Monthly Archives: Mayıs 2013

Tahammülsüz Bir Toplum Olduk

Ama nelere?

Bir kaç gün önce bir komşum sızlanıyordu; her sabah sesleri ile uyanınca kendimi cennette  sandığım kuşlardan şikayet ediyordu. Terasını, balkonunu kirletiyorlarmış!

Şaşkınlık içinde kaldım. Bir diğeri de köpek havlamalarından rahatsızmış! 
Şehrin gürültüsünden, karmaşasından kaçıp adeta cennetin son kırıntıları dediğim ve ne yazık ki etrafın yavaş yavaş yüksek  apartmanlarla çevrilmeye başlaması ile kaybetmekten kaygı duyduğum bu yerde bunları işitmek ne üzücü… 
Oysa ki;
Nelere tahamül ediyoruz şu ülkede:
Kötü yönetilmeye, çevrenin  kirletilip talan edilmesine,  bedelini ödediğimiz halde  hak edilen hizmetlerin alınamamasına, adaletsiz adalet sistemine, kötü eğitim koşullarına, haksız kazançlara, emeğin sömürülmesine, iğrenç popüler kültür dayatmalarına, etik olmayan reklamlara, insanlara ve hayvanlara yapılan işkence ve kötü muameleye, doğanın katledilmesine  vs. vs. 
Yaşam halkasının en zayıf zincirleri olan,  gözümüz gibi korumamız gereken korunmasız hayvanlara tahammülümüz yok. En zayıf halka olmaları  önemsiz olmaları anlamına  gelmez. Çünkü bir halka  koparsa zincir  işlevini yitirir.  Ey insan oğlu, nelere tahammül edip  nelere edemeyeceğine  iyi düşünerek karar ver! Zincirler kırılıyor..
Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Ülkemden İnsan Manzaraları, Ülkemin Halleri, Memleketimin Halleri, Yaşamdan, İronik Yazılar

Taze Kayısılı Kağıtlı Kek

Tv’de  ”Kek Savaşları”  adlı eğlenceli yarışmayı izleyince ve Pinterest com. ‘daki  göz alıcı kağıtlı kek  resimlerini gördükçe, ben de heveslendim kağıtlı kek pişirmeye.
Havuçlu, çikolatalı, vanilyalı tarifler denedim. Bu tarifleri yabancı sitelerden buldum ama  kendimce değişiklikler yapmaktan  geri kalmadım.  Bazıları vasat  olsa da  harika lezzetler yakaladım. Deneyimli arkadaşlar bilirler; bu işlerde beceri zamanla gelişiyor ve bir de bakıyorsunuz o   göz alıcı görüntüleri, harika lezzetleri olan kekleri siz de yapabiliyorsunuz:)
Daha önce kepekli unla, bol ceviz, fındık, badem ve çeşitli baharatlarla  aromalandırılmış dokulu kekleri  severek pişirmiştim.  Bu kez  kekimin meyve aromalı ve ipeksi dokulu, yumuşak olmasını istedim. Hayal ettiğim rengi, lezzeti ve ipeksi  dokuyu tutturabilmeyi
umarak işe giriştim.
İşte sizlerle  gururla paylaşabileceğim  çok güzel bir tarif:
18 küçük muffin kalıbı için:

*İki su bardağı olgun kayısı püresi (kabuklarını soyup rondodan geçirin ve ikiye ayırın. İki su bardağı püre oldu. Bir su bardağı kayısı püresi şekerle  bir kaç taşım kaynatılıp marmelat yapılacak, diğer  bir su bardağı dolusu, çiğ püre olarak kek  hamurunda kullanılacak)
*1;5 su bardağı un (kabartma tozu ve vanilya ile birlikte elenecek
*3 yumurta(İki bütün, üçüncünün sadece sarısı)
*2 su bardağı  toz şeker (Bir bardağı üzerine sürülecek marmelat için, diğeri  hamuru için)
*Bir  çorba kaşığı suyu süzülmüş yoğurt (İpeksi  doku için gerekli)
*3/4 bardak sıvı yağ
*1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilya
*Üzeri için  kavrulmuş, rondodan geçirilmiş badem.

Yapılışı: Un, kabartma tozu, vanilya birlikte elenir.
Bir bardak kayısı püresi ve bir bardak  şeker, önce orta, sonra kısık ateşte  bir kaç taşım kaynatılıp  marmelat kıvamına getirilir.(Keklerin üstü için)

Başka bir  derin kaba yumurtalar, şeker, yağ, yoğurt  ve çiğ kayısı püresi konularak çırpma teli ile  hızlıca karıştırılır.

Sıvı karışıma unlu karışım da eklenip, hızlıca homojen bir  karışım elde edilir. Kalıpların  üzerinde biraz boşluk kalacak şekilde paylaştırılır.

Önceden ısıtılmış (160 derecede)fırında 30-35 dakika pişirilir. Bıçak batırma testini yapmanızı tavsiye ederim.

Üzerini  marmelat ve kavrulmuş, rondodan geçirilmiş bademle süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun!

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hobilerim, Mutfağımdan

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun!

ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞI’NDABir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.
Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.
Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemâl Paşa’nın kollarıydı.
Selam vererek Anadolu çocuklarına 
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz’in hâlini görmeliydi.
Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemâl Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi 
Erzurum’a kadar.
Cahit KÜLEBİ

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized

Birini kurtardık ama ya diğerleri ve anneleri?

Dün yavrulardan biri yeni yuvasına gitti. Anne ve kalan beş yavru barınağa gidecekler. Ancak  yöneticiye rica ettim, ”belki  bir ikisine  yuva bulabilirim, bir iki gün daha kalsınlar”  diye.  Biliyorum o da zor durumda, ben daha da zordayım. Yardım aldığım arkadaşım yarın Ankara’ya gidiyor.  Bu sabah mama ve su  için gittiğimde çok pis  su kapları ve etrafa saçılmış  bozulmuş yiyecekler gördüm. Köpeklerin  etrafında barındığı evde sürekli yaşayan birileri yok. ara sıra gelip akıllarınca kedi ve köpeklere yiyecek bırakıp gidiyorlarmış ama kelimenin tam anlamı ile oralar pislik içinde. Keneleri için damla uygulaması yaptım. Eldivenim olmadığı halde  oralarda bulduğum karton kutularla  kokuşmuş yiyecek artıklarını  alıp çöpe attım. Su kaplarını yıkadım ama temizleyemedim. Diplerinde  yarım karış balçık oluşmuş. Aslında hayvan sever olduğunu  iddia eden  bazı insanların  bilinçsizce yaklaşımları   bu hayvanlara  çok zarar veriyor. Bu yavruları bir an önce   bu ortamdan kurtarmalıyız.

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Hakları, Hayvan Sağlığı, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar

Bir Anne Altı Bebek

Daha önce sitenin istenmeyen iki köpeğinden söz etmiştim.

Ama beterin beteri var dedikleri de varmış..

  Hamile bir Golden kırması sitenin  başka bir köşesine  sığınmış ve doğum yapmış. Bana uzak oldukları için görmemiştim. Altı bebeği ile deyim yerinde ise çile içinde yaşıyor.
  
En büyük sorunları açlık değil; çünkü açlığa çözüm bulunur. Asıl sorunları çevredeki insanlardan gördükleri eziyet. Diğer ikisi gibi  bunlar da istenmiyorlar. Anne  sürekli  taş ve sopa ile kovuluyor. Evet açlık da çekiyorlar. Beslememize izin verilmiyor.  Aslında  onları beslemek gibi geçici çözümlerin  işe yaramadığını biliyorum. Yine de an  itibarı ile  annenin ve yavrularının  doyurulması gerekiyor. Bu durumda da hayvanları istemeyenlerin hedef tahtası durumuna düşüyorum. Koca sitede  bu durumdaki hayvanların koruma altına alınması, kısırlaştırılması için  barınakla iletişim kuran, durum takibi yapan ben ve arkadaşımdan başkası yok.
Az önce sitede yaşayan hepi topu üç hayvan severden biri telefon ederek beni çağırdı. ”Dün gece  yağmurda ıslanmışlar. Üstelik aç olan  bu aile çok zor durumda, gel  bir şeyler yapalım”  diyordu. Nasıl duyarsız kalabilirdim?
Evde hazırladığım  yiyecek karışımını alıp gittim. Ancak  hayvancıklar daha ilk  lokmalarını yerken yakındaki evlerden birinden çıkan yaşlı bir kadın  azarlar tarzda konuşmaları ile sinirlerimi alt üst etti.
Pazartesi günü anne ve yavruların alınması için girişimlerde bulunacağım. Yuva arayışlarının işe yaramadığını bildiğim halde  ”belki!” diyorum.. Belki  bir hayvan sever  yardımcı olur, hiç olmazsa bir kaçı  yuva  sahibi olur.. Çok üzgünüm çook!

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Hakları, Hayvan Sağlığı, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar

Gel de Sinirlenme!

Aylar önce Yataş’tan aldığım kanepe, kumaş tercihim yüzünden iki ay geç teslim edildi. Üstelik defolu çıktı. Defalarca sorun bildirdim, servisi tarafından incelendi ve düzeltilmek üzere alındı.. Yine aylarca bekledim ama geldikten bir kaç gün sonra sorun geri geldi, kumaşı potluk yaptı. Tekrar şikayet ettim. Bu kez gelen bilirkişi değiştirilmesini uygun gördü. Sevindim ama bu ürün çok şikayet aldığı için artık üretimi durdurulmuş. Beğendiğim farklı model için 10 gün sonra teslim sözü verildiği halde yine iki ay bekletildim. Ayrıca aradaki fiyat farkını bana para olarak ödeyemeyeceklerini söyleyip yerine bir ürün almamı istediler. Bir sehpa aldım; bu kez de üste para ödedim. Sehpayı kanepe ile birlikte göndereceklerini söylediler. Sonunda kanepe geldi ama sehpa yoktu. Pür telaş değişim yapılırken eski kanepenin kırlentleri unutulmuş. Bu sabah yastıkları almak üzere geleceklerini söylediler. Ben de gelirken sehpamı getirmelerini rica ettim. Ancak, ”biz sadece servis hizmeti veriyoruz, getiremeyiz” dediler. Biliyorsunuz ben şehir merkezine oldukça uzak oturuyorum. Mağazaya uğrayıp sehpayı alabilirlerdi. Böylece aylardır mağdur edilen bir müşteriye de bir nebze de olsa jest yapabilirlerdi ama öyle olmadı. Gelip yastıkları alıp gittiler. Bu arada benden de bir dolu söz işittiler.. YAZIKLAR OLSUN YATAŞ! Yaptığınız reklamlar farklı, çalışma sisteminiz ve ürün kaliteniz farklı.. Tüm dostları uyarıyorum!

Zaten biraz araştırınca kıyamet gibi şikayetler çıktı karşıma. Keşke bu araştırmaları ürünü satın almadan önce yapsaydım..
İşte şikayetler:

Yorum bırakın

Filed under Alışveriş, Memleketimin Halleri, Tüketici Sorunları

Hıdırellez Duası

Hıdırellez duası

Hıdırellez duası

a


Her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece Hıdırellez olarak kutlanır.İşte bu gecede dua etmek de gerekmektedir. İşte size bir hıdırellez duası… Allah dularımızı kabul etsin…
Hıdırellez duası
Sevdiğim kim varsa, kendim de dahil sevebileceğim herkes de dahil, sağlığı iyi olsun
Kalbi ritmini çalsın, yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun,
Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın,
Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından güç eksik olmasın,
Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın,
Sevdikleriyle bir arada olsun,
Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın, lafları birbiriyle başlasın,
Nesi varsa bölüşecek birisi olsun, nesi yoksa bulup getirecek biri olsun,
Bu birileri az ama öz olsun, bazıları dünyada tek olsun,
Sevgisinin tamamını harcasın, harcasın ki ona büyük bir miras kalsın,
Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun, onun yeri ayrı olsun,
Onu soysun, başucuna koysun ama yalan uydurmasın,
O her şeyine, her haline tek tanık olsun, bir hareketiyle güldüren bir hareketiyle ağlatan olsun,
Duyguların hepsi onda olsun, kalbi buna teslim olsun,
Bütün şarkılar onu anlatsın, aşık olsun, sırılsıklam olsun, kurumasın,
Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun,
İbadet eder gibi bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi onu yapıp dursun,
Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün, daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün,
O başkalarının bunu gördüğünü dış gözüyle görsün iç gözüyle işine baksın,
Neşesi bol olsun, kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin,
İçinde bir şey durup durup zıplasın,
Duydukları gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın,
Gürültü çıkarsın, saçma şeyler söylesin,
Çocuklukta en şımardığı ana sık sık gidip gelsin, nereye gidip geldiği bilinmesin,
Değiştirmek istedikleri değişsin, eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın,
Kapıda hep kamyonu dursun, dilediği yere taşınsın,
Kendinden taşınmak isterse içindeki güç dışındaki sevgi ona yardımcı olsun,
Bileği bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin,
Bir şey ona sürpriz olsun,
Günlerinden bir günü bir pakete sarılı olsun,
Açılınca içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın,
Bugün 365’ten herhangi biri olsun,
Öylesine bir Pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde unutulmaz bir Salı saklasın,
Öyle tahmini mümkün olmayan bir şey olsun ki bu hayatın zekâsını anlatsın,
Bir hayali gerçek olsun, bir hayale gözünü yumsun,
Hayalini kendinden saklamasın,
Bir çizgi filmde olduğunu, her şeyin mümkün olduğunu unutmasın,
Bu duayı okusun, kendi sesiyle duysun, duası gerçek olsun.
Her kelimesine şükretsin, tek satırına nazar değmesin
Amin!
Kaynak:

Mustici Kartal  http://blog.milliyet.com.tr/musticikartal 

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized