Monthly Archives: Mayıs 2016

Portakallı Kek

Bahçemizdeki son yaz portakallarını  da   topladık. Çay saati  için  güzel bir portakallı kek pişirmeye karar verdim.

Malzemelerimiz:10 adet cup cake için 1,5 su bardağı un, 2 yumurta, 1 su bardağı şeker, toplam yarım su bardağı eritilmiş tereyağı + sıvı yağ karışımı, kabartma tozu, 1 büyük portakalın  suyu ve rendelenmiş kabuğu.

Sıvıları ve şekeri çırparak işe başlıyoruz. Unu kabartma tozu ile eleyip, rendelenmiş portakal kabuklarını da ilave ediyoruz. Çırptığımız sıvılara  unu ekleyip pürüzsüz oluncaya dek  kaşıkla karıştırıyoruz. Hepsi bu.. Kağıt kalıplara paylaştırıp 180 derecede 35 dakika pişiriyoruz. Mis gibi portakal kokuları  evinize yayılıyor. Deneyecek olanlara afiyet olsun.

Çay soframızı balkonumuza  hazırladım. Beyaz sardunya, sukkulentler  balkonun  gözdeleri..

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Hobilerim, Mutfağımdan, Uncategorized

Gazanyalar

Bir adı da ”Koyun Gözü Papatya”
Bahçemde iki yıldır güzel güzel açmaktalar, hem de aylarca.

 Daha önce de söz etmiştim; bahçem için doğru bitkileri bulmak epeyce uğraştırdı ama gazanyalar  baştan beri beni üzmediler. Bahçe ve balkonunu çiçeklerle renklendirmeye meraklılar için deneyimlerimi paylaşmaya devam ediyorum. İşte gazanyaların huyu suyu burada:

Renkleri muhteşem! Öbek öbek dikilirlerse çok sayıda açarak görsel bir şölene dönüşüyorlar. Ben onları  bahçemdeki iki palmiyenin altına çepeçevre dikip etrafını doğal taşlarla çevirdim. Fazla toprağa ihtiyaç duymadıkları için bu uygulama doğru olmuş.Kökleri fazla derine gitmiyor.
Gazanyalar bol güneş isteyen bitkiler ama Akdeniz kıyılarında yaşıyorsanız tıpkı sardunyalar gibi orta yoğunlukta güneş ışığı da yeterli. Bizim buraların direkt güneş ışığı  gündüz saatlerinde çok yakıcıdır.

Su ihtiyacı da sardunyalar gibi. Dipleri tamamen kuruyunca sulamak gerekiyor. Sabah erkenden ya da akşam üzeri güneş batınca ideal sulama zamanı. Bitkiyi ıslatmadan sadece toprağa  su vermekte yarar var.

Ekimi ve sevdiği  toprak özelliğine gelince; kış sonunda donlar geçince, tohumlarını 20 cm aralıkla ekebilirsiniz. Balkonlarda da uzun saksılarda, derinliği az, geniş yuvarlak saksılarda   çok  güzel yetişiyor. Ben  ilk gazanya  fidelerimi  çiçek serasından minik torbalarda  satın almıştım ama sonradan tohumlarından ve  yanlarda çıkan yavru fideleri ayırarak çok kolay  çoğalttım. Hafif kumlu, geçirgen, az asitli toprakları seviyor. Fideleri fazla derine dikmeye gerek yok. Tohumlar için  ise yaklaşık 1 cm derinlik yeterli.
”Zararlıları var mı?” derseniz, ben görmedim. Eğer  minik bit ya da tırtıl görürseniz ben kimyasal  ilaçlar kullanmanızı önermiyorum. Arap sabunu su karışımı püskürtebilirsiniz.

Bu sonuncusunu yeni yetiştirdim.  Henüz tek fide. Parlak rengi ile çok göz alıcı değil mi..

Hepinize bol renkli bahçeler, balkonlar diliyorum.  Unutmayın  bu renkler stresten arınmaya bire bir!

Yorum bırakın

Filed under Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Hobilerim, Uncategorized

Hayvanseverleri Rahat Bırakın!

