Category Archives: Yaşamdan

Kahvaltılık Biscottiler

Ekmek yapma makinemde bir sorun çıkınca, bir süreliğine  dışarıdan ekmek almaktansa başka çözümler ürettim.
Diğer öğünlerde ekmek olmasa da oluyor bizim için. Ama kahvaltı onsuz olmuyor. O halde  bir alternatifi olmalı ekmeğin.. Ara sıra yaptığım, biscottiler geliyor aklıma. Tatlısı ile, tuzlusu ile, hafif kıtır, kolay bayatlamayan, lezzetli biscottiler kahvaltıya yakışıyor. Bu kez tuzlu olanları tercih ettim.
Tarife geçmeden önce biraz biscottiden söz etmek istiyorum. Kendileri bir tür peksimet oluyorlar. Yalnız ekmekten değil de  sertçe bir  kekten yapılan  gevrekçe bir kurabiye. İtalyancada iki kez pişmiş anlamına geliyor. Ben süzme kahve ile, çok az şekerli olanı seviyorum. Kahvaltıda ise tuzlu olanlar  hoş oluyor. Lara’da otururken yakın sayılabilecek bir pastanenin harika biscottilerinden alırdım. Şu antep fıstıklı olan, mis gibi vanilya kokanlardan. Burada böyle bir şansım olmadığı için kendim yapayım dedim. Epeyce araştırıp onlarca tarif buldum. Buraya geldiğimizden beri  güzel biscottiler pişiriyorum.


İşte tuzlu tarifimiz:
2 çay fincanı un
1/2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 tutam tuz
3 kaşık dolusu tereyağ
1 kaşık zeytinyağı
1 çay kaşığı  dolusu  esmer şeker
yarım çay bardağı yoğurt

Yapılışı:


Önce fırınınızı 180 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayın.


Eritilmiş tereyağına zeytin yağını da karıştırın. Yoğurdu ve yumurtaları ekleyip iyice yedirin. Şeker ve tuzu ekleyip karıştırın.


Vanilya, kabartma tozu ile birlikte elediğiniz unu yağlı karışıma katarak hamurunuzu (fazla  yoğurmadan) hazırlayın. Streç film yardımı ile uzunca bir silindir yapıp pişirme kağıdı yayılmış tepsiye yerleştirin. Ya da bu defa benim yaptığım gibi dikdörtgen kek kalıbını kullanabilirsiniz.10-15 dakika  pişirip  iyice soğutun.


Soğuyunca keskin bir bıçakla ekmek dilimler gibi kesin ve bu dilimleri tekrar fırınlayın. İkinci fırınlamadan önce fırının sıcaklığını 150 dereceye düşürmeyi unutmayın.  15 dakika daha pişirince biscottileriniz hazır demektir. Soğuyunca kapalı bir kutuda ya da kavanozda dört beş gün taptaze kaldığını da hatırlatayım. Afiyet olsun!

Böğürtlen şurubu bahçemizin ürünü.

Yorum bırakın

Filed under Hobilerim, Mutfağımdan, Uncategorized, Yaşamdan

Kır Çiçeklerinin Büyüsü

Tam da bu mevsim, doğa buralarda  tüm marifetini sergileyen bir ressam  gibi renklerini  tuvaline döküyor.

Ama ne renkler!

Eflatun, mor ve pembenin böylesine enfes bir beraberliğini  en uygun yeşil tonu ile tamamlamayı  ancak o kotarabilir. Sabah yürüyüşümüzde topladığım  bu harika kır çiçeklerinden gözlerimi alamıyorum. Bu güzelliklerin yanı başımda olması ne büyük şans. Bana öyle iyi geliyorlar ki…. Her gün bir kaç kez  yinelediğim o cümle geliyor aklıma:

Teşekkür ederim Tanrım!

Yorum bırakın

Filed under Antalya, Çevrecilik, Botanik, Doğa Bilinci, Görsellik, Gezi, Ruh ve Beden Sağlığı, Uncategorized, Yaşamdan

23 Nisan Kutlu Olsun!

Ne güzel bayramdır! Geleceğimiz, umudumuz çocuklara armağan edilmiş.. Nasıl da anlamlı!  Coşku ile kutlanılası bayram!

