(Meğer) Seçimlerimiz(miş!!!)

Son zamanlarda yaşadığım  sağlık sorunları nedeni ile oldukça zor günler geçirdim..

Bu süreçte pek çok dostun moral desteği ve deneyimlerini paylaşmaları bana gerçekten iyi geldi.  Bu paylaşımlar  bazen  bir kaç cümle ile  oldu, bazen de sayfalar  dolusu idi.

Ayrı ayrı yanıt yazamadım ama tümü de benim için çok anlamlı, çok güzeldi..

Yalnız bir mektup vardı ki, yalnızca kendime saklayamazdım. Çünkü bana verilen ip uçları belki pek çok insanın da işine yarayabilecek türdendi. Eski bir arkadaşım bir zamanlar okuduğu ama ne yazık ki yazarını ve adını anımsayamadığı bir kitaptan söz ediyordu. Bu kitapta anlatılanlardan aklında kalanlara kendi düşünce ve deneyimlerini de katarak, bana uyarlayıp bir şeyler yazmıştı.  Kendisinin de iznini alarak sizlerle paylaşmak istedim. Bu bir bilimsel makale  değil. Sizlere mantıklı gelebilir, gelmeyebilir de.. Çünkü bazı ifadeler biraz rahatsız edici geldi bana ama dikkatli okuyunca  kötü bir anlam taşımadığını anlıyorsunuz. Örneğin: ”Hasta insanlara lüzumundan fazla ilgi göstermeyin!”sözü.. Görüldüğü gibi,”ilgi göstermeyin” denmiyor, lüzumundan fazla ilgi göstermeyin deniyor.
Okuyun ve değerlendirin. Belki de yaşamınıza olumlu bir katkısı olabilir…

Benim için  zaman ayırıp bu satırları yazan kadim dostuma teşekkür ediyorum..

İşte bana gönderilen yazı:

Pek çok ipucu vardı ama ben bir kör
gibi göremedim..
İpuçları birikti ve çoğaldı ve ben
hala anlamadım gerçeği. Ancak düşünce gücü ile ilgili bir kitap okuyunca farkındalığım arttı..
Derken öyle bir dank etti ki, bizzat
kendi yaşadıklarım ve yakından tanığı olduğum olaylar gösteriyordu; biz insanlar
düşüncelerimiz yolu ile başımıza gelen pek çok şeyin  ve  durumun
oluşturucularıyız.
Hoşnut olmadığımız durumları bile
bir şekilde (bilinçli ya da bilinçsiz) seçen bizleriz. Elbette kötü ve sıkıntı
veren durumları isteyerek, bilerek seçmiyoruz. Zayıflıklarımızla, en çok da
çevremizdeki insanların ve koşulların yönlendirmeleri ile, gerek kabullenme gerekse biçilen
role uygun hissetme ya da davranma şeklinde oluyor seçimlerimiz. İnanması güç
ve mantıksız gibi görünse de yaşamımızdaki  iyiliklerin, kötülüklerin,
mutlulukların, acıların, hatta hastalıkların  pek çoğu bizim seçimimiz. Biz bu seçimleri çoğu
kez bilinçsizce yapıyoruz. Beyin denilen muhteşem organa bir şekilde hepsini
düşünceler yolu ile kaydedip, ne zaman ve nasıl kaydettiğimizi bile bilmeden duygusal
tepkimelerle, hissetme yolu ile harekete geçiriyoruz. Çok kabaca ifade ettiğim gibi,
kayıt ve tepkimeler zinciri olarak yaşamımıza dolduruyoruz tercihlerimizi ve ne
yazık ki biz hiç birini, nasıl yönlendirdiğimizi bilmeden sadece süreçlere ve sonuçlara katlanarak yaşamımızı sürdürüyoruz.
Mademki başımıza gelenler bizim
seçimimiz, seçimlerimizi doğru yapmayı öğrenmek mümkün müdür? Evet mümkündür. Hem
de bunu başarmak sanıldığı gibi karmaşık ve zor değil. Beynimiz yani o mükemmel
güç bizim emrimizde aslında. Bu Tanrı’nın en büyük lütfu insanoğluna. Onu
kullanabilme bilinci biz insanlara kalmış. Seçimlerimizi yani tercihlerimizi
doğru yapmalıyız. Bunu sadece sözlerle ifade etmek bile işe yarayabilir ama
asıl önemlisi ve doğrusu seçimlerimizi sık sık olumlamalar yolu ile kendimize, beynimize telkin etmemiz. En basit  aynı zamanda en çarpıcı ve yaşamımızı en çok etkileyen bir
örneği ele alalım: Hastalıklarımız.
  Okuduğum kitapta şöyle  bir şeyler  yazıyordu:
”Örneğin; bir rahatsızlığınız var.
Muhtemelen vaktiyle bu hastalığı birilerinden bir yerlerden duydunuz ya da
böyle bir hastalık durumunu düşündünüz. Yıllar yıllar önce ufacık bir ağrıyı,
sızıyı vs aynen şimdiki haliniz gibi kurguladınız, böyle bir hastalığa
yakalanabileceğiniz aklınıza geldi. Ama bunu hatırlamıyor bile olabilirsiniz. (Senin
kollarındaki ve ellerindeki şu an var olan rahatsızlık gibi..)  İşte yıllar
önceki bu düşüncelerinizle hastalık seçimimizi yapmış oluyorsunuz. Sakın
”hastalığı kim seçer, kim hasta olmayı tercih eder?” demeyin. İnsanoğlu çok
karmaşık bir varlık. Farkına bile varmadan, ödümüz kopsa bile bazı durumları
kendimize yakıştırabiliyoruz.. Bunun nedenleri pek çok..”

