri,  yiyecek  artıkları ve  plastik  poşetler düşüncesizce  ortalığa  atılmıştı,  bir  kaç  adım ötede kocaman   çöp  kovaları  olduğu  halde. Biraz  toplamaya  çalıştım  ama  tek  başıma  baş  edebileceğim  bir  şey  değildi. Ah  şu  insanlar! Nasıl  da  düşüncesizce  kirletiyoruz  o  canım  plajı.

Plaj  dönüşü  çiçekleri  sulayıp  balkonda  bir  pazar  kahvaltısı  yaptıktan  sonra yapılacak  işleri  düşündüm  ama ne  yalan  söylemeli,  tembelliğim  üzerimde  bugün.

Saçımı  komik  at  kuyrukları şeklinde  toplayıp en  rahat  ev  giysilerimle,  gazeteleri,  dergileri  dağıta  dağıta en  tembel  halimle  bir  pazar  geçireyim  diyorum.

Hele  mutfağa  giresim  hiç  yok.  Öykü’cüğüm  de  ne  güzel  atıştırmalık  tarifleri  vermiş  bloğunda,  keşke  yapabilsem..

Yoksa  tüm  gün  film  izleyip müzik  mi  dinlesem.Silvia  Plath  şiirleri  okuyasım var  ama  hüzünlenmek  de  istemiyorum  pazar  pazar.

Kalsın  bugün  şiir dünyasına  yolculuk…İntihar   eğilimli Silvia  Plath’ın  şiirleri  güzel  olmasına  güzel  ama  bugün  olmaz sevgili  Şair.

Eydie  Gorme  şarkıları  dinlemek daha  iyi  olabilir. O  şarkıları  sözcük  sözcük  hissetmeyi  seviyorum.

Belki siyah  beyaz  romantik  komedi  filmler  de  bulurum  sinema  kanallarının  birinde. Bir  de  menekşe  gözlü  güzeller  güzeli  Elizabeth  Taylor’un  bioğrafisini  izleyeceğim  bugün,  dünden  işaretlemiştim.

Minik  ve  Jane mamalarını  yiyip  çoktan serildiler  minderlerine.

Bugün Begonvilli Ev’de çok sıradan bir pazar.

Şöyle  güzel,  iç  açıcı  bir  kaç resim  paylaşıp  bitireyim  bu  havadan  sudan  yazımı. Elişi  falan  yaptığım  yok  ama  belki  ilham  verici  olur  diye   bu  resimleri  seçtim.

 

Ve  ne  hoş  bir  mutfak  dolabı  rafı

En  alttaki  resim  ise çok  özel. Şu  tuvalet  bekçisi  hanımefendinin  keyfine  bakar  mısınız? İnsan  mutlu  olmak  isterse  her  ortamda  cennetini  oluşturabilir.  İşte  kanıtı:))

Tüm  dostlara gönüllerince  mutlu  pazarlar  diliyorum.

Yorum bırakın

Filed under Antalya, Müzik, Yaşamdan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s