Category Archives: Begonvilli Ev Halleri

Bahçe ve Balkonların Rengarenk Güzelleri Sardunyalar

Bahçe ve balkon bitkileri konusunda deneyimim arttıkça tatmin edici sonuçlar alıyorum. Bu paylaşımlarım, belki  birilerine ilham verir, özellikle bu işlere cesaret edemeyenlere yol gösterir  diye…

Daha önce de söz etmiştim; bahçe ve  balkon için  süs bitkileri  seçerken bitkilerin ışık, gölge, sıcaklık, nem, ihtiyaçlarına  dikkat etmek gerekiyor. Tabii ki  her bitkinin sevdiği toprak türü de farklı. Sevdiğim, beğendiğim bazı bitkileri bahçemde ya da balkonumda görmek istediğim yerlere konumlandırıp sonra da hayal kırıklığı yaşamışımdır.  Araştırıp, deneme yanılma yöntemi sonuçlarımı da birleştirince pek çok bilgiye ulaştım.

Öncelikle bitki seçerken yaşadığımız yerin iklimine uygun tercihler yapmalıyız. Küçük bir örnek; ilkbaharda dikip yaz boyunca  güzel çiçekler veren pentaslarım, renklerine  vurulduğum sarı, turuncu fuşya begonvillerim, Akdeniz iklimi etkisi altında olduğunu sandığım bu yerde, kışın dondular.

Aman dikkat! Eğer, kış aylarında  bir kaç gün bile olsa don olayı oluyorsa dona dayanıklı bitkiler seçin. Güller ve sardunyalar, lavantalar, kasımpatılar, gazanyalar  dona dayanabiliyorlar. Bugün sardunyalardan söz edeceğim.

Balkonda ve bahçede rahatlıkla yetiştirebilirsiniz. 
Saksıda sardunya fidesi satın alabilir ya da eylül  ayından  itibaren  çelikle  çoğaltabilirsiniz. Çelikler, tepeden aşağıya en az 6-7 cm olmalı. Çok ince  ya da çok kalın dalları tercih etmeyin. Tüm yapraklarını keserek yumuşak bir suya ıslatıp gölge bir yerde bir, iki gün bekletin. 

Saksılarınızı gevşek bahçe toprağı, bir kaç avuç torf  ve benim favori  malzemem olan iyice yanmış keçi gübresi karışımı  ile doldurun. Toprağınız sert ve sıkı ise dere kumu ile biraz gevşetin.  Torf ve gübre de bu işe yarıyor. Çeliklerinizi dikin ve sulayın. İlk iki gün dibindeki nemi koruyun. Yani  ilk günlerde azar azar sık sık su istiyor  bu bitki. Daha sonra sulamayı seyrekleştirin.  Tuttuktan sonra  bitkiyi zedelemeden  toprağı bir bıçak vb bir şeyle dibini dikkatlice kabartın. Bu aşamada sıvı gübre önerenler var ama sıvı gübre aşırı yaprak gelişimini  sağlıyor. Çiçeklenmede gecikme oluyor. En güzeli, en başta toprağa biraz  iyice yanmış  çiftlik gübresi karıştırmak.


Eylülde  dikilen  çeliklerin  ilkbahara dek büyüyüp açmaya hazırlanması için bol ışık alan, aşırı soğuktan korunaklı bir yerde tutulması lazım. Her ne kadar dondan fazla etkilenmeseler de çok genç bitkiler donabilir. 

Eğer ilkbahar başında saksıda hazır fide alacaksanız  saksısını değiştirip yukarıda  anlattığım özellikte toprakla beslemeniz gerekiyor.
Şimdi kalıcı yerlerini belirlemenin zamanı!

Unutmayın, sardunyalar güneş bitkisi. Günde en az üç dört saat  bol ışık almalı. Yalnız, her bölgede güneş  etkisi farklı. Eğer  bizim buralardaki gibi yazın kavurucu sıcaklar oluyorsa sardunya güneş sever diye saatler boyunca direkt  güneş altında bırakırsanız sonuç hüsran olabiliyor. Ağaçların arasından süzülen bol ışıklı ortamlar çok sıcak iklimlerde  ideal.

Yukarıdaki ve aşağıdaki bu çingene pembesi  canan (ceylangözü)  sardunya, sadece  anlattığım koşullarda çelikten yetiştirdiğim bir bitki.

Çiçek fidesi reklamlarında kullanılan  fotoğraflarda imrendiğimiz görünüme kavuştu.

Su ihtiyaçlarından söz etmiştim,  yine de anımsatayım, bitki tuttuktan sonra çok sık sulanmak istemiyor. Toprağı kuruyunca sulayın. Nemli ise sulamakta acele etmeyin!
Çok fazla bakıma ihtiyaç duymayan bu harika Akdeniz bitkisi, yaz boyunca açıyor, açıyor, açıyor… 
Çiçekleri geçince mutlaka keserek alın. Kuruyan yapraklarını temizleyin, ara sıra dip toprağını  kabartıp havalandırın, o kadar!

”Zararlıları var mı?”  derseniz,  olmaz mı…. Neyse ki fazla değil. Minik tırtıllar yapraklarını seviyor. Ben kimyasal  zehirli ilaçlara karşıyım. Uzaklaştırmak için sıvı sabun su karışımı, kaynatılıp tülbentten geçirilmiş  tütün suyu gibi ev yapımı  ilaçlar denedim. Yararı oldu.

Tüm Akdeniz ülkelerinde, bahçelerde balkonlarda çok popüler olan bu güzel bitkiyi mutlaka yetiştirin, Balkonunuz, terasınız, bahçeniz şenlensin. Tüm  bahçe ve bitki sevdalılarına  selam olsun!
Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Hobilerim, Uncategorized

Bahçe Perisi Bizim Buralarda

Hiç kolay olmadı onu buralara getirmek! Emek ve sevgi, dahası özen, çokça zaman istiyor kendileri. 
Amaa!
emin olun karşılığını fazlası ile alıyorsunuz.
Fazla söze gerek yok, bahçe perisinin elleri değince, o bakımsız, otlarla, taşlarla dolu  bahçe bakın  ne hale geldi.
Güller dışında bahçeye, buranın iklimine uygun bitkileri bulmam epeyce  zaman aldı. Daha sonra bu bitkilerin özelliklerini, nasıl, hangi  koşullarda  yetiştiklerini  anlatacağım. Bahçeye ilgi duyanlar için…
Şimdilik şöyle bir göz atın isterseniz.

Sizin de yaşamınızı güzelleştiren perileriniz hep yanı başınızda olsun! Unutmayın o perileri davet etmek sizin elinizde..

2 Yorum

Filed under Antalya, Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Dekorasyon, Uncategorized

Balkonumdaki Renkler

Balkon sezonunu açtık. Biraz renk lazım diyerek kır çiçekleri ile tamamladım balkon dekorumuzu…

Diğer renklerimiz de zaten yanı başımızda olanlar..

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Beslenme, Botanik, Can Dostlarım, Dekorasyon, Hobilerim, Mutfağımdan, Süs Bitkileri, Uncategorized

Pembe Güllerin Büyüsü

Bir kaç gündür bahçede kayda değer değişiklikler oldu. Güller sayesinde bahçemiz pembe rengin  hakim olduğu romantik  bir ortama dönüştü. İlk olarak arka taraftaki sarı gül açmıştı. Sonra pembeler öyle bir boy gösterdiler ki, onlardan gözlerimizi alamıyoruz.

 

 

Begonvilli Ev’den şimdilik bu kadar. Yakında farklı renkteki güllerimiz ve diğer çiçeklerimizle yeniden  sizlerle olmak umudu ile tüm dostlara  güzellikler, esenlikler diliyoruz.

 

Yorum bırakın

Filed under Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Hobilerim, Süs Bitkileri, Uncategorized, Yaşamdan

Taze Kayısılı Kağıtlı Kek

Tv’de  ”Kek Savaşları”  adlı eğlenceli yarışmayı izleyince ve Pinterest com. ‘daki  göz alıcı kağıtlı kek  resimlerini gördükçe, ben de heveslendim kağıtlı kek pişirmeye.
Havuçlu, çikolatalı, vanilyalı tarifler denedim. Bu tarifleri yabancı sitelerden buldum ama  kendimce değişiklikler yapmaktan  geri kalmadım.  Bazıları vasat  olsa da  harika lezzetler yakaladım. Deneyimli arkadaşlar bilirler; bu işlerde beceri zamanla gelişiyor ve bir de bakıyorsunuz o   göz alıcı görüntüleri, harika lezzetleri olan kekleri siz de yapabiliyorsunuz:)
Daha önce kepekli unla, bol ceviz, fındık, badem ve çeşitli baharatlarla  aromalandırılmış dokulu kekleri  severek pişirmiştim.  Bu kez  kekimin meyve aromalı ve ipeksi dokulu, yumuşak olmasını istedim. Hayal ettiğim rengi, lezzeti ve ipeksi  dokuyu tutturabilmeyi
umarak işe giriştim.
İşte sizlerle  gururla paylaşabileceğim  çok güzel bir tarif:
18 küçük muffin kalıbı için:

*İki su bardağı olgun kayısı püresi (kabuklarını soyup rondodan geçirin ve ikiye ayırın. İki su bardağı püre oldu. Bir su bardağı kayısı püresi şekerle  bir kaç taşım kaynatılıp marmelat yapılacak, diğer  bir su bardağı dolusu, çiğ püre olarak kek  hamurunda kullanılacak)
*1;5 su bardağı un (kabartma tozu ve vanilya ile birlikte elenecek
*3 yumurta(İki bütün, üçüncünün sadece sarısı)
*2 su bardağı  toz şeker (Bir bardağı üzerine sürülecek marmelat için, diğeri  hamuru için)
*Bir  çorba kaşığı suyu süzülmüş yoğurt (İpeksi  doku için gerekli)
*3/4 bardak sıvı yağ
*1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilya
*Üzeri için  kavrulmuş, rondodan geçirilmiş badem.

Yapılışı: Un, kabartma tozu, vanilya birlikte elenir.
Bir bardak kayısı püresi ve bir bardak  şeker, önce orta, sonra kısık ateşte  bir kaç taşım kaynatılıp  marmelat kıvamına getirilir.(Keklerin üstü için)

Başka bir  derin kaba yumurtalar, şeker, yağ, yoğurt  ve çiğ kayısı püresi konularak çırpma teli ile  hızlıca karıştırılır.

Sıvı karışıma unlu karışım da eklenip, hızlıca homojen bir  karışım elde edilir. Kalıpların  üzerinde biraz boşluk kalacak şekilde paylaştırılır.

Önceden ısıtılmış (160 derecede)fırında 30-35 dakika pişirilir. Bıçak batırma testini yapmanızı tavsiye ederim.

Üzerini  marmelat ve kavrulmuş, rondodan geçirilmiş bademle süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun!

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hobilerim, Mutfağımdan

Birini kurtardık ama ya diğerleri ve anneleri?

Dün yavrulardan biri yeni yuvasına gitti. Anne ve kalan beş yavru barınağa gidecekler. Ancak  yöneticiye rica ettim, ”belki  bir ikisine  yuva bulabilirim, bir iki gün daha kalsınlar”  diye.  Biliyorum o da zor durumda, ben daha da zordayım. Yardım aldığım arkadaşım yarın Ankara’ya gidiyor.  Bu sabah mama ve su  için gittiğimde çok pis  su kapları ve etrafa saçılmış  bozulmuş yiyecekler gördüm. Köpeklerin  etrafında barındığı evde sürekli yaşayan birileri yok. ara sıra gelip akıllarınca kedi ve köpeklere yiyecek bırakıp gidiyorlarmış ama kelimenin tam anlamı ile oralar pislik içinde. Keneleri için damla uygulaması yaptım. Eldivenim olmadığı halde  oralarda bulduğum karton kutularla  kokuşmuş yiyecek artıklarını  alıp çöpe attım. Su kaplarını yıkadım ama temizleyemedim. Diplerinde  yarım karış balçık oluşmuş. Aslında hayvan sever olduğunu  iddia eden  bazı insanların  bilinçsizce yaklaşımları   bu hayvanlara  çok zarar veriyor. Bu yavruları bir an önce   bu ortamdan kurtarmalıyız.

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Hakları, Hayvan Sağlığı, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar

Bir Anne Altı Bebek

Daha önce sitenin istenmeyen iki köpeğinden söz etmiştim.

Ama beterin beteri var dedikleri de varmış..

  Hamile bir Golden kırması sitenin  başka bir köşesine  sığınmış ve doğum yapmış. Bana uzak oldukları için görmemiştim. Altı bebeği ile deyim yerinde ise çile içinde yaşıyor.
  
En büyük sorunları açlık değil; çünkü açlığa çözüm bulunur. Asıl sorunları çevredeki insanlardan gördükleri eziyet. Diğer ikisi gibi  bunlar da istenmiyorlar. Anne  sürekli  taş ve sopa ile kovuluyor. Evet açlık da çekiyorlar. Beslememize izin verilmiyor.  Aslında  onları beslemek gibi geçici çözümlerin  işe yaramadığını biliyorum. Yine de an  itibarı ile  annenin ve yavrularının  doyurulması gerekiyor. Bu durumda da hayvanları istemeyenlerin hedef tahtası durumuna düşüyorum. Koca sitede  bu durumdaki hayvanların koruma altına alınması, kısırlaştırılması için  barınakla iletişim kuran, durum takibi yapan ben ve arkadaşımdan başkası yok.
Az önce sitede yaşayan hepi topu üç hayvan severden biri telefon ederek beni çağırdı. ”Dün gece  yağmurda ıslanmışlar. Üstelik aç olan  bu aile çok zor durumda, gel  bir şeyler yapalım”  diyordu. Nasıl duyarsız kalabilirdim?
Evde hazırladığım  yiyecek karışımını alıp gittim. Ancak  hayvancıklar daha ilk  lokmalarını yerken yakındaki evlerden birinden çıkan yaşlı bir kadın  azarlar tarzda konuşmaları ile sinirlerimi alt üst etti.
Pazartesi günü anne ve yavruların alınması için girişimlerde bulunacağım. Yuva arayışlarının işe yaramadığını bildiğim halde  ”belki!” diyorum.. Belki  bir hayvan sever  yardımcı olur, hiç olmazsa bir kaçı  yuva  sahibi olur.. Çok üzgünüm çook!

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Hakları, Hayvan Sağlığı, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar