Bahar Temizliği

  • Bir dost Facebook sayfasında paylaşmış. 
    Çok hüzünlü  bir anımda okudum. Bir başka türlü içim burkuldu. Bizi yavaşlatan, yoran, üzen ne çok  yükümüz varmış meğer, kurtulmamız gereken….
    ”Yazmayan kalemleri.
    Sayfası bitmiş defterleri.
    Kulpu kırık fincanları.
    ‘Zayıflayınca giyerim’ kotunu.
    Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri.
    Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o sandalyeyi.
    Dibi kararmış tencereyi.
    Taşındığınız hangi evden kaldığı, hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları.
    Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı.
    Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini (kaset mi kaldı allah aşkına)
    Atın.
    Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
    Şimdi ihtimalleri atın.
    ‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
    Takılıp kaldığınız o günü.
    Düşünüp durduğunuz o lafı.
    Atın.
    Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü.
    Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’
    Atın.
    O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini
    Kestiğiniz eski gazete küpürünü
    İçinizi kemiren o ukteyi
    Atın.
    Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün.
    Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz, dışarıdan bir döner söyleyin daha iyi.
    Buzdolabının üzerindeki diyet listesini (faturaların altında duruyor)
    Depodaki koşu bandını.
    Atın.
    Cevabı olmayan soruları
    Kaçırdığınız fırsatları
    Atıldığınız işleri
    Beceremediğiniz ilişkileri
    Kişisel gelişim kitaplarını
    Atın.
    Arkanızdan konuşanları.
    Önünüzü kapayanları.
    Alamadığınız terfiyi
    Oturamadığınız evi
    ‘Şimdiki aklım olsa’ları
    Aldığınız en kötü karneyi.
    Hatta en iyi karneyi.
    Çalışmayan saatleri.
    İşe yaramayan fikirleri.
    Kaçan trenleri.
    Zamansız yaşlandıran dertleri.
    ‘O gün’ olanları.
    Halının altına süpürdüklerinizi.
    Dolabın dibine iteklediklerinizi.
    Atın.
    Bakın, ne güzel güneş çıktı.

    Banu Kiremitçi Bozkurt


    Bu arada; sevgili can yoldaşım, bacıcığım, Naciş’im, sen de o güzel yüreğini  yıpratan yüklerinden kurtul ve bir an önce sağlığına kavuş. Seni çook seviyorum canım arkadaşım. Dualarım seninle. 




Yorum bırakın

Filed under Ruh ve Beden Sağlığı, Yaşamdan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s