Category Archives: Edebiyat

Yüreğim Benim, En Azaplı Ülke

Bu  sabah ”Yüreğim benim /en azaplı ülke”diyen bir şairle  uyandım  sanki..

Guiseppe Ungeretti’den  söz  ediyorum.

En az sözcükle en derin etkiyi bırakan şairlerden biridir.

Gözyaşlarını  içine  akıtmak  zorunda  olan  insanlar için  yazılmıştı  bu  dizeler.

Hangimiz  yaşamıyoruz  ki  bunu…

 

 

Bu evlerden

yalnız

bir kaç

parça duvar kaldı

İnsanlardan

yanımdaki

pek azı

kaldı

Yürekte oysa

eksik haç yok

Yüreğim benim

en azaplı ülke

Guiseppe Ungaretti

2 Yorum

Filed under Edebiyat, Şiir

Sayın Timur Ugan’ın Bir Duyurusu Var

Değerli  blog  yazarı arkadaşımız  Timur  Ugan’ı  WordPress uzantılı  blog  sayfamı  oluşturunca  tanıdım. Dünya  görüşü, yaşama  bakış  açısı,  paylaşımları  ve çabaları  ile  örnek  alınası  bir  insan. Aynı  zamanda  bir  şair. Çok  beğendiğim  şiirlerini  anlamlı  bir  proje  için  hem  sanatseverlere  hem  de  hayvanseverlere  sunuyor.   İşte  Sayın  Timur  Ugan’ın  sayfamda  paylaşmaktan  onur  duyduğum  duyurusu:

Marmara Ereğlisi ve Yeni Çiftlik  barınakları için canla başla didinen bir avuç gönüllüye destek amacıyla…

Değerli Dostlar; Y. Çiflik ve M.Ereğli barınaklarının acil olarak tamir ve bakım ve eksiklerinin giderilmesine katkı olarak mütevazi bir kişisel girişimde bulunmak istedim.

Fikir aldığım arkadaşlarımızın da katkılarıyla bir öneri oluştu.

Mevcut  600 adet  “Deniz Sevdası”  şiir kitabımdan yakın çevremizdeki 60 arkadaş onar adet  alır ve isteği üzere yakın çevresinde dağıtırsa 3000 tl ye yakın bir gelir elde etmek mümkün…

Bu paranın 1500 tl. si en azından barınakların acil tamiratlarını, fayans döşenmesini sağlar. Diğer yarısı da dosyası hazır olan “Hayvan Öyküleri ve Şiirleri ” kitabımın ikinci bir gelir kaynağı olarak  basılmasını sağlayabilir.

Daha öneriyi tartışırken 5 değerli arkadaşım 10 ar adet istekte bulundular bile.

Özetle 10′ ar adet kitap alacak 55 arkadaşımıza da gereksinim var. Böylece bulunduğunuz uzak yerlerden bile canlara bir katkınız olabilecek.

İstek için facebook mailime, ya da  4031984@gmail.com  e-postama adresinizi bildirmeniz yeterli. Kargo ile 10 adet kitap hemen elinize ulaşacak. Ödemesi de ” ptt “den kolayca ve ucuza  ” Timur Ugan /  Silivri-Gümüşyaka / istanbul” adresi ile Gümüşyaka postanesindeki hesabıma gönderilebilir ve barınaklarla sürekli ilgilenen arkadaşlarımızın önereceği sıraya göre benim de yardımımla gerekli tamirat ve tadilatlar için aktarılabilir.

Sevgi ve Saygılarımla…

“DENİZ SEVDASI” – 100 Sayfa Adet fiatı 5 tl dir.

HAYDİ DAYANIŞMAYA !

Timur Ugan

Yorum bırakın

Filed under Örnek İnsanlar, Edebiyat, Hayvan Hakları, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Şiir

Begonvilli Ev Halleri


Jane,  bir bakıyorsunuz  minik  bir  güve  kelebeğinin  peşine düşmüş, bir  bakıyorsunuz   yorulup yün  sepetine  gömülmüş.

Oğluşum  parkta  hareketli  olsa  da  evde  yatmayı  seviyor.

Perşembe günleri  bizim  semt  pazarımız  olduğundan  meyve  sepetimiz dolar.

Yaz  akşamları  balkonum  için  aldığım  mum  fenerleri.