Biz 23 Nisanları böyle kutlardık..  Bizim çocuklarımız da böyle kutladılar.

Ellerinize, yüreklerinize sağlık minik ressamlar!
Karanlık düşünceli insanlar hiç heveslenmesinler, çocuklarımızın çocukları, hatta onların çocukları da böyle kutlayacaklar!
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

Yorum bırakın

Filed under Özel Günler, Ülkemin Halleri, Uncategorized, Yaşamdan

İlkbaharı Kırlarda Yaşamalı

Burada ilkbaharın en güzel günlerini yaşıyoruz. Sabahları tatlı bir serinlikle uyanıyor, öğleye doğru  iyice ısınsak da  henüz bunalmadan yürüyüşler yapabiliyoruz. Biliyorum ki bu günler çabucak geçecek. Bir süre sonra takvim   ilkbaharı gösterse de  nem oranı git gide artarak  kavurucu sıcaklar kendini hissettirecek. İşte bu nedenle fırsat buldukça bu güzel günleri kırlarda, sevgili ormanımın  patikalarında değerlendirmek istiyorum. Buralarda bu keyfin farkında olan bir Allah’ın kulu
olmamasına hayret ediyorum. İşleri güçleri olması nedeni ile değil.. Hemen hemen her gün sabahtan akşama dek  küçük çocukları ile kapı  önlerinde  diğer komşular ile oturup bağıra çağıra sohbetler ediyorlar. Onların  da yaşam tarzı bu..



Bana gelince, günlük işlerimi planlayıp, sabah yapılması gerekenleri  halleder etmez, alıp köpek kızlarımı, ormanın kıvrımlı yollarında aşağıda göreceğiniz güzelliklerin tadını çıkarıyorum. Elbette hepsini paylaşamıyorum. Orman sarmaşıklarının, ada çaylarının, kekiklerin harika kokuları, pasroral bir şarkı gibi gelen kuş cıvıltıları, yol kenarında otlayan keçilerin  melemeleri, kelebeklerin  pür telaş etrafta uçuşmaları, sizlere ulaştıramadığım güzellikler. Yine de  renklerden bir demet sunmak istedim.

Baş rollerde  yol arkadaşım Badem

Burada  her dönemeçte ya da sapılan her patikanın sonunda fon değişiyor.  Az önce papatyalarla dolu bir yerden geçerken, birden  sarı çiçeklerin halı gibi  etrafı kapladığı bir düzlüğe gelebiliyorsunuz.

Bu yonca familyasından  yer örtücü bir bitki.

Son günlerde çok kaplumbağa görüyorum.

Badem vadiyi seyrediyor.

Aşağıda  tek tük erguvan ağaçları var.

Bu bitki bir adaçayı türü. Gezdiğim blogların birinde  bir Fransız bayanın bahçesinde peyzaj bitkisi olarak kullanıldığını gördüm. Cezayir Adaçayı olarak tanıtmış. 

Ormanda  bulduğum  vahşi orkideler.

Yine ormanda  rastladığım  yabani süsen.

Bu ağaç  ormanın eteklerindeki vadide büyümüş yabani armut ağacı. Burada Zingit diyorlar.

Aynı vadide yabani elmalar da var.


Bu günlük bizden bu kadar.  Sizlere de gönlünüzce güzellikler yaşamanızı diliyorum.

Yorum bırakın

Filed under Doğa Bilinci, Gezi, Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları, Hobilerim, Ruh ve Beden Sağlığı, Uncategorized, Yaşamdan

Pembe Güllerin Büyüsü

Bir kaç gündür bahçede kayda değer değişiklikler oldu. Güller sayesinde bahçemiz pembe rengin  hakim olduğu romantik  bir ortama dönüştü. İlk olarak arka taraftaki sarı gül açmıştı. Sonra pembeler öyle bir boy gösterdiler ki, onlardan gözlerimizi alamıyoruz.

 

 

Begonvilli Ev’den şimdilik bu kadar. Yakında farklı renkteki güllerimiz ve diğer çiçeklerimizle yeniden  sizlerle olmak umudu ile tüm dostlara  güzellikler, esenlikler diliyoruz.

 

Yorum bırakın

Filed under Bahçecilik, Bahçem, Begonvilli Ev Halleri, Botanik, Hobilerim, Süs Bitkileri, Uncategorized, Yaşamdan

Dünya Ülkelerinden Kahvaltı Örnekleri

Sabah kahvaltısının önemini bilmeyen yoktur. Güne enerji depolayarak başlamak, gerekli vitamin ve mineralleri alabilmek çok önemlidir.

Tabii ki her ülke insanı kendi doğasına ve ürünlerine uygun besinleri seçme durumundadır. Böylece beslenme alışkanlıkları da belirlenmiş olur ve geleneksele dönüşür. Bir iklimde popüler olan besinler başka bir iklimde itici ve gereksiz gelebilir insanlara.

Değişik ülkelerin kahvaltı sofralarında neler olduğunu araştırdım ve sizlerle paylaşıyorum. Tabii ki aynı ülke içinde de çeşitlilikler olabilir ama buradaki kahvaltı sofraları ülkelerin kahvaltı alışkanlıkları hakkında az çok fikir veriyor.

Eskimo Tarzı Kahvaltı

Japon


Japon

Çin

Çin

Çin

İngiliz

İngiliz

İndia (Hindistan)

İndia (Hindistan)

Macaristan

Greek (Yunanistan)

Greek (Yunanistan)

Endonesia

 Mısır(Egypt)

Rusya

Rusya

İtalyan

İtalyan

Fas

Fas

Amerikan

American Donutlu Kahvaltı


Alman

Alman

İtalyan

Portekiz

Fransız Usulü Yumurtalı Ekmek

Fransız

Fransız

Fransız Usulü Domates Çorba

Fransız Croissant

İran

İran

Suriye’den Humuslu Kahvaltı

Bu da Bizden, Begonvilli Ev’den

Yorum bırakın

Filed under Dünyadan, Sağlıklı Beslenme, Yaşamdan

Tahammülsüz Bir Toplum Olduk

Ama nelere?

Bir kaç gün önce bir komşum sızlanıyordu; her sabah sesleri ile uyanınca kendimi cennette  sandığım kuşlardan şikayet ediyordu. Terasını, balkonunu kirletiyorlarmış!

Şaşkınlık içinde kaldım. Bir diğeri de köpek havlamalarından rahatsızmış! 
Şehrin gürültüsünden, karmaşasından kaçıp adeta cennetin son kırıntıları dediğim ve ne yazık ki etrafın yavaş yavaş yüksek  apartmanlarla çevrilmeye başlaması ile kaybetmekten kaygı duyduğum bu yerde bunları işitmek ne üzücü… 
Oysa ki;
Nelere tahamül ediyoruz şu ülkede:
Kötü yönetilmeye, çevrenin  kirletilip talan edilmesine,  bedelini ödediğimiz halde  hak edilen hizmetlerin alınamamasına, adaletsiz adalet sistemine, kötü eğitim koşullarına, haksız kazançlara, emeğin sömürülmesine, iğrenç popüler kültür dayatmalarına, etik olmayan reklamlara, insanlara ve hayvanlara yapılan işkence ve kötü muameleye, doğanın katledilmesine  vs. vs. 
Yaşam halkasının en zayıf zincirleri olan,  gözümüz gibi korumamız gereken korunmasız hayvanlara tahammülümüz yok. En zayıf halka olmaları  önemsiz olmaları anlamına  gelmez. Çünkü bir halka  koparsa zincir  işlevini yitirir.  Ey insan oğlu, nelere tahammül edip  nelere edemeyeceğine  iyi düşünerek karar ver! Zincirler kırılıyor..

Yorum bırakın

Filed under Ülkemden İnsan Manzaraları, Ülkemin Halleri, Memleketimin Halleri, Yaşamdan, İronik Yazılar