Category Archives: Alışveriş

Gel de Sinirlenme!

Aylar önce Yataş’tan aldığım kanepe, kumaş tercihim yüzünden iki ay geç teslim edildi. Üstelik defolu çıktı. Defalarca sorun bildirdim, servisi tarafından incelendi ve düzeltilmek üzere alındı.. Yine aylarca bekledim ama geldikten bir kaç gün sonra sorun geri geldi, kumaşı potluk yaptı. Tekrar şikayet ettim. Bu kez gelen bilirkişi değiştirilmesini uygun gördü. Sevindim ama bu ürün çok şikayet aldığı için artık üretimi durdurulmuş. Beğendiğim farklı model için 10 gün sonra teslim sözü verildiği halde yine iki ay bekletildim. Ayrıca aradaki fiyat farkını bana para olarak ödeyemeyeceklerini söyleyip yerine bir ürün almamı istediler. Bir sehpa aldım; bu kez de üste para ödedim. Sehpayı kanepe ile birlikte göndereceklerini söylediler. Sonunda kanepe geldi ama sehpa yoktu. Pür telaş değişim yapılırken eski kanepenin kırlentleri unutulmuş. Bu sabah yastıkları almak üzere geleceklerini söylediler. Ben de gelirken sehpamı getirmelerini rica ettim. Ancak, ”biz sadece servis hizmeti veriyoruz, getiremeyiz” dediler. Biliyorsunuz ben şehir merkezine oldukça uzak oturuyorum. Mağazaya uğrayıp sehpayı alabilirlerdi. Böylece aylardır mağdur edilen bir müşteriye de bir nebze de olsa jest yapabilirlerdi ama öyle olmadı. Gelip yastıkları alıp gittiler. Bu arada benden de bir dolu söz işittiler.. YAZIKLAR OLSUN YATAŞ! Yaptığınız reklamlar farklı, çalışma sisteminiz ve ürün kaliteniz farklı.. Tüm dostları uyarıyorum!

Zaten biraz araştırınca kıyamet gibi şikayetler çıktı karşıma. Keşke bu araştırmaları ürünü satın almadan önce yapsaydım..
İşte şikayetler:

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Alışveriş, Memleketimin Halleri, Tüketici Sorunları

Kemal Atatürk İmzalı Kahve Fincanı

O’nun imzası olan kahve fincanından kahve içmek keyifli olurdu. Atatürk’ün kahve içmeyi sevdiğini okumuştum. Bir porselen markası bunu  değerlendirmek istemiş, bu ürünü piyasaya  sunmuş bile. Bu imzayı ticari amaçla ürünlerde kullanmanın  hukuki boyutlarını bilemiyorum. Umarım bu yolla para kazananlar telif  ücreti ödüyorlardır. Hatta bu ücretin Atatürk’ün kurduğu vakıflara  ödenmesinden yana gönlüm. Hiç bir şeyin düzgün gitmediği bir ülkede bu tür beklentiler çok ütopik olsa da bunlar geçiyor içimden.  Bir de gözden kaçırdıkları  bir detay aklıma geldi. Bildiğim kadarı ile  Rahmetli öz be öz Türk kahvesi severmiş.  Bu fincanlar ise düpe düz espresso fincanı. Daha göze çarpıcı olsun diye tercih edilmiş besbelli.

Her neyse, zarif  fincan takımlarının resimlerini görünce mutlaka almalıyım dedim ve araştırmaya başladım. Bu ürünün  farklı alışveriş sitelerinde farklı fiyatlarla satıldığını gördüm.  Bir de şehirdeki mağazalara  bakayım dedim.  Henüz şehre inemedim.

Yorum bırakın

Filed under Alışveriş

Rek Lam Lar – İmdattttt!

Reklamlarla ilgili yazacağım hiç aklıma gelmezdi.

Her kanalda zırt pırt karşımıza çıkan, istesek de istemesek de seyretmek zorunda kaldığımız reklam kuşakları, o kanalları ayakta tutan  gelir kapısı  ama bazen çekilmiyor. Çoğu kez zaplıyorum, yine de izlemekte olduğumuz yayını kontrol amaçlı  dönünce ucundan kıyısından  izliyoruz.

Reklam deyip geçmeyelim; hepsi ince  hesapların, uzun araştırmaların sonucu oluşturulmuş yüzlerce kısa filmcik. Bazıları yani pek azı sanat yapıtı kıvamında  olsa da, pek çoğu  bıktırıcı, yavan hatta aptalca telkinler içeren ürünler. Yine de en iticisi bile belirlenen hedef kitlelere ulaşıyor besbelli. Kısacası o reklamı sevsek de sevmesek de ürün gözümüzün yani beynimizin içine sokuluyor.  Kim bilir, bir reklamın itici olması da bir taktik olabilir. Önemli olan ürün akılda kalsın. Zaten bir araştırmada kötü reklamla da iyi satışlar yapılabildiği ortaya çıkmış.

Beni rahatsız eden ise ürün kalitesi – reklam kalitesi tutarsızlıkları. Yani kötü bir ürün ilginç reklamlarla empoze edilebiliyor ya da tam tersi oluyor.  İyi bir ürün  reklamla itici geliyor. Bazı reklamlar bende ters etki yaratıyor, ne edeyim.. Örneğin ”büyüdüm, büyüdüm” sözleri ile başlayan  cıngılla tanıtılan sütten tiksindim. Reklam öyle itici geliyor ki, ürünün kalitesini düşünmüyorum bile.. Bana göre bir başka itici reklam da bir kediciği mıncık mıncık  şekilden şekle sokan adamın yaptığı telefon hattı reklamı. ”O telefonu senin kafanda kırmalı!” dedirten bir reklam bu benim için.. İticiler listem baya kalabalık. Eti Tutku Alkışlarla Yaşıyorum, Benim O vs. vs. İzlerken içim kalkıyor, zap zup yapmaktan parmaklarım ağrıyor.  Kadın bağı reklamları da abuk subuk reklamlar. Allah aşkına söyleyin, bu ürünü reklama göre seçen kadın var mıdır?  Bir de yaşlılar için alt bezi reklamları çıktı. Kadıncağız alt bezini giyip pür neşe gezmeye tozmaya gidiyor. Gerçekçiliği tartışılır. Oğlu en iyi Maykıl olan ailenin tanıttığı ürünün hedef kitlesinin nasıl insanlar olduğunu tahmin edin bakalım.. İşte düşünce şekilleri bu. Hele  bir ilaç reklamında  o güzel bebeciklere, güya annelerinin ilgisini çekebilmek için ”bu burun tıkanacak” dedirten müthiş yaratıcılık, iticilik sıralamasına tepeden dalış yaptı bana göre.  Görüyorsunuz ki eleştiri olarak da olsa bana da yazdırdılar ya da ima ettirdiler ürün adlarını. Şüphe yok, reklamlar birer tuzak. Uzak olan da olmayan da  kapsama alanlarında bir şekilde.

Diğer yandan görüntüsü, müziği ve oyunculukları ile muhteşem kareler sunan  reklamlar da var. Çok büyük  bütçelerle ve büyük emeklerle, müthiş oyunculuklarla kotarılmış reklam filmleri. Tabii ki paralar  ürünün tüketicilerinden  kat be kat çıkıyor, o ayrı konu. Bu yazı uzadıkça uzayacak diye  bir başka zaman söz edeceğim onlardan da.. Şu kadarını söyliyeyim ki sayıları çok  çok az diğerlerine göre. Yine ”Ah, kapitalizm, sen neler yaptırırsın insanlara” diyorum.

Yorum bırakın

Filed under Alışveriş, Ülkemin Halleri, Yaşamdan

Dükkan Pati

Sevgili Dostlar,

 

Sizlere Dükkan Pati’yi tanıtmaktan onur duyarım!

 

Çünkü;

Bu dükkanda, başta sevgili blog Komşum Nilgün Hanım’ın ve  sokak hayvanlarını kollayıp gözetmeyi, onların yaşam savaşlarına katkıda bulunabilmek için ellerinden geleni yapmayı misyon edinmiş arkadaşlarımızın emek ürünlerini göreceksiniz.
Bu dükkandan satın aldığınız her ürün için yaptığınız ödeme son kuruşuna kadar sokak hayvanları için harcanacaktır.

Eee, hadi o zaman, bu güzel yürekli, marifetli ve son derece ince zevkli hanımefendilerin dükkanını  görelim ve sokaktaki canlar için  bir şeyler alalım. Keyifle kullanması ve katkınız için duyacağınız mutluluk da sizlere kalsın!

Mavi yazılara tık!

Dükkan Pati

dukkanpati.blogspot.com/

Yorum bırakın

Filed under Alışveriş, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar

Seramik Viski Şişesi

Aşağıdaki tablo Dmitri Annenkov’a ait. 


Bu tür tabloları çok severim ve detaylara, objelere dikkatle bakarım. Burada gördüklerimin içinde formu ve rengi ile en çok dikkatimi çeken seramik  viski şişesi olmuştu. Zaten değişik materyallerden yapılmış ilginç  şişelere  bayılırım.


Geçen hafta  çoktandır gitmediğim  Bakırcılar Çarşısı’na yolum düştü. Bir kaç parça bakır obje aldım ve yarı antikacı denilebilecek bir dükkanda bu  seramik  şişenin  benzerini bulmayayım mı? Hemen kaptım tabii ki.. Sadece tıpası yoktu. Üzerindeki yazılar falan orijinal.




 

 Üstelik benim şişemin yeşili çok daha hoş bir tonda. 




Yorum bırakın

Filed under Alışveriş, Dekorasyon, Evimiz İçin

Louis Vuitton çantaları

Louis Vuitton çantaları kadın milleti olarak çoğumuz severiz sevmesine de ufacık bir çantasının bile 300-500 dolar olmasına da anlamıyorum doğrusu.  Nedir yani, alt tarafı çanta işte. Zaten kuş kondurdukları falan  da yok aslında. Bütün mesele o markayı taşıyor olmaları. Ne de olsa dünyanın en pahalı ayakkabı ve çantaları olarak yer edinmiş.
Ne var ki bu markanın ürünleri en çok taklit edilen ürünler olmaktan da kaçamıyor. Kaliteyi severim ama iyi ki, tutku derecesinde marka merakım yok. Bir çantayı ya da ayakkabıyı sırf markası için satın almam. Gerçekten de sevmem, benimsemem,  kullanışlı, sağlam ve şık bulmam gerekir.

Bunca sözden sonra  size Louis Vuitton’ın hayvan temalı çantalarını göstermek istedim. Klasik modelleri güzeldir gerçekten.  Bana bu hayvan figürlüler son derece sevimsiz geldiler. Mutlaka bayılanlar da vardır. Bakalım sizler sevecek misiniz?

Yorum bırakın

Filed under Alışveriş, Giyim ve Moda, İlginç Tasarımlar

Begonvilli Ev Halleri

Begonvilli Ev halkı sevgilerini gönderiyor sizlere:

Gördüğünüz gibi keyifler yerinde.

Çorap örüyorum. Tabii ki kimsenin başına değil. Yılbaşı dekorumuz için sevimli çoraplar..

Bilin bakalım bu şirin kutuların içinde ne varmış?


Vitrinde görünce ”mutlaka almalıyım” dedim. Çok şirin ama öyle değil mi?
Alışveriş dönüşü eşimin siparişi için kuruyemişçiye uğradım, uğramaz olaydım. Bir kaç kilocuk verdim diye sevinirken yukarıdaki muhteşem lezzeti ikram etti. ”Almasam” dedim  ama bir parça kesip uzatmıştı çoktan. Derken ağzıma atar atmaz  tüm  kararlılık yok oldu. ”Bir kilo, yok abartmayayım hadi yarım olsun, tartın lütfen” deyip aldım rejim bozan  nefis cevizli sucuğu.

Sonra Minik’i kapıp bir park turu yapıverdik..  Hepinize keyifli hafta sonları..


Yorum bırakın

Filed under Alışveriş, Yaşamdan