Monthly Archives: Ocak 2014

Hayvanınızı Çiftleştirmeden Önce İki Kere Düşünün!

Hayvanınızı çiftleştirirken  iki kere düşünün! Evsiz kedileri kısırlaştırmak için çaba gösteren hayvan severleri eleştirmeden önce de öyle..

Facebook Kedigiller Topluluğundan aynen alınmıştır!


Hayvanınızı çiftleştirirken 2 kere düşünün !.. Evcil hayvanınızı çiftleştirmek istemenizin nedeni aşağıdakilerden biri mi ? 1- Bir tane yavrusunu kendim alacağım , geri kalanını dağıtırım ya da satarım .. 2- Sağlığı için mutlaka çiftleştirmem gerekiyormuş .. 3- Doğası gereği çiftleştiriyorum .. Bir kere anneliği yaşasın .. Lütfen maddeler hakkındaki bilgileri okuyun : 1- Bir hayvan çiftleştirme sonrası takribi 5-6 tane yavru doğurur .. Bu yavrulardan bir tanesini siz alırsınız .. Daha sonra geri kalanını arkadaşlarınıza , arkadaşlarınızın arkadaşlarına vs. dağıtırsınız .. Siz aldığınız yavruya ölene kadar en iyi şartlarda bakacak olabilirsiniz .. Peki diğer yavrular ..? O yavruları ömür boyu takip edemezsiniz .. Ya gezdirirken kaybederler ya sıkılıp sokağa atarlar ya götürüp barınağa terk ederler ya da isteyen birine yavruyu verirler .. Bu yavruların sonu genelde sahipsiz kalmak , sokakta çocukların elinde işkence çekmek , trafik kazası sonucu sakat kalmak , tecavüze uğramak , barınakta buz gibi taşlarda hayatta kalma mücadelesi vermek , ve ölmektir .. Bu kedilerin şanslı olanları hayvan severler tarafından kurtarılır ve sözleşme ile iyi yuvalara sahiplendirilir .. Ama ya görmediklerimiz ..? Onların kaderini yüklenmeye ve onların günahına girmeye hazır mısınız ..? Bir kedi için daha evinizde yer varsa neden yuva bekleyen sahipsiz yavrulardan bir tanesinin hayatını kurtarmıyorsunuz ..? Yavruları satmayı düşünüyorsanız ; onların ticaretini yapabileceğiniz bir eşya olmadığını unutmayın .. Hayvanlar Allah’ın can verdiği ve yarattığı , bizim gibi duyguları olan canlılardır ve kesinlikle satılamazlar .. 2- Sağlığı için çiftleştirmeniz gerektiği mi söylendi ..? Peki size hayvanınız için en sağlıklısının çiftleştirmeden kısırlaştırmak olduğu da söylendi mi ..? Kedinizi ya da köpeğinizi dişi ise adet döneminden önce , çiftleştirmeden kısırlaştırırsanız ölümcül ve riskli olan kanser gibi hastalıkları engellemiş olursunuz .. (Lütfen sayfa altında kısırlaştırma hakkında verilen bilgileri okuyun ..) Kedilerde kısırlaştırma yaşı kemik gelişimi tamamlandıktan sonradır .. ( 7 – 8 Aylık) 3- Hayvanlarda aile bağları yoktur .. Onlar için çiftleşmek hormonal ve içgüdüsel bir şeydir .. Eğer etik kavramları olsaydı kendi çocukları ya da akrabaları ile çiftleşmezlerdi .. Bu nedenle dişi bir kedi doğurmadığında , insanlar gibi keşke bir kere doğum yapsaymışım diye düşünmez ve pişman olmaz ve eksikliğini de hissetmez .. Tabii ki kısırlaştırırsanız adet de görmeyeceği için hormonları dengelenmiş olacaktır .. Doğa kısmına gelince … Hangi köpek ya da kedi doğasına uygun yaşıyor ..? Sizce bu hayvanların doğasında buz gibi betonlar içinde , yemek ve su bulamadıkları sokaklarda dolaşmak , vızır vızır geçen araçların altında kalmak , insanlar tarafından dövülmek ve işkence görmek , barınaklarda hapis hayatı yaşamak vs. var mı ..? Maalesef hayvanların yüzde doksanı ya da belki daha fazlası bu şekilde yaşıyorlar.. Daha önce barınağı ziyaret etmediyseniz lütfen size en yakın ya da en çok ihtiyaç duyulan barınağa gidin .. Kısırlaştırmanın günah olduğunu düşünüyorsanız ; doğup da hayatları boyunca korku ile yaşamaları , kötü şartlar altında hayatta kalmaya çalışmaları , sebepsiz yere acı içinde ölmeleri günah değil mi..? Bu şartlarda yaşamalarındansa hiç doğmamaları daha iyi değil mi ..?
Reklamlar

1 Yorum

Filed under Can Dostlarım, Hayvan Sağlığı, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Badem’e Geçici Yuva Arıyoruz!

