Haylazlığın bu kadarı da fazla!

Ah Colette, bizim yaramaz kızımız.Hiperaktivitesini keşfedeli çok oldu. Onu da öyle kabul ettik ve çok sevdik ama gelin görün ki her gün yeni bir sorun.. Her an tetikteyiz  anlayacağınız. Gözümüzün önünden hiç ayırmıyoruz. Biraz sessizlik olsa ”Eyvah, kim bilir ne yapıyor şu an!”diyoruz.  Çünkü o sessiz anlarda mutlaka çok meşguldür, yani bir yerleri dağıtmakla ya da bir şeyleri parçalamakla uğraşıyordur. Üstelik evin içinde girmediği delik, dolap, ulaşmadığı köşe yok. Ortalıkta taşıyabileceği bir şey bırakırsak yandık. Bir anlık dalgınlıkla bırakılmış bir yüzük, bir parfüm şişesi, çorap, kalem, ruj, tesbih, gözlük, fatura, cüzdan aklınıza ne gelirse, artık onu bir daha sağlam ele geçiremezsiniz. Bütün bunlar neyse de bazen  akla gelmez sıkıntılar yaşıyoruz. Örneğin dün, kırk yıl düşünsem  aklıma gelmeyecek bir  olay yaşadık.

Akşam geç saatlerde çamaşır şifoniyerinin en üst çekmecesini  yarıya dek aralık bırakıp çalan telefona  koşmuşum. Haylaz kız da cup çekmeceye atlamış. Ama o kadarla kalsa iyi..Çekmecenin içinde yuvarlanırken arkadaki boşluktan alttaki çekmeceye düşmüş. Öyle hareketler yapmış ki o çekmeceyi de  öne kaydırıp daha dibe düşmüş. Çekmeceler  çok kolay kayan  sistemle çalıştığı  için aynı yöntemle en alta ulaşmış.  Hiç sesi de çıkmıyor. Üstelik   çekmeceler çekince  tamamen çıkan türden değil. Yani sonuna dek çekince en sonda takılı kalıyor. Bunun  ortalıkta olmadığını  farketmeden, aralık duran çekmeceleri  gördüm. ”Allah Allah! bu çekmecelerin hepsi de niye açık”  diyorum ama hala  Colette’in içerde olduğu  gelmiyor aklıma. Yerlerine oturtmak istedim.  En üstekini kapayıp bir alttakine geçince  ”Miyauvv!”  diye ses çıkardı. O andaki  paniğimi  anlatamam. Çekmeceleri  çıkarmama olanak yok. En dipte  korkmuş  durumda ağlıyor. Şifoniyerin  arkasını  söküp  kurtarmaktan başka yolu yok ama  o da marangoz işi. Evde alet edavat yok. Kolum  sorunlu zaten. Ağlamağa başladım. En üstteki çekmeceyi sonuna dek açıp oradan  konuşuyorum  sakinleştirmek için. Derken  uzun  patileri işe yaradı. İki  ön patisi ile çekmecenin kenarına tutundu.  Ben de patileri tutmak istedim izin vermedi,  sinirlendi. Bir iki  çıkma denemesi yaptı ama  dibe düştü.Sonra ”’ııığğğh!!”  diye bir ses çıkarıp  bir yay gibi gerildi ve  top  halinde kendini yukarı fırlattı. Ben  de yakaladım ama ellerim çizik içinde kaldı. İşte böyle  dostlar.. Böyle bir şey yaşadık dün akşam. Kabus gibiydi..

4 Yorum

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktan Kurtulanlar, Yaşamdan

4 responses to “Haylazlığın bu kadarı da fazla!

  1. colette60

    Gelip kulaklarını çekmem farz oldu artık ! İkinize de geçmiş olsun komşum. Bu kız çok zilli çıktı ,isim annesiyim ama vallahi bana benzemiyor,benim Tagaddi bile bunun yanında tembel İran kedisi kalır🙂

  2. orwellsfarm

    benim kedim de çekmecelere çok meraklı..İran kedisi olduğu halde..Kaç kere evde saatlerce hanımefendiyi aradığımı ben bilirim.Çaresizlik ve korku içinde kaç kere ya pencereden ya balkondan aşağı düştüğünü sanıp üzüldüğümü ben bilirim..İyi ki hemen anlamışsınız nerede olduğunu.benim ki ölse buradayım diye ses vermez.
    bu kadarla geçmiş olsun her ikinize
    de..

    • Çok teşekkür ederim. Diğer kedim Jane bir melek. Çok uslu, çok akıllı. Ne yapalım, bir akıllı bir deli idare edeceğiz artık:) İkisini de çok seviyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s