Biber Evde!

Biber

Bu bir özeleştiri yazısıdır!

Özü sözü bir olmak, en takdir ettiğim insan davranışlarından biridir. Öyle de olmak gerekir zaten; sözde değil özde insan olana bu yaraşır.

Ne var ki bazen istemesem de söylediğim başka, yaptığım başka olabiliyor, ne edeyim…

Evet, utanç verici bir durum ama bir konu var ki, zayıfım işte..

Aşağıda anlatılanlar bizim evde yaşandı, yaşanmakta. Konu daha iyi anlaşılsın diye renklerle belirledim söylemlerimi ve eylemlerimi. Söylemlerim kırmızı, iç sesim ve eylemlerim ise mavi.. Açıklama bölümleri ise siyah olsun.

Artık bu evin kotası doldu, sağlık sorunlarım da var. Bir daha eve hayvan almak yok!

Allah’ım ne olur karşıma, yaralı, bakıma muhtaç, terkedilmiş kedi ya da köpek çıkarma. Büyük büyük laflar ediyorum ama ya dayanamaz alırsam?

Yok, yok alamam! Elimin hali ortada. Hem git gide yaşlanıyorum da. Nasıl başederim? Evet bahçede sokakta bakarım elimden geldiğince ama eve almam yanlış olur.

Derken efendim, bahçede baktığım kediciklerden biri bana pek bi alışır ve çeşitli cilvelerle, mırmırlarla, peşimden ayrılmaz olur. Bu tabiri caizse uzun tüylerinin altında bir lokmacık olan narin, yosun gözlü, siyah-turuncu kürklü, çirkin ama çok sevimli kız kapımın önünden ayrılmaz olur.
Komşumdan aldığım bilgiye göre adı Biber’miş. Sahipsiz de değilmiş ama;

nasıl bir anlayışsa, sözde sahipleri haftalardır bizim kapımızdan ayrılmayan, burada yiyip içen, tasmasız kediciği hiç mi merak etmezler? Üstelik sitede tasmasız kediler risk altındalar. Sahipsiz diye toplanıp siteden uzaklaştırılma durumlarından söz ediliyor, içim gidiyor.

Neyse biz söylemlere ve eylemlere devam edelim;

Biber’cim, güzel kızım, sana bu tasmayı takıyorum, sırf senin güvenliğin için ama seni eve alamam tatlım. Yoksa eşim çok kızar. ”Her sempati duyduğun hayvanı eve alman doğru mu?” diye söylenir.

Derken Jane ve Colette bahçe keyfini tamamlayıp pat diye eve dalarlar. Biber, aralık kapıdan o şirin kafasını uzatıp meraklı gözlerle içeriyi kolaçan eder. Eşim de keyifle maç izlemekte. Biber’i falan gördüğü yok..

Ayy! Dayanamam sana, gel hadi, gel!

(İşte bu an kırılma noktam)Daha, yağmur yok, fırtına yok, soğuk yok ama benim yelkenler suya indi bile..

Veee Biber evde!

Yaa, işte böyle dostlar. Söylediklerimle çelişiyorum, gördüğünüz gibi..


Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s