Öyle insanlar var ki, hayatında bir kez bile bir hayvana sevgi duymamış, hatta insana da..(muhtemelen sadece kendini sevmiştir bunlar).  Onların da tıpkı insanlar gibi duyguları olduğunu; sevilmemek, istenmemek, terk edilmek, dövülmek gibi ve hatta daha da kötü davranışlara maruz kalınca çektiği acıları hiç mi hiç düşünmemiş… Onları fazlalık olarak gören, iğrenen, acısından haz duyan hasta ruhlu insanlar!

amca

Bir de böyle insanlar var, fotoğraftaki amca gibi.. Güzel yürekleri onlara, ”her canlıya yaşama hakkı ver” diyen, yaşamın anlamını, döngüsünü çözmüş harika insanlar.. İlk sözünü ettiklerim, hiç olmazsa diğerlerini rahat bırakın. Onların yüce gönülleri ile yaptıkları çabalara engel olmayın. Hayvanseverleri aşağılamak, engellemek yerine kendinize bir bakın, empati kurun, eksik olan vicdanınızı yapılandırın.
Not: Bu yazı benim köpeklerime, kedilerime iyi bakmamdan rahatsızlık duyan, bunu alaycı bir uslupla dile getiren bir takım eksik insanlara ithaftır.

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Hakları, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Uncategorized

Bahçe ve Balkonların Rengarenk Güzelleri Sardunyalar

Bahçe ve balkon bitkileri konusunda deneyimim arttıkça tatmin edici sonuçlar alıyorum. Bu paylaşımlarım, belki  birilerine ilham verir, özellikle bu işlere cesaret edemeyenlere yol gösterir  diye…

Daha önce de söz etmiştim; bahçe ve  balkon için  süs bitkileri  seçerken bitkilerin ışık, gölge, sıcaklık, nem, ihtiyaçlarına  dikkat etmek gerekiyor. Tabii ki  her bitkinin sevdiği toprak türü de farklı. Sevdiğim, beğendiğim bazı bitkileri bahçemde ya da balkonumda görmek istediğim yerlere konumlandırıp sonra da hayal kırıklığı yaşamışımdır.  Araştırıp, deneme yanılma yöntemi sonuçlarımı da birleştirince pek çok bilgiye ulaştım.

Öncelikle bitki seçerken yaşadığımız yerin iklimine uygun tercihler yapmalıyız. Küçük bir örnek; ilkbaharda dikip yaz boyunca  güzel çiçekler veren pentaslarım, renklerine  vurulduğum sarı, turuncu fuşya begonvillerim, Akdeniz iklimi etkisi altında olduğunu sandığım bu yerde, kışın dondular.

Aman dikkat! Eğer, kış aylarında  bir kaç gün bile olsa don olayı oluyorsa dona dayanıklı bitkiler seçin. Güller ve sardunyalar, lavantalar, kasımpatılar, gazanyalar  dona dayanabiliyorlar. Bugün sardunyalardan söz edeceğim.

Balkonda ve bahçede rahatlıkla yetiştirebilirsiniz. 
Saksıda sardunya fidesi satın alabilir ya da eylül  ayından  itibaren  çelikle  çoğaltabilirsiniz. Çelikler, tepeden aşağıya en az 6-7 cm olmalı. Çok ince  ya da çok kalın dalları tercih etmeyin. Tüm yapraklarını keserek yumuşak bir suya ıslatıp gölge bir yerde bir, iki gün bekletin. 

Saksılarınızı gevşek bahçe toprağı, bir kaç avuç torf  ve benim favori  malzemem olan iyice yanmış keçi gübresi karışımı  ile doldurun. Toprağınız sert ve sıkı ise dere kumu ile biraz gevşetin.  Torf ve gübre de bu işe yarıyor. Çeliklerinizi dikin ve sulayın. İlk iki gün dibindeki nemi koruyun. Yani  ilk günlerde azar azar sık sık su istiyor  bu bitki. Daha sonra sulamayı seyrekleştirin.  Tuttuktan sonra  bitkiyi zedelemeden  toprağı bir bıçak vb bir şeyle dibini dikkatlice kabartın. Bu aşamada sıvı gübre önerenler var ama sıvı gübre aşırı yaprak gelişimini  sağlıyor. Çiçeklenmede gecikme oluyor. En güzeli, en başta toprağa biraz  iyice yanmış  çiftlik gübresi karıştırmak.


Eylülde  dikilen  çeliklerin  ilkbahara dek büyüyüp açmaya hazırlanması için bol ışık alan, aşırı soğuktan korunaklı bir yerde tutulması lazım. Her ne kadar dondan fazla etkilenmeseler de çok genç bitkiler donabilir. 

Eğer ilkbahar başında saksıda hazır fide alacaksanız  saksısını değiştirip yukarıda  anlattığım özellikte toprakla beslemeniz gerekiyor.
Şimdi kalıcı yerlerini belirlemenin zamanı!

Unutmayın, sardunyalar güneş bitkisi. Günde en az üç dört saat  bol ışık almalı. Yalnız, her bölgede güneş  etkisi farklı. Eğer  bizim buralardaki gibi yazın kavurucu sıcaklar oluyorsa sardunya güneş sever diye saatler boyunca direkt  güneş altında bırakırsanız sonuç hüsran olabiliyor. Ağaçların arasından süzülen bol ışıklı ortamlar çok sıcak iklimlerde  ideal.

Yukarıdaki ve aşağıdaki bu çingene pembesi  canan (ceylangözü)  sardunya, sadece  anlattığım koşullarda çelikten yetiştirdiğim bir bitki.

Çiçek fidesi reklamlarında kullanılan  fotoğraflarda imrendiğimiz görünüme kavuştu.

Su ihtiyaçlarından söz etmiştim,  yine de anımsatayım, bitki tuttuktan sonra çok sık sulanmak istemiyor. Toprağı kuruyunca sulayın. Nemli ise sulamakta acele etmeyin!
Çok fazla bakıma ihtiyaç duymayan bu harika Akdeniz bitkisi, yaz boyunca açıyor, açıyor, açıyor… 
Çiçekleri geçince mutlaka keserek alın. Kuruyan yapraklarını temizleyin, ara sıra dip toprağını  kabartıp havalandırın, o kadar!

”Zararlıları var mı?”  derseniz,  olmaz mı…. Neyse ki fazla değil. Minik tırtıllar yapraklarını seviyor. Ben kimyasal  zehirli ilaçlara karşıyım. Uzaklaştırmak için sıvı sabun su karışımı, kaynatılıp tülbentten geçirilmiş  tütün suyu gibi ev yapımı  ilaçlar denedim. Yararı oldu.

Tüm Akdeniz ülkelerinde, bahçelerde balkonlarda çok popüler olan bu güzel bitkiyi mutlaka yetiştirin, Balkonunuz, terasınız, bahçeniz şenlensin. Tüm  bahçe ve bitki sevdalılarına  selam olsun!

Yorum bırakın

Filed under Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Hobilerim, Uncategorized

Yazlıkçılarca Yaz Başında Getirilip Sonra da Sokağa Terkedilen Köpekler

Yıllar önce yazmıştım; yine aynen aktarıyorum içimi yakan bu konuyu.   Zaten bu konularda duyarlı olan  sevgili okurlarım  affedin. Sizleri üzmek istemem asla. Belki asıl okuması gereken birilerinin  dikkatini çeker de, bir düşünür  diye bu çabam.

Her yıl, tatil sezonunda ve özellikle tatilin bitiminde, yazlık beldelerimizde bir trajedi yaşanır. Başlangıçta mutluluk tabloları sergilenir; yazlıkçı aileler neşe içinde gelip yerleşirler yazlıklarına. Yanlarında çoğu kez okul döneminde söz verildiği için evin çocuğuna ya da çocuklarına hediye olarak alınmış bir köpek yavrusu vardır. Çocuklar için canlı oyuncaktır ve bir de yazlığın aksesuarıdır sanki köpekçik. Oyunlar oynanır, bahçe olduğu için pek sorun da yaşanmaz tuvaletle ilgili. Çocukların beğenip yemediği ya da sofradan artan yiyeceklerle karnı da doyar.
Bu arada köpekcik gelişip büyür ve sahiplerine çok güçlü bağlarla bağlanır. Öyle ki onlar denizdeyken gözünü kırpmadan bekler sahilde. Canını verecek kadar sadık bir hayvandır çünkü o ve bu özelliği genlerinde vardır.

Derken günler geçer, minik yavru neredeyse yetişkin bir köpek olmuştur ama her güzel şey gibi yaz günleri de biter ve okulların açılması yaklaşır. Ailenin arada bir aklına gelir: ”Bu köpek ne olacak? Kocaman oldu üstelik. Eve dönünce ne yapacağız biz bununla?” diye.. Oysa bu sorular en başta sorulmalıydı öyle değil mi?

Ve anlar da hayvancık bir şeylerin ters gittiğini ama anlatamaz ki derdini…
Nasıl bir mutsuzluktur o istenmediğini anlamak; bilir misiniz?

Ve aile artık toparlanır, yollara düşmenin zamanı gelmiştir..Yaz boyunca çocuklarına arkadaşlık eden, sevgiyi ve sadakati öğreten köpeği bırakacaklardır, çare yoktur onlara göre.. Aile için çok da önemli değil bu durum tabii ki; evet biraz üzülür gibi olsalar da sonuçta bir köpektir işte…
Köpekcik bakar kalır gidenlerin ardından. Kafası iyice karışmıştır üstelik.
Nasıl karışmasın aklı? O canını verecek kadar bağlıdır artık sahiplerine ve yapayalnız bırakılacaktır sokaklara.
Ağlarcasına sesler çıkarıp otomobilin ardından koşmayı bile dener ama boşunadır çabaları. Artık o, yalnızca bir tatil döneminde ailesi olduğunu sanan bir sokak köpeğidir.

Bir lokma yiyecek için dolaşmak zorundadır. Zaten kısa tatil döneminde aşıları da yaptırılmadığı için hastalıklara açık korunmasız bir canlıdır.

Nasıl olsa onlardan çok var. Seneye yaza bir tane daha bulurlar

Bu trajedi her yıl yazlık beldelerimizde yaşanıyor. Hiç bir abartı yok, burada anlatılanlar az bile. Yazlıkçıların rağbet ettiği bir beldede yaşadığım için yıllardır bu olayların tanığıyım. Zavallı hayvanların sonu çok kötü oluyor. Çoğu belediyelerce zehirleniyor. Bir kısmı da açlıktan, hastalıktan ölüyor zaten.

BÖYLE ACIMASIZCA DAVRANANLARA BİR ÇİFT SÖZÜMÜZ VAR ELBETTE. ”İNSAF!” DİYORUZ VE O CANLARI DÜŞÜNMÜYORSANIZ ŞUNU DÜŞÜNÜN; ÇOCUKLARINIZA NASIL BİR HAYAT DERSİ VERDİĞİNİZİN VE ONLARA NASIL KÖTÜ ÖRNEK OLDUĞUNUZUN FARKINDA MISINIZ?

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Uncategorized

Bahçe Perisi Bizim Buralarda

Hiç kolay olmadı onu buralara getirmek! Emek ve sevgi, dahası özen, çokça zaman istiyor kendileri. 
Amaa!
emin olun karşılığını fazlası ile alıyorsunuz.
Fazla söze gerek yok, bahçe perisinin elleri değince, o bakımsız, otlarla, taşlarla dolu  bahçe bakın  ne hale geldi.
Güller dışında bahçeye, buranın iklimine uygun bitkileri bulmam epeyce  zaman aldı. Daha sonra bu bitkilerin özelliklerini, nasıl, hangi  koşullarda  yetiştiklerini  anlatacağım. Bahçeye ilgi duyanlar için…
Şimdilik şöyle bir göz atın isterseniz.

Sizin de yaşamınızı güzelleştiren perileriniz hep yanı başınızda olsun! Unutmayın o perileri davet etmek sizin elinizde..

2 Yorum

Filed under Antalya, Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Dekorasyon, Uncategorized