Balkonumdaki  çiçekler  çok  güzel  açtılar.  Lilyumların  bir  kısmı 15-20  gün  sonra  açacaklar. Bunlar  erkenciler.

Bu da örmekte olduğum  son  battaniye.  Takip  edenler biliyorlar, epeyce  tığ işi battaniye  ördüm. Bunlar  yakında  sokak  hayvanları  yararına  satışa  sunulacaklar.

Tam zamanı, taze asma  yaprağında kısır.

Öğrencilik  yıllarımda Emin Oktay’ın ders  kitaplarından sıkılarak  okuduğum  tarihimizi daha  objektif  öğrenmek  için bu kitaba  başladım.   Tamamı  dört  kitap.

Ve  günün  haberi:

Az  önce  tv  haberlerinden  öğrendim; yayımlanmamış  kitabından  dolayı   yargılanan  Ahmet  Şık ve Ertuğrul Mavioğlu  beraat  etmişler.

Yorum bırakın

Filed under Botanik, Edebiyat, Elişleri, Fotoğrafçılık, Görsellik, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Hobilerim, Jane, Minik ve Jane, Mutfağımdan, Süs Bitkileri, Yaşamdan

Sevgili Yasemin’in Sayfasından

Aşağıdaki  şiir  ve  şarkıyı,  izin  alarak arkadaşım Yasemin’in sayfasından  aldım. Ben  çok   duygulandım,  bakalım  sizler  de beğenecek  misiniz.

Gitmelerde Kal

:ACDG:

”Gitmeliyim” dedin ya; doğrudur
Biliyordum zaten, hissediyordum,
Hem de uzun zamandır, gözlerin söylüyordu.
Üzülme….Kaygılanma da sakın
Hayat bu, gitmek de var, kalmak da.
Aklına koymuşsun bir kez
Ne yapsam boş, ne söylesen anlamsız.
Bırak ayrılık şarkıları çalarsa çalsın
Zaten söylenecekler,
Sen gitsen de kalsan da…
Merak etme sen, ben iyi olurum
Gün batımlarının kızıllığı var ya
Yalnızlığıma renk olur akşamları.
Sanma ki yaşam durur, çiçekler solar,
Güneş de doğar, akşam da olur, her gün yeniden.
Sen beni düşünme
Kanayan yaralarıma deniz tuz basar
Göz yaşlarımı rüzgarlar kurutur
Yine çiçeklerimi sularım
Kuşlara yem veririm penceremden
Alışverişe çıkarım, köpeği gezdiririm parklarda
Yorgun argın dönerim eve
Konu komşuya gidip gelirim güler yüzümle
Bitmeyen işlerden, trafikten şikayet ederim
Hayat pahalılığından bir de.
Renklerle kavga ederim tuvalimin başında,
Bu kırmızı neden böyle kan gibi
Beyaz niye beyaz değil diye.
Akşamları Napoliten şarkılar dinlerim
Hasret şarkıları çıkarsa eğer
Radyonun sesini biraz daha açarım.
Tek başıma olmasam;
”Bir bardak kırmızı şarap içerdim şimdi” derim.
Bilirsin, seninle içmeyi severdim.
Arada bir sigara yakıp, sonra da kendime kızarım
”Yine başlama Allah aşkına bu zıkkıma! ” diye.
Yemeği unuturum ocakta
Zamansız çalan telefonlara kızarım
Senin aramayacağını bildiğimden.
Bir karar veririm; tutamayacağımı bile bile,
”Artık dönse de olmaz, olmamalı! ” diye.
Bilirsin ben bu öyküyü daha önce de yazdım
ve yaşadım……….
Öyle sandığın kadar zor değil, dertlenme.
Zor olan bir şey var ki; ”döneceğim” demen
Bak yine boş hayallere kapılırım,
Yine beklerim seni kum yalnızlıklarında
Sen iyisi mi, fazla düşünme,
Yeter ki kararlı ol, dönme yolundan
İkilemler yaşatma, gitmelerde kal…

Yasemin Can

Yorum bırakın

Filed under Edebiyat, Müzik, Nostalji

>Severek Okuduklarımdan / İhanet / Karin Alvtegen

>

Karin Alvtegen İsveç’li bir yazar. Lagerlöf’lerin, İbsen’lerin, Kierkegaard’ların ülkesinden. İhanet, İsveç’in günümüz edebiyatında aldığı yeri göstermesi açısından önemli bir yapıt.”İnsanın en büyük korkusu terkedilmek ve reddedilmektir” düşüncesine dayalı olarak kurgulanmış.

Yazar, genç bir anne olan Eva’nın evliliği ile ilgili sorunları olduğunu farketmesi ile başlayan bir sorgulama sürecinin, onu nasıl intikama yönelttiğini gösteriyor romanında.

Kocasının gittikçe belirginleşen soğukluğu karşısında evliliğini gözden geçirmek zorunda kalan Eva, kocasının oğlunun öğretmeniyle aşk yaşadığını öğrenince duyduğu acı ve öfke onu intikama yöneltiyor..
Alvtegen,oldukça alışılmış bir öyküden yola çıktığı İhanet adlı romanında, bilinen kalıpları yerle bir ederek okuru şaşkınlık içinde bırakıyor. Aldatılmanın acısını tüm psikolojik boyutlarıyla gözler önüne sererek, yıkıcılığımızın nasıl denetlenemez sonuçlara yol açabileceğini gösteriyor. Yazarın büyük duygusal yıkımlar yaşayan insanların ruh yapısını derinliğine yansıtmaktaki ustalığı, İhanet’i sıradan bir polisiye olmaktan çıkarıp usta işi bir gerilim romanına dönüştürüyor.

1 Yorum

Filed under Edebiyat, Kadın Yazarlar, Kitap

>Severek Okuduklarımdan / Emile Zola / Meyhane

>

Emil Zola’nın bu dev yapıtı, evrensel bir durumu, yani yaşamla başa çıkabilme kavgasını, zaman ve mekan kavramlarını aşarak, yanıbaşımızda olup bitiyor gibi, usta bir gerçekçilikle, süsleyip püslemeden önümüze koyuyor. Her ne kadar romanın kişileri başarısız ve ezilmiş insanlar olsalar da, yazarın da belirttiği gibi özünde iyi insanlar. Bu insanların çıkmazlarda bocalayıp batağa düşmelerinde kendi aymazlıklarının payı oldukça belirgin şekilde anlatılıyor.

1 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitap

>Dünya Çocuklarının En Çok Okuduğu Kitap / Çocuk Kalbi

>

Dünya çocuklarının en çok okuduğu kitap olan Çocuk Kalbi kitabının yazarı Edmondo de Amicis, bu kitabı oğlunun trajik intiharından sonra bulduğu not defterindeki anılarına bakarak yazmış. Kitap 17 Ekim1886’İtalya’da okulların ilk açıldığı günde yayımlanmış ve sadece bir ay içinde tam kırk kez yeniden basılmış. Yayım tarihinden sonraki ilk bir yıl içinde on dile çevrilmiş.

Daha FazlasıBurada


Amicis’in kitabı beğenildiği kadar eleştirilmiş de.. Önce Katolikler ve bazı siyasetçiler, kutsal bakışı kitapta çocuklara aksettirmediği için Amicis’e yüklenmişler.Daha sonraları ise, Çocuk Kalbi kitabında sık sık ”O kıvırcık saçlı ve çok yakışıklıdır, onun yanında ben de kendimi ikinci hissediyorum ama bundan mutluluk duyuyorum”şeklinde cümleler kullanması nedeni ile eşcinsellikle itham edilmiş. Bu suçlamaların en ağırı Umberto Eco’dan gelmiş. Eco, Amacis’in düpedüz faşist olduğunu öne sürerek, Çocuk Kalbi kitabının da faşizm propagandası yaptığını iddia etmiş. Hatta hırsını alamayıp, Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi kitabında bir karakterini şöyle konuşturur:
”Ona De Amicis’in Çocuk Kalbi adlı kitabını okuduğumu söylemiştim, bana onu hemen atmamı, De Amicis’in bir faşist olduğunu söylemişti. Kurşuna dizeceksin böylelerini, kurşuna. Asıl De Amicis gibileri açtılar faşizme yolu”

İtalyan Ordusu’nda savaşan, bir çok ülke dolaşıp anılarını yazan yazarın ne denli faşist olduğunu Çocuk Kalbi kitabından anlayamadım ama Umberto Eco’nun da bir bildiği vardır elbette diyorum.

Yazarın 1874’de geldiği İstanbul’a dair anılarını da yazdığı İstanbul adlı kitabı da bir çok dile çevrilmiş.

3 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitap