Category Archives: Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Özlenen Bahar Geldi

Bizim buralarda bahar bir vardır, bir yoktur. O yüzden ”Bir varmış, bir yokmuş”  diye başlayan masallar gibi büyülü, renkli ve inanılmazdır…

Kış boyunca özleyip hasretini çekersiniz. Öyle bir gelir ki; renkleri, kokuları, sesleri ile gözünüzü gönlünüzü şenlendirir.
Ne var ki
daha güzelliklerine doyamadan, takvimler yazı göstermeden bunaltıcı sıcaklar başlayıverir.

 Şu an buralarda bahar kırlarda, ormanda ayrı güzel, bahçede bir başka güzel.. Size bu satırları bahçedeki açık mutfakta, yemek masasının üzerinde yazıyorum. Hemen sağımda mor ve beyaz Bodrum papatyaları koca gözler gibi gülümsüyorlar. Az ötedeki andız ağacının dallarında onlarca serçe şakıyor.  Havada hoş bir esintinin taşıdığı portakal, limon çiçeği kokuları var.  Sardunyalar coşmuş durumdalar. Güllerin hepsi tomurcuklarla dolu. Gazanyalar görsel bir şölen sunuyorlar. Beyaz Allisiumlar yeşil çimlere doğru  küme küme akıyorlar sanki. Yıldız çiçekleri de açtılar. Hele bir koyu pembe beyaz çizgili var ki… Kısacası bahar tüm güzelliği ile teşrif etti.

 Baharın gelmesi ile  patililerimiz de  bahçeyi tercih ediyorlar.

Bu papatyalar doğanın bize armağanı.  Yürüme taşlarının arasında kendiliğinden çıktılar.  Bahçıvana sıkı sıkı tembihledim. ”Bir tanesini bile  ziyan etme” diye.






Son olarak sizlere, aramıza yeni katılan Kara’yı tanıtmak istiyorum. Kara bize sokaktan geldi. Bizim köpek kızlar ve Minik onun varlığına aşırı tepki gösterip avazları çıktığı kadar havladıkları için çareyi, ona bitişikteki boş evin bahçesinde bakmakta buldum. Ev sahipleri yazları geliyorlar. Yine de izin aldım.  Bu arada yan evde tadilat başlayınca bizimkiler havlasa da bizim bahçeye, Badem’in  kulübesine yerleştirdim. İki gün önce kısırlık operasyonu geçirdi. Aşıları yapıldı. Yalnız, bu kara kızın inanılmaz iyi huylu bir köpek olduğunu gördüm. Meğer ben bizim delilerden neler çekiyormuşum.. Kara’cık, sanki eğitim almış gibi tasmaya hemen alıştı, bütün komutlarıma anında uyuyor. Yürüyüşlerde tasmasını çıkarınca, bir an bile yanımdan ayrılmıyor. Hiç havlamıyor. Her fırsatta mutlu mutlu kuyruk sallayıp gözlerimin içine bakıyor. İşte böyle dostlar. Veterinere çok güvenilir bir aile çıkarsa Kara’yı yuvalandıralım dedim ama  bu kız çok ama çok özel bir köpek.  Nasıl ayrılırım bilemiyorum.

Bugün sanki sizlerle hasret giderir gibi uzun uzun yazdım. Umarım sıkılmadan okunmuştur yazdıklarım. Hepinize  esenlikler ve güzelliklerle dolu günler diliyorum. Begonvilli Ev’den sevgiler, selamlar.

Yorum bırakın

Filed under Antalya, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Can Dostlarım, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Hobilerim, Uncategorized

Bahçemiz Renkleniyor

Uzunca bir kıştan sonra baharın gelmesi ile bahçemiz renklenmeye başladı. İlk renklerimiz olan sümbül ve nergislerimiz artık geçtiler. Henüz güllerimiz de açmadılar. Bakın şu günlerde nelerimiz var:









Dün bize öyle bir güzellik konuk oldu ki…..
Tüm renklerin en sevimlisiydi:))


Adı Pırtık
Kuzenimin  oğluşu. Yıllarca ertelediler, sonunda aileye bir patili evlat katıldı. ”Bu nasıl bir sevgiymiş”  diye hayretler içinde olduklarını söylüyorlar. Üzerine titriyorlar bu bebeğin. Darısı yuva arayan tüm patililerin başına.
Begonvilli Ev’den şimdilik bu kadar. Sağlıcakla kalın dostlar.

Yorum bırakın

Filed under Antalya, Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Uncategorized

Hayvanseverleri Rahat Bırakın!

Öyle insanlar var ki, hayatında bir kez bile bir hayvana sevgi duymamış, hatta insana da..(muhtemelen sadece kendini sevmiştir bunlar).  Onların da tıpkı insanlar gibi duyguları olduğunu; sevilmemek, istenmemek, terk edilmek, dövülmek gibi ve hatta daha da kötü davranışlara maruz kalınca çektiği acıları hiç mi hiç düşünmemiş… Onları fazlalık olarak gören, iğrenen, acısından haz duyan hasta ruhlu insanlar!

amca

Bir de böyle insanlar var, fotoğraftaki amca gibi.. Güzel yürekleri onlara, ”her canlıya yaşama hakkı ver” diyen, yaşamın anlamını, döngüsünü çözmüş harika insanlar.. İlk sözünü ettiklerim, hiç olmazsa diğerlerini rahat bırakın. Onların yüce gönülleri ile yaptıkları çabalara engel olmayın. Hayvanseverleri aşağılamak, engellemek yerine kendinize bir bakın, empati kurun, eksik olan vicdanınızı yapılandırın.
Not: Bu yazı benim köpeklerime, kedilerime iyi bakmamdan rahatsızlık duyan, bunu alaycı bir uslupla dile getiren bir takım eksik insanlara ithaftır.

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Hakları, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Uncategorized

Yazlıkçılarca Yaz Başında Getirilip Sonra da Sokağa Terkedilen Köpekler

Yıllar önce yazmıştım; yine aynen aktarıyorum içimi yakan bu konuyu.   Zaten bu konularda duyarlı olan  sevgili okurlarım  affedin. Sizleri üzmek istemem asla. Belki asıl okuması gereken birilerinin  dikkatini çeker de, bir düşünür  diye bu çabam.

Her yıl, tatil sezonunda ve özellikle tatilin bitiminde, yazlık beldelerimizde bir trajedi yaşanır. Başlangıçta mutluluk tabloları sergilenir; yazlıkçı aileler neşe içinde gelip yerleşirler yazlıklarına. Yanlarında çoğu kez okul döneminde söz verildiği için evin çocuğuna ya da çocuklarına hediye olarak alınmış bir köpek yavrusu vardır. Çocuklar için canlı oyuncaktır ve bir de yazlığın aksesuarıdır sanki köpekçik. Oyunlar oynanır, bahçe olduğu için pek sorun da yaşanmaz tuvaletle ilgili. Çocukların beğenip yemediği ya da sofradan artan yiyeceklerle karnı da doyar.
Bu arada köpekcik gelişip büyür ve sahiplerine çok güçlü bağlarla bağlanır. Öyle ki onlar denizdeyken gözünü kırpmadan bekler sahilde. Canını verecek kadar sadık bir hayvandır çünkü o ve bu özelliği genlerinde vardır.

Derken günler geçer, minik yavru neredeyse yetişkin bir köpek olmuştur ama her güzel şey gibi yaz günleri de biter ve okulların açılması yaklaşır. Ailenin arada bir aklına gelir: ”Bu köpek ne olacak? Kocaman oldu üstelik. Eve dönünce ne yapacağız biz bununla?” diye.. Oysa bu sorular en başta sorulmalıydı öyle değil mi?

Ve anlar da hayvancık bir şeylerin ters gittiğini ama anlatamaz ki derdini…
Nasıl bir mutsuzluktur o istenmediğini anlamak; bilir misiniz?

Ve aile artık toparlanır, yollara düşmenin zamanı gelmiştir..Yaz boyunca çocuklarına arkadaşlık eden, sevgiyi ve sadakati öğreten köpeği bırakacaklardır, çare yoktur onlara göre.. Aile için çok da önemli değil bu durum tabii ki; evet biraz üzülür gibi olsalar da sonuçta bir köpektir işte…
Köpekcik bakar kalır gidenlerin ardından. Kafası iyice karışmıştır üstelik.
Nasıl karışmasın aklı? O canını verecek kadar bağlıdır artık sahiplerine ve yapayalnız bırakılacaktır sokaklara.
Ağlarcasına sesler çıkarıp otomobilin ardından koşmayı bile dener ama boşunadır çabaları. Artık o, yalnızca bir tatil döneminde ailesi olduğunu sanan bir sokak köpeğidir.

Bir lokma yiyecek için dolaşmak zorundadır. Zaten kısa tatil döneminde aşıları da yaptırılmadığı için hastalıklara açık korunmasız bir canlıdır.

Nasıl olsa onlardan çok var. Seneye yaza bir tane daha bulurlar

Bu trajedi her yıl yazlık beldelerimizde yaşanıyor. Hiç bir abartı yok, burada anlatılanlar az bile. Yazlıkçıların rağbet ettiği bir beldede yaşadığım için yıllardır bu olayların tanığıyım. Zavallı hayvanların sonu çok kötü oluyor. Çoğu belediyelerce zehirleniyor. Bir kısmı da açlıktan, hastalıktan ölüyor zaten.

BÖYLE ACIMASIZCA DAVRANANLARA BİR ÇİFT SÖZÜMÜZ VAR ELBETTE. ”İNSAF!” DİYORUZ VE O CANLARI DÜŞÜNMÜYORSANIZ ŞUNU DÜŞÜNÜN; ÇOCUKLARINIZA NASIL BİR HAYAT DERSİ VERDİĞİNİZİN VE ONLARA NASIL KÖTÜ ÖRNEK OLDUĞUNUZUN FARKINDA MISINIZ?

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Uncategorized

İlkbaharı Kırlarda Yaşamalı

Burada ilkbaharın en güzel günlerini yaşıyoruz. Sabahları tatlı bir serinlikle uyanıyor, öğleye doğru  iyice ısınsak da  henüz bunalmadan yürüyüşler yapabiliyoruz. Biliyorum ki bu günler çabucak geçecek. Bir süre sonra takvim   ilkbaharı gösterse de  nem oranı git gide artarak  kavurucu sıcaklar kendini hissettirecek. İşte bu nedenle fırsat buldukça bu güzel günleri kırlarda, sevgili ormanımın  patikalarında değerlendirmek istiyorum. Buralarda bu keyfin farkında olan bir Allah’ın kulu
olmamasına hayret ediyorum. İşleri güçleri olması nedeni ile değil.. Hemen hemen her gün sabahtan akşama dek  küçük çocukları ile kapı  önlerinde  diğer komşular ile oturup bağıra çağıra sohbetler ediyorlar. Onların  da yaşam tarzı bu..



Bana gelince, günlük işlerimi planlayıp, sabah yapılması gerekenleri  halleder etmez, alıp köpek kızlarımı, ormanın kıvrımlı yollarında aşağıda göreceğiniz güzelliklerin tadını çıkarıyorum. Elbette hepsini paylaşamıyorum. Orman sarmaşıklarının, ada çaylarının, kekiklerin harika kokuları, pasroral bir şarkı gibi gelen kuş cıvıltıları, yol kenarında otlayan keçilerin  melemeleri, kelebeklerin  pür telaş etrafta uçuşmaları, sizlere ulaştıramadığım güzellikler. Yine de  renklerden bir demet sunmak istedim.

Baş rollerde  yol arkadaşım Badem

Burada  her dönemeçte ya da sapılan her patikanın sonunda fon değişiyor.  Az önce papatyalarla dolu bir yerden geçerken, birden  sarı çiçeklerin halı gibi  etrafı kapladığı bir düzlüğe gelebiliyorsunuz.

Bu yonca familyasından  yer örtücü bir bitki.

Son günlerde çok kaplumbağa görüyorum.

Badem vadiyi seyrediyor.

Aşağıda  tek tük erguvan ağaçları var.

Bu bitki bir adaçayı türü. Gezdiğim blogların birinde  bir Fransız bayanın bahçesinde peyzaj bitkisi olarak kullanıldığını gördüm. Cezayir Adaçayı olarak tanıtmış. 

Ormanda  bulduğum  vahşi orkideler.

Yine ormanda  rastladığım  yabani süsen.

Bu ağaç  ormanın eteklerindeki vadide büyümüş yabani armut ağacı. Burada Zingit diyorlar.

Aynı vadide yabani elmalar da var.


Bu günlük bizden bu kadar.  Sizlere de gönlünüzce güzellikler yaşamanızı diliyorum.

Yorum bırakın

Filed under Doğa Bilinci, Gezi, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Hobilerim, Ruh ve Beden Sağlığı, Uncategorized, Yaşamdan

Hayvanınızı Çiftleştirmeden Önce İki Kere Düşünün!

Hayvanınızı çiftleştirirken  iki kere düşünün! Evsiz kedileri kısırlaştırmak için çaba gösteren hayvan severleri eleştirmeden önce de öyle..

Facebook Kedigiller Topluluğundan aynen alınmıştır!


Hayvanınızı çiftleştirirken 2 kere düşünün !.. Evcil hayvanınızı çiftleştirmek istemenizin nedeni aşağıdakilerden biri mi ? 1- Bir tane yavrusunu kendim alacağım , geri kalanını dağıtırım ya da satarım .. 2- Sağlığı için mutlaka çiftleştirmem gerekiyormuş .. 3- Doğası gereği çiftleştiriyorum .. Bir kere anneliği yaşasın .. Lütfen maddeler hakkındaki bilgileri okuyun : 1- Bir hayvan çiftleştirme sonrası takribi 5-6 tane yavru doğurur .. Bu yavrulardan bir tanesini siz alırsınız .. Daha sonra geri kalanını arkadaşlarınıza , arkadaşlarınızın arkadaşlarına vs. dağıtırsınız .. Siz aldığınız yavruya ölene kadar en iyi şartlarda bakacak olabilirsiniz .. Peki diğer yavrular ..? O yavruları ömür boyu takip edemezsiniz .. Ya gezdirirken kaybederler ya sıkılıp sokağa atarlar ya götürüp barınağa terk ederler ya da isteyen birine yavruyu verirler .. Bu yavruların sonu genelde sahipsiz kalmak , sokakta çocukların elinde işkence çekmek , trafik kazası sonucu sakat kalmak , tecavüze uğramak , barınakta buz gibi taşlarda hayatta kalma mücadelesi vermek , ve ölmektir .. Bu kedilerin şanslı olanları hayvan severler tarafından kurtarılır ve sözleşme ile iyi yuvalara sahiplendirilir .. Ama ya görmediklerimiz ..? Onların kaderini yüklenmeye ve onların günahına girmeye hazır mısınız ..? Bir kedi için daha evinizde yer varsa neden yuva bekleyen sahipsiz yavrulardan bir tanesinin hayatını kurtarmıyorsunuz ..? Yavruları satmayı düşünüyorsanız ; onların ticaretini yapabileceğiniz bir eşya olmadığını unutmayın .. Hayvanlar Allah’ın can verdiği ve yarattığı , bizim gibi duyguları olan canlılardır ve kesinlikle satılamazlar .. 2- Sağlığı için çiftleştirmeniz gerektiği mi söylendi ..? Peki size hayvanınız için en sağlıklısının çiftleştirmeden kısırlaştırmak olduğu da söylendi mi ..? Kedinizi ya da köpeğinizi dişi ise adet döneminden önce , çiftleştirmeden kısırlaştırırsanız ölümcül ve riskli olan kanser gibi hastalıkları engellemiş olursunuz .. (Lütfen sayfa altında kısırlaştırma hakkında verilen bilgileri okuyun ..) Kedilerde kısırlaştırma yaşı kemik gelişimi tamamlandıktan sonradır .. ( 7 – 8 Aylık) 3- Hayvanlarda aile bağları yoktur .. Onlar için çiftleşmek hormonal ve içgüdüsel bir şeydir .. Eğer etik kavramları olsaydı kendi çocukları ya da akrabaları ile çiftleşmezlerdi .. Bu nedenle dişi bir kedi doğurmadığında , insanlar gibi keşke bir kere doğum yapsaymışım diye düşünmez ve pişman olmaz ve eksikliğini de hissetmez .. Tabii ki kısırlaştırırsanız adet de görmeyeceği için hormonları dengelenmiş olacaktır .. Doğa kısmına gelince … Hangi köpek ya da kedi doğasına uygun yaşıyor ..? Sizce bu hayvanların doğasında buz gibi betonlar içinde , yemek ve su bulamadıkları sokaklarda dolaşmak , vızır vızır geçen araçların altında kalmak , insanlar tarafından dövülmek ve işkence görmek , barınaklarda hapis hayatı yaşamak vs. var mı ..? Maalesef hayvanların yüzde doksanı ya da belki daha fazlası bu şekilde yaşıyorlar.. Daha önce barınağı ziyaret etmediyseniz lütfen size en yakın ya da en çok ihtiyaç duyulan barınağa gidin .. Kısırlaştırmanın günah olduğunu düşünüyorsanız ; doğup da hayatları boyunca korku ile yaşamaları , kötü şartlar altında hayatta kalmaya çalışmaları , sebepsiz yere acı içinde ölmeleri günah değil mi..? Bu şartlarda yaşamalarındansa hiç doğmamaları daha iyi değil mi ..?

1 Yorum

Filed under Can Dostlarım, Hayvan Sağlığı, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Yardımlarınız İçin Teşekkürler!

2169657ova0ug03z7

 

İstanbul’dan Ayşegül Hanım, Ankara’dan Selim Bey!

Sizlere yürekten teşekkürler.

Bir kaç gün önce Ankara’dan bir dostun yardım isteyen sesini duydunuz. Bu kışta kıyamette, parkta, aç kalan köpeklere tek başına bakmaya çalışan genç bir  hanımın sıkılarak, üzülerek bana yansıttığı çaresizce seslenişini duyurmuştum size.

İşte bu iki dost ilgilenmişler ve aramışlar. İmkanları elverdiğince yardımlarını ulaştırmışlar. Ayşegül Hanım’ı tanıyorum.

Hobi Pazarım adlı bloğun yazarı. http://hobipazarim.blogspot.com/2013/12/yatak-ortusu.html

Selim Bey’i ise tanıyamadım.  Bize yazarsa kendisini tanımaktan onur duyarım.

Her iki dosta da selam ve sevgiler bizden. Sokakta yaşam savaşı veren canlar adına…

Daha önceki  duyurumuzu görmemiş olanlar için çağrımızı yineliyelim:

glyasci@hotmail.com


Tel: 05438163402

Hadi, arayın lütfen. Küçük de olsa bir katkınız olursa seviniriz. Bebek köpekler de var mama bekleyen.

Emin olun yapacağınız  en küçük  yardım bile çok makbule geçecektir. Duyarlı yüreklerinize şimdiden teşekkürler..

Ayrıntılar burada:Ayrıntılar Burada(Tık)

Yorum bırakın

Filed under Can Dostlarım, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Sokaktaki Canlar