Tam iki yıl önce Badem’in yürek burkan hikayesini sizlerle paylaşmıştım.Badem’in Yürek Burkan Hikayesi Burada

Ama sonradan yaşadıkları bunları aratacak şeylerdi. Badem, apartman komşularının baskısı ile geçici özel bir barınakta yaşadı. Orada dövüldüğü anlaşılınca  parkta bakılmaya çalışıldı. İki yıl boyunca çekmediği çile kalmadı. Parkta göz kulak olmaları için rica ettiğim lunapark işletmecileri dün aradı. Çok şikayet aldıklarını, park  yönetimi tarafından baskı  gördüklerini söylediler. Onu parka bırakmak zorunda kalan arkadaşım Yasemin  kısa bir süre önce anjiyo oldu ve evinde apartman komşularının baskısı altında üç köpeğe ve bir kaç kediye bakıyor. Hepsi de  yaşlı, hasta, bakıma  muhtaç hayvanlar. Dün onunla da konuştum. Evin bu durumunun sağlığı için son derece sakıncalı olduğunu söyledim ama bana  şu soruyu sordu:”Ne yapayım?”
Badem’i ben almayı çok  düşündüm ama yaşadığım sitede bir kaç  hayvana izin verilmiyor. Minik ve kedileri biliyorsunuz. Komşularımla çok iyi anlaştığım halde daha uzak olanlarca sırf baktığım  hayvanlar yüzünden sık sık hedef gösteriliyorum. Aslında burada mutlu olsak da  başta bu nedenle, bağımsız bir ev edinmek için çabaladım. Pek çok zorluğa  rağmen buraya bir buçuk saat uzaklıkta bir ev aldık. Daha doğrusu yasal işlemleri çözmeye çalışıyoruz. Çünkü bu ev  Alman bir çifte ait. Tam olarak süreyi bilemesem de  yakın bir zamanda  taşınacağız. İşte o zaman ilk işim Badem’i parktan almak olacak. Bu süre içerisinde Badem’e geçici bir yuva arıyoruz. Sevgili dostlar, korku ve panik içindeyim. Fazla kaygılandığım geceler ellerimdeki uyuşmalar artıyor. Badem parkta dövülüyor, istenmiyor. Ona biz taşınıncaya dek  sahip çıkacak bir aileden haber bekliyorum.

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar

Yardımlarınız İçin Teşekkürler!

2169657ova0ug03z7

 

İstanbul’dan Ayşegül Hanım, Ankara’dan Selim Bey!

Sizlere yürekten teşekkürler.

Bir kaç gün önce Ankara’dan bir dostun yardım isteyen sesini duydunuz. Bu kışta kıyamette, parkta, aç kalan köpeklere tek başına bakmaya çalışan genç bir  hanımın sıkılarak, üzülerek bana yansıttığı çaresizce seslenişini duyurmuştum size.

İşte bu iki dost ilgilenmişler ve aramışlar. İmkanları elverdiğince yardımlarını ulaştırmışlar. Ayşegül Hanım’ı tanıyorum.

Hobi Pazarım adlı bloğun yazarı. http://hobipazarim.blogspot.com/2013/12/yatak-ortusu.html

Selim Bey’i ise tanıyamadım.  Bize yazarsa kendisini tanımaktan onur duyarım.

Her iki dosta da selam ve sevgiler bizden. Sokakta yaşam savaşı veren canlar adına…

Daha önceki  duyurumuzu görmemiş olanlar için çağrımızı yineliyelim:

glyasci@hotmail.com


Tel: 05438163402

Hadi, arayın lütfen. Küçük de olsa bir katkınız olursa seviniriz. Bebek köpekler de var mama bekleyen.

Emin olun yapacağınız  en küçük  yardım bile çok makbule geçecektir. Duyarlı yüreklerinize şimdiden teşekkürler..

Ayrıntılar burada:Ayrıntılar Burada(Tık)

Yorum bırakın

Filed under Can Dostlarım, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar

Minik ve Kediler

Yaşlı, huysuz ama bir o kadar da tatlı köpekcik Minik’in en güzel özelliği kedilerle olan dostluğu. ”Kedi(ler) ile köpek dost olur mu?” diye merak edenler varsa:

Minik ve Jane

Minik ve Jane

Minik ve Jane

Minik ve bebekler

Minik ve Nazmiş

Minik ve İpek

Minik ve Jale

Minik ve Jale

Minik ve Biber

Minik ve Colette

Minik ve Biber

Minik ve Jane

Minik ve Nazmiş

Minik ve Jane
Minik ve Nazmiş

Yorum bırakın

Filed under Can Dostlarım, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Stand by me (Benimle Kal)

Şarkıdan mı söz edeyim, filmden mi? Bilemiyorum…
Ah o film, elbette o şarkısız olamazdı..

Hadi 1986’ya gidelim. Film Stphen King’in ”Ceset” adlı öyküsünden uyarlanmış bir gençlik filmi. Dolayısıyla sonradan  yıldız olan bir çok oyuncunun ilk gençlik dönemlerindeki hallerini görebilirsiniz bu filmde. Örneğin john Cusack, Kiefer Sutherland  gibi.
Ama….  biri var ki…  Erken göçüp giden River  Phoenix. Yetenekse yetenek, yakışıklılıksa yakışıklılık. ”Acaba yaşasaydı nerelere gelirdi, ah be hayat!!” dedirtiyor..

http://tr.wikipedia.org/wiki/River_Phoenix

Neyse, kısaca filmden söz etmek istiyorum; bu film  son zamanlarda suyu çıkartılan gençlik aşklarından söz etmiyor. Baş rollerin  çocuklar tarafından kotarılmış  olmasından mıdır bilmem ama çocuk aşklarının sömürüldüğü vıcık filmlerden değil işte. Geriye kalan  yaşama dair her şeye bir güzel giydiriyor bu film. Ebeveyn ilişkilerinden arkadaşlığa, kötü alışkanlıklara, korkuya..  Hiç abartmadan, edebi ya da şiirsel olma kaygısı duymadan, o çocuksu  samimiyeti  hissettirebilen bir film.  Bu hüzünlü filmi izleyip de eski güzel, saf arkadaşlıkları anımsamamak olası değil.
Emeği geçenlere ve ve  E. King’in muhteşem parçasına saygı benden…

Yorum bırakın

Filed under Müzik, Sinema

Yardımlarınıza İhtiyaç Var!

Bu soğuk kış günlerinde bir de açlık çekiyorlar!

Benim değerli hayvan sever dostlarım! Ankara’dan bir dost iletisi aldım;

Tıpkı sizler gibi, yüreği  onların sevgisi ile dolu ancak imkanları  kısıtlı bir hanım zor durumda olduğunu  söylüyor.

Yaklaşık 50 kadar sokak köpeğine ve kedisine bakmaya çalışan, gerekince tedavileri için çaba gösteren bu arkadaşımız mamasız  kaldığını anlatmak zorunda kalmış. Soğuk, sokaktaki diğer tehditler bir yana, o canların en büyük sıkıntısı olan açlık gerçekten de yürek burkan bir durum. Ne yazık ki ülkemizde  sokak hayvanları ile ilgili köklü ve insani çözümler üretilemediği için biz hayvanseverlere büyük işler düşüyor. Altından kalkabiliyor muyuz? Ne yazık ki ”Hayır”. Yine de elimizden geldiğince dayanışma içinde olmak, böyle sıkıntılarda bir parçacık da olsa katkıda bulunmak  bizlerin  görevi, öyle değil mi? Arkadaşımız  sadece mama desteği istiyor.  Kendisi ile iletişim kurup ayrıntıları öğrenebilirsiniz.

glyasci@hotmail.com

Tel: 05438163402

Hadi, arayın lütfen. Küçük de olsa bir katkınız olursa seviniriz. Bebek köpekler de var mama bekleyen.
Emin olun yapacağınız  en küçük  yardım bile çok makbule geçecektir. Duyarlı yüreklerinize şimdiden teşekkürler..

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Hakları, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar, Sosyal Etkinlikler