 Başta kendimle ilgili olmak
üzere, bunun böyle olduğunu kanıtlayan pek çok durum ve bu durumu yaşayan kişi
tanıyorum.. O halde içinde bulunduğumuz andan başlayarak hastalık ve  sıkıntıları düşünmekten, kendimize
yakıştırmaktan  vazgeçeceğiz.
Şimdi asıl konuya gelelim, bu zarar
veren seçimlerimizden nasıl kurtulacağız? Beynimizi temiz tutup eğiterek. Hiç
bir temizlik eylemi kendiliğinden olmaz, bunun için enerji ve zaman
harcayacağız ama sonuç mükemmel olacak!

”Kendinize bir bakın, ufak bir
rahatsızlığınız varsa bile bunu ifade etmeniz gerekince, örneğin, bir
yakınınız, eşiniz, arkadaşınız,  ”şimdi nasılsın?” dediği zaman, ”çok
fenayım, iyi hissetmiyorum, halim yok!” diyorsanız işiniz zor. Hastalığınız
iyileşme sürecine girdiyse bile beyninize aksini iddia ediyor, onu iyileşmeniz
için çabalatmak yerine duraksatıyorsunuz demektir. Bu söylediğim ufak
rahatsızlıklar için böyle ama ufak rahatsızlıklar büyüklere dönüşebilir. ”Dur!”
demeyi seçin!!”

Şimdi daha basitleştirelim durumu:
Hastalıkları düşünceler yolu ile
davet etme!
Sohbetlerde hastalık konularına hiç
girme, hastalığı hatırlatan uyaranlardan kaç.
Bir hastalığı asla kendine
yakıştırma.
Hasta insanlara lüzumundan fazla
ilgi gösterme.
Ortaya çıkan rahatsızlıkları
dramatize etme, gerekiyorsa, bilimsel yollara baş vur.
Hastalığını ve şikayetlerini sık sık
dile getirme, hatta hiç dile getirme, bir sıkıntın varsa git doktora anlat.
O an için olumlu hissettiğin
durumları değerlendir, olumsuzlukları olabildiğince düşünme
En iyi durumları, rahatlatıcı
pozisyonları bul ve uygula, yapmayı sevdiğin, yapabildiğin işlere yönel. ” Yapamıyorum
hastayım” bahanesine sığınma.. Dürüstçe, ”aslında şu işi şu an yapabilecek
durumdayım ama canım istemiyor” diye gerçekle yüzleş.
Sabah, akşam ve ne zaman içinden
gelirse olumlamalarını yap, yani kendinle, beyninle, yüreğinle konuş.
Örneğin
senin olumlamaların şöyle olabilir: Elbette sen bunları dilediğin gibi değiştirebilir ya da başka olumlamalar ekleyebilirsin.

Allah’ım,
şükürler olsun ki durumumu biliyorum..
İstemeden
de olsa davet ettiğim, istemeden de olsa kendime yakıştırıp yaşamıma soktuğum
tüm musibetleri, hastalıkları, ağrıyı, sızıyı, düşünceleri yaşamımda,
yakınımda, beynimde, bedenimde istemiyorum. Hiç birini kendime yakıştırmıyorum.
Örneğin
şu an ve sonrasında güzel güzel nefes alıp, içimin huzurla, mutlulukla dolup
taşmasını seçiyorum..
Şu
an ve sonrasında sağlıklı olmayı seçiyorum.
Ellerimdeki
ağrıların, uyuşmaların, isteğim dışında da olsa benim davetimle geldiğini kabul
edip bu sıkıntıların artık beni terketmesini seçiyorum.
Beynime
bunları hissetmesi telkinini verdiğim için kendimden ve beynimden özür diliyor,
şu an ve sonrasında kesinlikle ağrısız, sızısız, uyuşmasız olmayı seçiyorum..
Ben
bu akşam ve bu gece dünden çok daha rahat uyumayı, hiç bir ağrıyı ve o kötü
karıncalanmaları hissetmemeyi seçiyorum. Bunları istemeden de olsa yaşamıma
soktuğum için pişmanım. Artık defolup gitmelerini seçiyorum..
Vücudumun
hala çok iyi durumda olduğunu biliyorum ve tüm organlarımın gayet iyi
çalışmalarını istiyor ve seçiyorum. Zaman zaman istemeden de olsa onların
düzgün çalışmasına engel olan düşüncelerimi uzaklaştırmayı seçiyorum. Evet kararlıyım; daha sağlıklı olmayı seçiyorum..
Ben
bu akşam ve sonrasında daha enerji dolu, daha canlı, daha keyifli bir insan
olmayı seçiyorum. Bu seçimimle çok daha kaliteli bir uykuyu hak edeceğimi
biliyorum ve zaten öyle uyumayı seçiyorum..
Ben
bu akşam ve sonrasında bedenimin ruhumun beynimin daha temiz, daha ferah olmasını seçiyorum. Bunun
için gerekeni yapacağım.
Ben
bu anda ve sonrasında zihnimin daha berrak, daha dingin olmasını
seçiyorum..
Ben bu gün ve
sonrasında daha taze, daha güzel, ışık saçan bir kadın olmayı seçiyorum.. 
Midemi
lüzumsuz yiyeceklerle doldurmadan sağlıklı beslenmeyi seçiyorum..
Ben şu an ve
sonrasında sakin, hoş görülü bir insan olmayı seçiyorum. Daha çok gülümsemeyi
seçiyorum..
Ben şu an ve
sonrasında kültürlü, akıllı bir insan olmayı seçiyorum. Kesinlikle bunu hak
ediyorum.
Ben bu akşam ve
sonrasında çok hoş sürprizler yaşamayı seçiyorum..Hayvanların ve iyi insanların
mutlu yaşamalarını seçiyorum..
Ben şu an ve
sonrasında etrafımda, evimde, bahçemde, yanı başımda hep güzellikler olmasını
seçiyorum. Kötülükleri, hastalıkları, kötü insanları, kötü düşünceleri kovuyor,
onlardan çok uzak olmayı seçiyorum.
Ben şu an ve
sonrasında bolluğu, bereketi, sağlığı güzelliği, huzuru, iyiliği seçiyorum. Bunların
aksi durumları hayatımdan kesinlikle kovuyorum..
Ben şu an ve
sonrasında kendimi ve iyi olan her şeyi sevmeyi seçiyorum. 
Ben bu seçimimi zaten hak ediyorum..
Beni bu bilinç
düzeyine ulaştıran Tanrı’ma şükürler olsun!!!




Not: Sevgili Ella’mın  verdiği linkteki videoyu mutlaka izlemelisiniz. Teşekkürler Ella’cım.
http://www.youtube.com/watch?v=Ij_ZPkKmhek


Yorum bırakın

Filed under Sağlık, Yaşamdan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s