Monthly Archives: Mayıs 2012

Balina avı karşıtı grup Sea Shepherd’in kurucusu Paul Watson Almanya’da tutuklandı.

T24‎’de okudum haberi,

Balina avı karşıtı aktivist tutuklandı

”Balina avı karşıtı aktivist tutuklandı”

14 Mayıs tarihli bir haber.

Alman polisi aktivistin 2002 yılında köpek balığı avı konusunda yaptığı bir eylem nedeniyle tutuklandığını söyledi.

Sea Shepherd her yıl Japonya’da yapılan balina avını sabote etmesi ile tanınan tartışmalı bir grup.

Geçmişte bu gruba üye aktivistler ile balina avcıları arasında çatışmalar yaşandı.

Aktivistlerin Japon gemilerine çıktığı da oldu.

Pazar günü Twitter’da bir açıklama yapan Watson ”Şu anda Kosta Rika kaynaklı suçlamalar nedeniyle Almanya’da tutukluyum, sabah mahkemeye çıkacağım” dedi.

Haberin ayrıntıları için:

Balina avı karşıtı aktivist tutuklandı – Çevre – T24


Reklamlar

1 Yorum

Filed under Çevrecilik, Hayvan Hakları, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Böyle Güzel Bir Mim Dostlar Başına

Taşınma nedeni ile uzunca bir süre blog yazılarıma ara vermiştim. Aynı nedenle kitap da okuyamamıştım günlerdir. Blog sayfama da kitaplarıma da kavuştum. Bir de baktım ki, kitaplardan daha çok söz edilir olmuş bloglarda. Bu çok hoş ve sevindirici.

Sevgili Dayatılanla Yaşayan (dayatmalarda kayboluş tık)

beni mimlemiş. Konu:Kitaplar

Bir motive oldum ki anlatamam. Sahaf kokusu geldi hemen burnuma. Raflarda dizi dizi kitaplar ‘’beni oku, beni oku!’’ diye seslendiler adeta.. Fazla uzatmadan soruları yanıtlayayım:

1.Ne sıklıkta kitap okursunuz?

Ne yazık ki her zaman aynı hızda okuyanlardan değilim. Eğer koşullarım uygunsa mutlaka okumakta olduğum bir ya da iki kitabım vardır. Üç beş günde bitirir, henüz bitmeden bir sonra okuyacağımı belirlerim. Bazen de bir kitabı bitirmem bir ayı bulur. Aklım kitapta kalsa bile günlerce elimi süremediğim olur.

2. En sevdiğiniz yazarlar? Epeyce uzun bir listem var. İlk aklıma gelense Jack London.

Jack London hakkında fazlası

Özellikle özyaşamöyküsel anılarını okurken çok etkilendiğim bir yazar. Kendini yetiştirişi ve basit bir işçi iken dünyanın en iyi edebiyatçılarından biri oluşu bir yana yapıtlarındaki anlatım gücü eşsiz bana göre.

Bir de James Joyce’den söz etmek isterim. Dostoyevski ve Tolstoy adlarının çokça anıldığı bir kategoride yer aldığı için bu ustaların gölgesinde kalmıştır belki ama romanları detaycı tekniğin en üstün örneklerindendir. Galiba kurgusunun ve dilinin ağırlığı okuyucuyu zorladığı için diğerlerinden az okunuyor.

Franz Kafka da favori yazarlarımdandır. Şimdi, ”apayrı bir dünyası olan kasvetli ve bütünlükten yoksun yapıtlar ortaya koyan yazarlar mı ilgini çekiyor?” Diye düşünebilirsiniz ama sanatın bir özelliği de sıradanlıktan uzaklaştıran bir yol ayrımları olması değil midir? Aslında her tarzın iyi örneklerini keyifle okurum. Şato, Dava gibi iki yapıtı tamamlanmamış.. Böyle bir yazar işte Kafka. Yine de en özgün romanlardır yazdıkları..

Gabriel Garcia Marquez, yaşayanlar içindeki favorilerimdendir. Onun romanlarındaki farklı doku ve canlılık bir başkadır. Az önce sözünü ettiğim yol ayrımlarından, Marquez’e gideni seçerseniz kendinizi Kolera Günlerinde Aşk’ın ya da Kırmızı Pazartesi’nin tam ortasında bulursunuz..

