Monthly Archives: Haziran 2012

Yeni Tığişi Koleksiyonumuz

Diğer bloğum”crochet at Begonvilliev’de yeni tığ işi koleksiyonumuza resim ekleyebilirsiniz. Eklediğiniz resme tıklanınca sizin sayfanız görüntülenecektir.
Bunun için ”Add your link” yazısını tıklayıp gerekli alanları doldurmanız yeterli.

The most beautiful crochet work!

Yorum bırakın

Filed under Crochet, Diğer Bloglarım

Bugünden kareler

Kuş yakalayamasam da, deniyorum en azından:)
Biraz emek, çokça sevgi





Yorum bırakın

Filed under Bahçecilik, Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Colette, Hobilerim, Süs Bitkileri

Lydia Datsenko’nun Harika Natürmortları

Ukraynalı realist ressam Lydia Datsenko harikulade natürmortları ile tanınıyor.

Kompozisyonun içerisinde çok sevdiğim ”beyaz iş”görüntüleri olanları seçtim.

Yorum bırakın

Filed under Resim Sanatı

Benim Sevimli Bahçem

Daha fazlası burada:

My cute garden

Yorum bırakın

Filed under Crochet, Elişleri, Hobilerim

Şöhretin Küskün Çocuklarından Biri SYD BARRETT

Şöhret olma uğruna neler yaşamaktadır pek çok kimse.

Bunların pek çoğunun yarı yollarda kalıp yok olup gitme öykülerinden haberimiz bile yoktur eminim. Kim bilir ne umutlar sönüp gitmiştir bu yollarda. Yalnızca umutlar mıdır sönüp giden? Belki de yaşamlar yok olmuş, hala da yok olmakta.. Geri dönülmez çıkmazlar yutup gitmektedir pek çok şöhret tutkununu. Bu yalnızca bizde değil tüm dünyada böyle.. Zorlu bir yoldur tanınmışlık yolu. Hatta en kolay kazanılanı bile ne acılar, ne korkular barındırır kim bilir.. Başaranların bir anda yerle bir olması hiç de şaşırtıcı değildir.

Bir de büyük şöhret olup da bunu elinin tersiyle iten, sıradan bir insan olarak yaşamayı seçen insanlar var. Benim ilk aklıma gelenlerden biri SYD BARRETT. Benim gibi yaşı epeyce! olanlar iyi bilirler Syd’in öyküsünü.

Efsanevi grup Pink Floyd’un kurucularındandır kendisi. Ama öyle böyle değil, o yılların müziğine damgasını vurmuştur bu grup.

Syd Barrett, yaptığı işten tatmin olamadığı için gruptan ayrılmış. Önce solo kariyer şansını denemiş sonra başka bir grupla çalışmayı… Ama bir kaç denemeden sonra bunu da bırakıp, bir süre Londra’da bir otel odasında yaşamış. Parası bittiğinde de Londra’dan annesinin evine 50 millik yolu yürüyerek katettiği söylenir..

Syd Barrett, Cambridge’deki evinde inziva hayatı sürdürüyordu ve resim yapmaya devam ediyordu. 7 Temmuz 2006 günü 60 yaşında iken, Cambridge’deki evinde pankreas kanseri sonucu hayatını kaybetti.

Her şey bu kadar basit değil tabii ki ; özellikle müzikten kopuş süreci ilginç ayrıntılarla dolu.. Merak edip araştırdım. Siz de meraklılardansanız buyrun:

Syd Barrett – Vikipedi

tr.wikipedia.org/wiki/Syd_Barrett

Yorum bırakın

Filed under Müzik, İz Bırakanlar

Biraz da gülelim

Yorum bırakın

Filed under Gülmece

Terasımızdan Gün Doğumu

 

 

 

 

Yorum bırakın

Filed under Antalya, Fotoğrafçılık, Hobilerim

Ahşap mandallarla bahçe ve terasınız için basit dekoratif tasarım

http://www.barnorama.com/’da gördüm.

 

 

 

1 Yorum

Filed under Dekorasyon, Hobilerim, Uncategorized

Badem’in yürek burkan hikayesi

Onların çileleri hiç bitmiyor nedense.

Çok azı sevilip bakılıyor, korunup gözetiliyor. Pek çoğu da çile içinde kısacık yaşamlarını sürdürüyorlar.



Badem 20 aylık dünya güzeli bir köpekcik. Kısırlaştırılmış bir kız. Bakışlarının derinliğini, güzelliğini anlatamam. Çok da iyi huylu, sevgi delisi bir   köpekcik..Hikayesi sokakta başladı, henüz bir iki aylıkken sevgili arkadaşım melek kalpli Yasemin Hanım sokakta kötü koşullarda bulup aldı Badem’i. Daha doğrusu almak zorunda kaldı, çünkü sokakta yaşayamayacak kadar kötü durumdaydı.

Ne var ki, Yasemin Hanım’ın yine merhameti ve hayvan sevgisi nedeni ile daha önce sahiplenmek zorunda kaldığı üç köpeği daha vardı. Kızları ile birlikte yaşadıkları apartman dairesinde komşularını rahatsız etmemek için gösterdikleri çabayı ve özeni çok iyi biliyorum. Yine de küçük apartman dairesinde dört köpekle yaşamaları, dikkat çekmelerine neden oldu. Özellikle hayvanları sevmeyen komşuları tarafından hedef haline geldiler. Çektikleri sıkıntılar anlatmakla bitmez. Sonunda mahkemelik oldular. aşırı baskılardan bunalınca Badem’i ve Minnoş’u bir tanıdıklarına geçici olmak kaydı ile emanet ettiler. Ancak o kişi de iş nedeni ile başka bir kente gidince köpekcikler üçüncü kişilerin eline kalmış. Ayrıntılara girmeyeceğim ama şu an özellikle Badem’in içinde bulunduğu koşullardan kurtarılması gerekiyor. Yasemin Hanım son derece üzgün, çaresizliğktan moral olarak tükenmiş durumda.

Bu canları, özellikle fiziksel olarak daha kötü durumda olan Badem’i acil olarak içinde bulunduğu durumdan kurtarmamız gerekiyor. Gerçek hayvanseverler!! Lütfen sesimizi duyun ve bu canları kurtarmamıza yardım edin. O güzel gözlerin yeniden ışıl ışıl parlaması için onları sahiplenecek birileri olmalı. Bu kişiler siz ya da yakınlarınız olabilir. umudumuz olur musunuz?

Yer:Antalya

İletişim  için:05069265336 Not:Lütfen gerçekten çözüm olabilecekler arasın!

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Hakları, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Günaydınlar! Güne gülümseyerek başlamaya ne dersini?


Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme
adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava
içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta
teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı,
yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her
öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş
bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu.
Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her
zaman köşe basında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.
Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından
aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra,
bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak
tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek
yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin
soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha
kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar
sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle
bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra
bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak
üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.

Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan
bir TEBESSÜMSÜN sonucuydu.

Yorum bırakın

Filed under Yaşamdan