Begonvilli Ev ve Tv

Teknolojinin olanakları sınırsız. Her olanağa sahip olmak onlardan en iyi şekilde yararlanmak anlamına gelmiyor. Çocukluğumdaki tek kanallı  siyah beyaz tv yıllarından sonra şimdiki durum, o dönemleri düşününce  rüya gibi bir şey.

İşte HD teknolojisi, uydu yayınları vs. vs.

Ama….Ben  yine de bunca  kargaşanın içinde temizlik, netlik, verimlilik, kısacası kalite derdindeyim.

Eşimin futbol maçlarına olan düşkünlüğü ve benim  de kaliteli film izleme beklentim yüzünden yıllar önce Digitürk abonesi olmuştuk.  Eşim futbol maçları ve maç yorumlarından memnun. Saatler boyu sıkılmadan izlediği oluyor. Bense iyi filmlere rastlasam da çoğunluğu bıktırıcı yinelemeler olan ve kalitelisinin oldukça az olduğu filmlerde  beklediğimi bulamadım. Zaten popüler olanları ayrıca satın almanız gerekiyor.

Son günlerde  kullanmakta olduğumuz paketi yükseltmek amaçlı telefonlar geliyor. Bu telefonlar bilgisayar ses kaydı değil, canlı canlı görüşüyorsunuz, görevi paket satmak olan kişi ile. Bir tür pazarlamacılık yani. Ben de  görüşlerimi, özellikle  memnun olmama gerekçelerimi söylüyorum. Film çöplüğü olan kanallar, hiç izlemediğim, hatta yanından bile geçmediğimiz ama paketimize dahil olduğu için  para ödemek zorunda kaldığımız  ölü kanallar, ikide bir de kanal kurulumu gerektiren  teknik yetersizlikler, özellikle yağmurlu havalarda  yayının kesilmesi vs..Konuşmalar  uzadıkça  rahatsızlık duymama rağmen karşımdaki kişi ısrarla satışını yapma derdinde. Yani uzattıkça uzatıyor konuyu. İzleyicileri ne kadar çok düşündüklerini!!, bu tanıtımları bizleri düşündükleri için yaptıklarını  vurguluyor. Ee, ne yapsın, bir  kişiye daha paket satmak derdinde. Derken dizilerden söz açıyor, Muhteşem Yüzyıl’ın falanca sahnesi  diyor (ki)  sözünü kesmek  zorunda kalıyorum; ”ben dizi izlemem” diyorum. Şaşırıyor.. Ama gerçekten izlemiyorum.. Tek tek  ele alınırsa her bireri  inanılmaz  emeklerle yapılmış, kostümü ile, oyunculukları ve  farklı  olma kaygısı ile denenmedik tür kalmamış  diziler  beni boğuyor kardeşim.. Evet  bir zamanlar seçerek izlerdim, yani izlemeye çalışırdım.  O zamanlar bile baktım kendini yineliyor, ya da beni şaşırtmıyor, oyuncuların performansları düşüyor, bırakırdım izlemeyi. Ama artık sabrım yok. Merak da etmiyorum.. İzleyen izlesin, merak etsin, ertesi bölümü  dört gözle beklesin, diyeceğim yok.
Ben eleyerek, bulduğum  bir kaç  kaliteli sinema filmi ve bir de İz tv dışında pek bir şey izlemiyorum.. Arada çeşni olsun diye History ve National Geographic  kanallarına bakıyorum. Derya Hanım’ın yamalı bohça proğramına şöyle bir göz atıyorum. Vıdı vıdı laf kalabalığında ilginç bir elişi ya da asistanının (adı aklıma gelmedi şu an, aa evet Sibel Hanım)  ilginç bir tasarımı  denk gelirse  oturup izliyorum.  Onun dışında tv karşısında geçirdiğim zamanların çoğu  bayıldığım İz tv’ yi izlemekle geçiyor. Nasıl bayılmam;  bu kanal  tamamen bana hitabediyor.
İZ Tv‘nin doğa, kültür, sanat, tarih ağırlıklı belgeselleri  öyle dolu dolu içerikli ki,  izlemeye doyamıyorum. Hele son zamanlarda soluksuz izlediğim Yakın Tarih‘i mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Hemen aklıma geliverenler, Bağımsız Filmler,:Dışarıdakiler, Zirvedeki Tehdit, Ömür Biter İstanbul Bitmez  ve diğerleri, hangi birini saysam..Bu kanalın her yapımı eşsiz bana göre..
Haberler mi? Evet, izliyoruz ama magazin içerikli ve yanlı haberler içimizi baysa da izliyoruz tabii ki.
İşte  bunca büyük sektörde işime yarayanlar bunlar.

Keyifli, güzel ve kaliteli  izlemeler diliyorum.

Yorum bırakın

Filed under Tv Dizileri, Yaşamdan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s