Derken efendim; Émile Zola geliyor aklıma; Nana ve diğer romanları. Nasıl da yanıbaşımızda gibi anlatmıştır. Tüm romanlarında, doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir. Yani Kafka’dan fersah fersah uzak bir yazar ama bir romanını bitirince diğer romanlarını arandığım ustalardan biri.

Ah, Cengiz Aytmatov’dan söz etmeden nasıl geçerim. Kırgızistanlı ressam, yazar hayran olduklarımdan biri..

Bizimkilere gelince; var epeyce.. Lise yıllarımda elimden bırakamadığım hala da büyük bir keyifle okuduğum Kemal Tahir(Sağırdere) Yaşar Kemal(Orta Direk) Fakir Baykurt(Yılanların Öcü), köy temalı romanlara merak salmama neden olmuştu..

Bir de inceleme, deneme, günlükleri ile bende ”derya” çağrışımını yapan büyük usta Cemil Meriç var. Bir insan kısacık yaşamında, üstelik görmeyen gözleri ile bu kadar kültür birikimine nasıl sahip olabilir? Yapıtlarını okuyunca hayretler içinde kalıyorum. ”Bu Ülke”yi mutlaka okumalısınız.

Daha sözünü edeceğim pek çok yazar var ama bu yazı uzar gider ve okunur olmaktan çıkar..

3. En beğendiğiniz kitaplar? Yukarıda etkilendiğim yazarlardan söz ederken en beğendiğim kitapları da açıklamış oldum.

4.(Yerli, yabancı) En çok hangi yazarların kitaplarını tercih edersin? Tercih etme demeyelim de, o anki ruh halime, koşullarıma, merakıma, ya da gereksinmeme göre kitap seçiyorum. Yani yerli ya da yabancı olması farketmiyor.

5.En son okuduğunuz kitap hangisi? En son okuduğum ve eski diline rağmen bayıldığım kitap bir çeviri. Max Kemmerich yazmış ve Behçet Necatigil çevirmiş. Kitabın adı:Tarihte Garip Vakalar

6.Şu anda hangi kitabı okuyorsun?Joseph Conrad’ın Zafer adlı kitabını okuyorum. Polonya kökenli İngiliz yazarın ilk kez bir kitabını okuyorum.

7.Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsunuz? Çok beğenerek izliyorum. Harika kitap blogları var. Ne var ki onları izlerken ‘’onu da mı okusam, bunu nasıl kaçırmışım? Gibi hırslara kapılıyorum. Ömrümce okusam bir arpa boyu yol gideceğimi düşünüp üzülüyorum..


8.KİTAP OKUMAK sizin için ne ifade ediyor?Daha önce de belirttiğim gibi, her kitap yaşam denilen karmaşık süreçte şöyle bir durup soluklandığımız yol ayrımları bence. Tercih şansınız var. Seçin birini ve başka dünyalara yol alın. Ne harika değil mi?:))))

Bu mimin davetlilerini açıklamayı unutmuşum:( Eğer yanıtlamak isterseniz)
Sevgili komşum Colette
Kitap kurdumuz Leylak Dalı
Son günlerde kitap kurdu olmağa aday Sittirella
Ve dileyen tüm dostlar.

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Oku ve düşün!!

 

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.

Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.

İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dâhili ve harici, bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!

Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.

Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.

Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Mustafa Kemal Atatürk

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized

Bayramımız Kutlu Olsun!

Atatürk’ümüzün ışığında Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Atatürk Gençliğe Seslenişi’nde ne söylediyse, hepsi çıktı.Lütfen satır satır okuyun ve özümseyin, etrafınızda olup bitenlere bir bakın sevgili gençler!

 

Yorum bırakın

Filed under Özel Günler

Sıradan kompozisyonların canlı renklerle sanat ürününe dönüştürülmesi

Fotoğrafların kompozisyon olarak bir özelliği yok.

Ancak çarpıcı renk kombinasyonları ile dikkat çekiyorlar..Gözlerinizi alamıyorsunuz.

Fotoğrafçılıkta yeni trendlerden biri.. Tüm dünyada ilgi görüyor ve seviliyor.

Kaynak için photography

Yorum bırakın

Filed under Fotoğrafçılık, Hobilerim

Kızlarımın Muhabbeti

Sabah erkenden bahçe keyfi yapan kızlarım oyunlar oynadılar, kuş kovaladılar, yorulunca eve gelip muhabbetle koklaştılar:)

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized

Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.
Can Yücel

Gary Moorehttp://www.hulkshare.com/embed_mp3.php?fn=kxcko4e99i99&bg=#000000&fg=71C90C

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized