Category Archives: Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Sabah Yürüyüşümüz ve Gelincikler

Günaydınlar, mutlu pazarlar !

Bu sabah Minik’le sabah yürüyüşümüzü biraz farklı bir yerde, komşu sitenin yolunda yaptık.

  Çünkü  orada yol kenarlarında açan gelincikler harika görünüyordu.

 

Az ileride sarı papatyalar da başlıyor

 Ve dönüş yolu

Alman komşumuz ve çok şirin köpekleri de yürüyüşe çıkmışlar:)

 Evimiz göründü, minik de oldukça yoruldu,

 
 

 Eve yaklaşınca Jane bizi karşılıyor:)

 Ardından da Colette ”Hoş geldiniz!”diyor

 Ve evimiz

 
Colette’e bakın! Bizden önce koşup bahçe masasında bekliyor bizi..
 
Hepinize harika bir pazar diliyoruz..

Yorum bırakın

Filed under Antalya, Yaşamdan, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Beş Yıldızlı Kedi Evlerimiz

Artık burada bile geceleri oldukça soğuk oluyor. Ben de elimden geldiğince dışarıdaki canları düşünerek kedi evleri hazırlıyorum. Bakmayın öyle basit göründüğüne. Mukavva kutumuzun dışı ve altı tamamen sağlam ve su geçirmez mama torbaları ile kaplandı. Alt bölüm bir kaç kat mukavva ile takviye edildi. Koli bantları ile sımsıkı sarıldı.

Bakın ilk kalite kontrolünü de daha dışarı bile çıkarmadan, eve dalış yapan  Kömür Bey yapıyor:))

Ve evimiz verandamızdaki yerini alıyor. Altına da yalıtkan köpük koydum, soğuğu çekmesin diye.  ”Bakalım kimlere kısmet olacak?” derken Kınalı Kız geliyor.

Kedi otelimizde diğer hizmetler de sürüyor. Bir öğün kuru mama, bir öğün de sıcak yemek servisimiz aksatılmamaya çalışılıyor!

Müşterilerimizin hepsi bu kadar değil. Tahmin ettiğiniz gibi  evlerimiz yeterli  gelmiyor,  ama hiç olmazsa  ikişer, üçer sığınabiliyor bu evlere, bir kaç  can geceyi korunaklı geçirsin diye  çabalıyorum..

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

İçim kan ağlıyor!


Bu yazı Paşa’nın anısına, birazcık olsun farkındalık yaratabilmek için yazılmıştır

Tarifsiz bir acı var içimde..

Abartılmış bir hayvan sevgisi olarak düşünmeyin. Bu hayvanın kısacık çileli yaşamı bende onulmaz yaralar açtı.. Bir yandan bu acıyı taşırken, başka köpekciklerin sonu böyle olmasın diye son bir gayretle bu yazıyı kaleme alıyorum:

Yıllardır sahipli sahipsiz her türlü zor durumdaki hayvanla karşılaştım, onların sıkıntıdan kurtulması için elimden ne gelirse yapmaya çalıştım. Özellikle Minik’i ve Jane’i evlat edindikten sonra bir köpeğin ya da kedinin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının neler olduğunu çok iyi anladım. Korunmaya muhtaç canların çektikleri çileleri öyle iyi biliyorum ki.. Sokak hayvanları ayrı bir konu; onların kısacık çileli yaşamlarına zaten birazcık duyarlılık taşıyan hiç bir yürek dayanamaz. Ne var ki çoğu insan kolay yolu seçip onları görmezden geliyor. Örneğin kalabalık bir parkta ya da bir yol kenarında yaralı ya da hasta bir köpeği, kediyi sanki yokmuşçasına görmüyorlar. Eğer o zavallı hayvanın şansı varsa gerçek bir hayvansever görüp kurtarmak için çırpınıyor ve bu kişiler de hep aynı kişiler oluyor. Peki o civarda olup da bu durumları gören diğer insanlara ne demeli?

Sahipli hayvanlar içinde de bazıları gerçekten çok talihsiz oluyor. Bu güne dek şahit olduğum durumları anlatsam roman olur, o romanı okumaya yürek dayanmaz. Yukarıda da belirttiğim gibi, bu köpeğin kaybında duyduğum tarifsiz acıyı abartılmış bir hayvan sevgisi olarak değerlendirenler olabilir. Bu doğru değil. Bu güzel, akıllı köpekciğin kısacık(1 yaşındaydı) çileli yaşamı ibret alınacak bir hayvan öyküsü..

Bu sayfalarda, hayvansever duyarlı arkadaşlarımla birlikte yıllardır yazar, sesimizi duyurmaya çalışırız:” Bakamayacağınız hayvanı almayın, onlar oyuncak ya da hediyelik eşya değil” diye bağrınırız . Köpeklere ve kedilere sempati duymanız, özellikle yavru iken onları sevimli bulmanız, evinizde onlarla yaşayabilmeniz için yeterli bir neden değil.. Her insan onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek, yaşamını onlara göre düzenleyecek karakterde değildir. Çünkü evinize aldığınız her hayvan (kedi ve köpekten söz ediyorum) yaklaşık bir on-iki yıl sizi çeşitli konularda kısıtlayacak, hayatınıza bir takım zorlukları da birlikte getirecektir. Aynı bir çocuk dünyaya getirdiğiniz zamanki gibi… Çocuğu olan çiftler eski özgürlüklerine veda etmek zorunda kaldıkları gibi, maddi manevi pek çok fedakarlıkla onu büyütmek zorundadırlar. O büyük aşk size bu sıkıntılı süreçte en büyük yardımcıdır. Evinize alacağınız kedi ve köpekler için de durum budur. Bakın çevrenizdeki gerçek hayvanseverler; kedi ve köpeklerinin bakımından, onlarla yaşamanın zorluğundan çok onlarla olmanın güzelliklerinden söz ederler.. Eğer kendinizde bu potansiyeli görüyorsanız sorun yok ama tekrar söylüyorum, bir heves uğruna ya da ”bir deneyelim bakalım” yaklaşımı ile bir peti alırsanız onun günahına girersiniz. Onların bakımı güç geldiği an kurtulma yoluna gidenlerin neden olduğu trajedileri sık sık görüyor, duyuyor ve yaşıyoruz. Yazık değil mi bu canlara? Onların seçme hakkı yok ki, sizler onları seçip alıyorsunuz. Kısacık yaşamlarını ne hakla cehenneme çevirip daha da ötesi Tanrı’nın bahşettiği yaşam haklarını en korkunç şekilde ellerinden alırsınız?

İşte benim Paşa’ya döktüğüm göz yaşlarının asıl nedeni bu. Fotoğraflarına bakmağa dayanamadığım henüz bir yaşındaki, türünün en güzel örneklerinden biri olan akıllı ve güzel Paşa da bir doğum günü hediyesi idi. Sahipleri kendilerince çok haklı nedenlerle güya geçici bakıcı ailelere emanet ettiler. Asla uygun olmayan koşullarda yaşamasına göz yumdular. Biliyorum, bu satırları yazdığım için bana kırılıp kin duyacaklar ama ben gördüğüm gerçekleri dile getiriyorum. Amacım da başka Paşaların olmaması. Boynunda ısırıklarla , 50 derece sıcaklıkta, enfekte olmuş kurtlanmış yaraları ile ölmek üzere iken bulunan, bir klinikte son dört gününü acı içinde geçiren Paşa’nın öyküsü dilerim düşünmeden evine hayvan alan herkese ibret olur.

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Hakları, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Yaşamdan, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Tercihler

My pets

İki aydır yeni evimdeyim.

Yıllardır hayalini kurduğum bahçeli evimde..

Buraya gelmemin önemli nedenlerinden biri de can dostlarımı apartman yaşamından kurtarmaktı. Jane’in ve Colette’in uzun uzun camdan dışarıyı seyretmeleri, paticiklerinin hiç toprağa değmemesi içimi acıtırdı hep.

Minik’in de kaldırımlarla ve en fazla parkla sınırlı yürüyüşlerinde, her an köpek sevmeyen birileri ile karşılaşma riski ya da olmadık bir yere çişini kakasını yapmak için duraklaması hep stres nedeni oluyordu. Gerçi yanımda her zaman poşet taşısam da, o da ben de hep huzursuz oluyorduk..

Burada bu sorunlar bitti. Kızlarım da oğluşum da bahçemizde doya doya oynayıp mutlu oluyorlar. Yürüyüş yollarımız çok uygun. Oldukça güvenli bir ortamda dördümüz yürüyüşlere çıkıyoruz. Bu, sağlıkları için çok olumlu bir gelişme. Buraya alışınca komşu bahçelerdeki kedilerle oynamaya bile başladılar. Ancak belirgin bir şekilde Colette’de dışarıda kalma isteği var. İzin versem hep dışarıda kalacak, canı ne zaman isterse eve gelecek. Ortam güvenli olsa da bu yüzde yüz güvenli anlamına gelmiyor. Otomobilleri ile site içinde bile hız yapan insanlar var. Jane ve Colette dışarıda oldukları zaman asla huzurlu olamıyorum. Jane çağırınca geliyor ama Colette çağırınca inadına uzaklaşıp canı isteyince eve geliyor. Bu asi ruhlu kız beş altı aylık olana dek sokakta yaşadığı için, tekrar özgür olmayı tercih ediyor. Bizim zorlamalarımızla eve geliyor ve bu durum ciddi bir üzüntü kaynağı oldu. Öte yandan kapımızın önünde sürekli bekleyen, verandaya koyduğum minderde uyuyan, yine orada mama yiyip özel su kabından suyunu içen bir tekirimiz var. Bu yeni kedimizin aşıları falan yok. Bana öyle alıştı ki, gördüğü an ayaklarımın dibinden ayrılmıyor. Dörtlü gezilerimize beşinci kişi olarak katılmaya da başladı ve Colette’in aksine eve girmeye can atıyor. Aslında verandada keyfi yerinde ama yine de her fırsatta eve girme derdinde. El bebek gül bebek baktığımız Colette’miz sokakta olmaya can atarken sokak kedisi Tekir evi istiyor. Hayat ne tuhaf değil mi? Bana kalsa Tekir’in eve girmesine çoktan izin verirdim ama eşim, eve üçüncü kedi olmaz diyor. Bir de Minik var tabii ki..

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Yaşamdan, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Bu sabah

Bu sabah, Begonvilli Ev ailesi olarak yürüyüşe çıktık.

Bahçevanlar bir kaç gündür yolun solundaki mimozaların altlarını temizliyorlardı. Otlar temizlenince ortaya çıkmış.

Turtle Şaziye

turtle Şaziye

Bayan Şaziye.

Tabii ki bayan olduğundan emin değilim ama bahçevanlardan Ali, ”yavruları da var” dedi. Az ilerdeki bal kabağı ekili yerde yaşıyorlarmış. ”Aman Ali’ciğim, dikkat et bunlara da yola çıkıp ezilmesinler!!” diye tembihimizi de yaptık.

Jane and turtle Şaziye
Bu arada Jane hayatında ilk kez bir kaplumbağa ile karşılaşıyor:))

Ve kaplumbağacık ağır aksak yürümeye devam edince korkuyor, en yakın ağaca tırmanıyor. Ah benim korkak kızım, kaplumbağanın maskarası oldun:))

Jane

My pets

Dönüşte verandada dinlenme molası. Misafir kedi Tekir de gelmiş, mamasını yiyip suyunu içmiş, keyif yapıyor.

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Jane, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Çok susadım! Lütfen biraz suu!!!!!

Artık zamanıdır desek de dayanılır gibi değil.
Sıcak! Çok sıcak!

Şu günlerde havalar iyice ısındı, uzun ve sıcak günler bizi bekliyor. Yakında havadaki nem oranı yükselecek, sıcaktan bunalıp daha fazla suya ihtiyaç duyacağız. YA ONLARI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ??

Sıcak ve bunaltıcı yaz günlerinde susuzluktan yarı baygın dolaştıklarını gördünüz mü?

Bir kaç yudum su bulabilmek için nasıl çaresizce etrafa bakındıklarını..

Çaresizlikten parktaki süs havuzlarından aşırı klorlu ve pis suları içip zehirlendiklerini biliyor muydunuz?

Açlıkla savaşırken bir de susuzluk çekip delirecek gibi olduklarını..

Biraz su bulunca ne kadar sevinip arkadaşlarını da çağırdıklarını gördünüz mü?

Bir damla su aksın diye musluğun başında nasıl sabırla beklediklerini..

Köpek, kedi, kuş olmak fark etmez. Sıcak yaz günleri, çile dolu günler demektir onlar için.

AMA YAPABİLECEĞİMİZ ŞEYLER VAR ! ONLARI KADERLERİ İLE BAŞ BAŞA BIRAKMAYALIM.

Pencerelerimizin önüne, olabilecek her türlü uygun yere kaplar içinde temiz su koyabiliriz.

Park ve bahçelerin görevlileri ile, yöneticileri ile görüşüp bu konuda yardımlarını isteyebiliriz.

Sabah yürüyüşlerimizde pet şişelerimizdeki suyu onlarla paylaşabiliriz. Belki sizlerin aklına farklı çözümler de gelebilir.

Yorum bırakın

Filed under Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Yaşamdan, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

Günaydın dostlar! Herkese çok güzel bir pazar diliyorum.

Mutfak penceremden

Ve balkonumdan

Bir de  bunlar tabii ki:

Yorum bırakın

Filed under Begonvilli Ev Halleri, Doğa Bilinci, Ruh ve Beden Sağlığı, Yaşamdan, Yaşamdan. Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları